Dersim Soykırımı’nın 89. Yılında Anma ve Yüzleşme Çağrısı
⌈AHA⌉ Dersim Soykırımı’nın 89. yıl dönümünde, 1937-38 yıllarında katledilenler anılırken, geçmişle yüzleşme ve adalet talepleri bir kez daha güçlü şekilde dile getirildi. Yapılan açıklamada, “Dersim Soykırımı’nda hunharca katledilen atalarımızı bu özel günde saygı ve şükranla anıyoruz” denildi.
Açıklamada, Dersim’de yaşananların tarihsel arka planına dikkat çekilerek, 1935 tarihli Tunceli Kanunu ve Şark Islahat Planı doğrultusunda kurulan 4. Umumi Müfettişlik ile birlikte bölgenin sistematik biçimde hedef alındığı ifade edildi. Dersim’in, “ulus devlet inşası önünde engel” olarak görüldüğü belirtilen açıklamada, öncelikle kanaat önderlerinin hedef alındığı, ardından bölge halkının katliam ve sürgün politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı.
“On Binlerce Dersimli Katledildi”
4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla başlatılan askeri operasyonların 1938 yılı boyunca devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, bu süreçte on binlerce Dersimli’nin katledildiği ve bölgenin zorunlu göçlerle insansızlaştırıldığı ifade edildi.
Açıklamada, 15 Kasım 1937’de Dersim’in Alevi kanaat önderi Seyit Rıza’nın, oğlu Reşik Hüseyin ve yol arkadaşlarıyla birlikte hiçbir hukuki süreç işletilmeden Elâzığ Buğday Meydanı’nda idam edildiği hatırlatıldı.
Dersim’de bir isyan olmadığına dair değerlendirmelere de yer verilen açıklamada, dönemin Emniyet Genel Müdür Yardımcısı İhsan Sabri Çağlayangil’in anılarının da bu görüşü desteklediği belirtildi.
“Bu Bir Soykırımdır”
Açıklamada, 1937-38 yıllarında yaşananların Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesi kapsamında “soykırım” olarak nitelendirildiği vurgulanarak, Dersim halkının ise bu süreci “tertele” olarak adlandırmaya devam ettiği ifade edildi.
Birleşmiş Milletler’in 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi’ne de atıf yapılan açıklamada, yaşananların uluslararası hukuk açısından da soykırım suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği dile getirildi.
Resmi verilere göre 13 bin 160 kişinin katledildiği, 11 bin 818 kişinin sürgün edildiği belirtilirken, gerçek sayıların çok daha yüksek olduğuna dikkat çekildi. “Dersim’in Kayıp Kızları” olarak bilinen çocukların ailelerinden koparılarak başka ailelere verilmesinin de soykırımın farklı bir boyutu olduğu ifade edildi.
“Geçmişle Yüzleşme İçin Siyasi İrade Şart”
Açıklamada, Dersim’de yaşananların insan hakları hukuku çerçevesinde ele alınması ve geçmişle yüzleşme sürecinin başlatılması gerektiği vurgulandı. Bu sürecin gerçekleşebilmesi için güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç olduğu belirtildi.
2011 yılında dönemin Başbakanı tarafından yapılan açıklamalara da değinilen metinde, Dersim’e ilişkin raporların kamuoyuyla paylaşıldığı ve özür beyanında bulunulduğu hatırlatıldı. Ancak aradan geçen sürede somut bir adım atılmadığına dikkat çekildi.
Talepler Sıralandı
Soykırımın 89. yılında dile getirilen talepler şu şekilde sıralandı:
- TBMM bünyesinde “Dersim İçin Hakikat Komisyonu” kurulması
- Dersim halkından resmi olarak özür dilenmesi
- Dersim isminin iade edilmesi
- Devlet arşivlerinin eksiksiz biçimde açılması
- Seyit Rıza ve arkadaşlarının itibarlarının iade edilmesi, mezar yerlerinin açıklanması
- “Dersim’in Kayıp Kızları”nın akıbetinin ortaya çıkarılması
- Kırmancki/Zazaca üzerindeki baskıların kaldırılması ve yasal statü tanınması
- Bölgenin doğası, kültürü ve inanç merkezlerinin korunması
Açıklamada, bu taleplerin yalnızca tarihsel bir hesaplaşma değil, aynı zamanda toplumsal barış ve adaletin sağlanması için zorunlu olduğu vurgulandı.
“Unutmayacağız, Unutturmayacağız”
Metnin sonunda ise şu ifadeler yer aldı:
“Bu insani taleplerimizi; yüzleşme, hakikat ve adalet arayışımızı, masum-u paklarımıza duyduğumuz derin saygıyla her koşulda dile getirmeye devam edeceğiz. Unutmayacağız, unutturmayacağız ve bu mücadelenin kararlı takipçisi olacağız.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler