⌈AHA⌉ İstanbul Esenyurt’ta 10 Ekim 2025 tarihinde uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci ve belgeselci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması bugün Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesinde adliyeye yürümek isteyen Tosun’un yakınları, dostları ve meslektaşları polis engeliyle karşılaştı. Yaşanan gerginliğin ardından kitle kontrollü şekilde adliyeye geçti.
Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin hakkında “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Duruşma öncesinde Tosun’un avukatları, salonun yetersiz olduğunu belirterek daha büyük bir salon talebinde bulundu. Ancak bu talebin karşılanmadığı öğrenildi. Avukatlar karara tepki gösterdi.
Yürüyüşe Polis Engeli
Duruşmayı takip etmek isteyen Tosun’un yakınları ve sevenleri, İncirli Metro durağında bir araya gelerek Bakırköy Adliyesi’ne yürümek istedi. Ancak polis yürüyüşe izin vermedi ve kitlenin önünü kesti.
Bu sırada Hakan Tosun’un annesi Fatma Tosun, polise tepki göstererek, “Oğlum sokakta dövüldü, dakikalarca yerde yattı, gelmediniz. Şimdi bize barikat kuruyorsunuz” dedi.
Polis, yapılan görüşmelerin ardından “Hakan Tosun’a ne oldu?” ve “Görüntü kesildi sanmayın, gerçek hâlâ kayıtta” yazılı pankartların indirilmesi koşuluyla yürüyüşe izin verdi.
“Hakan İçin Adalet” Sloganları
Barikatın kaldırılmasının ardından kitle, “Hakan için adalet, herkes için adalet” sloganları eşliğinde adliyeye yürüdü.
Ancak adliye önünde de gerginlik yaşandı. Duruşmayı takip etmek isteyen yurttaşlar ve milletvekillerinin adliyeye girişine izin verilmedi. Kitle, “Aç aç, barikatı aç” sloganları attı. Tepkiler sonrası geçişlere kontrollü olarak izin verildi.
Duruşma 8 Temmuz’a Ertelendi
Mahkeme heyeti, ilk duruşmada ara kararını açıkladı. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, sanıkların HTS kayıtlarının istenmesine hükmetti. Duruşma 8 Temmuz saat 14.00’e ertelendi.
Olayın Geçmişi
Hakan Tosun, 10 Ekim 2025 akşamı Esenyurt’ta evine giderken sokak ortasında saldırıya uğradı. Güvenlik kamerası görüntülerinde motosikletle gelen iki kişinin Tosun’a saldırdığı, yere düştükten sonra da tekmelendiği görüldü.
Ağır yaralanan Tosun, Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’ne kaldırıldı. Üzerinde kimlik bulunmadığı gerekçesiyle hastaneye kimliği belirsiz olarak kaydedilen Tosun’un ailesine 27 saat boyunca bilgi verilmedi.
Ailesi ve gazeteci dostlarının sosyal medya üzerinden yaptığı çağrıların ardından kardeşi Öznur Tosun karakola giderek kayıp başvurusunda bulundu. Ancak aileye herhangi bir bilgi verilmedi.
Öznur Tosun yaşananlara tepki göstererek, “Hakan Tosun hastaneye kaldırıldığında 27 saat boyunca neden ailesine haber verilmedi? Neden parmak izi okutulmadı? Neden yüz taraması yapılmadı? O kimliksiz, sahipsiz değildi” ifadelerini kullandı.
13 Ekim’de Hakan Tosun’un beyin ölümü gerçekleşti. Ölüm nedeninin künt kafa travmasına bağlı kemik kırıkları ve beyin kanaması olduğu açıklandı.
Kamera Kayıtları Tartışması
Dava sürecinde dikkat çeken bir diğer iddia ise saldırı noktasını en net açıdan gören iş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarının, saldırganlardan birinin ailesi tarafından alınarak götürüldüğü yönündeki iddia oldu.
İddianamede, sanıklardan Abdurrahman Murat’ın Tosun’a defalarca tekme attığı ve başını aşağı çekerek darp ettiği, olay yerine sonradan gelen Adnan Şahin’in de saldırıya katıldığı belirtildi. Savcılık, kamera görüntüleri ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek iki sanığın da öldürme kastıyla hareket ettiği kanaatine vardı.
Sanıklar ise suçlamaları reddetti. Abdurrahman Murat kendisini savunduğunu öne sürerken, Adnan Şahin yardım etmek amacıyla olay yerine yaklaştığını iddia etti. Savcılık ise bu savunmaların “suçtan kurtulmaya yönelik” olduğunu değerlendirdi.
Hakan Tosun Kimdir?
1975 yılında İstanbul’da doğan Hakan Tosun, medya sektörüne 1993 yılında teknik danışman olarak başladı. 1998 yılında İzmir’e yerleşen Tosun, yerel televizyon kanallarında haber montaj operatörü olarak çalıştı.
2009 yılından itibaren belgesel yapımcılığına yönelen Tosun; doğa, kent mücadelesi ve toplumsal direniş temalı bağımsız yapımlarıyla tanındı. “Çatılara Doğru”, “Tekel İşçileri”, “Büyük Anadolu Yürüyüşü” ve “Validebağ Direnişi” çalışmaları öne çıkan yapımları arasında yer aldı.
Aynı zamanda “Doğa ve Kent Aktivizm Documentary” adlı yapım şirketinin yönetmenliğini yürüten Tosun, yaşamını yitirdiğinde aktif bir çevre aktivistiydi.