Cumartesi Anneleri 1102. Haftada Hüsamettin Yaman ve Soner Gül İçin Adalet Talebini Yineledi
⌈AHA⌉ Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1102’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki açıklamada, 34 yıl önce gözaltında kaybedilen Hüsamettin Yaman ve Mehmet Soner Gül’ün dosyası gündeme taşındı.
Yakınlarının fotoğraflarını ve karanfiller taşıyan Cumartesi Anneleri adına basın açıklamasını Besna Tosun okudu. Tosun, kayıp dosyalarının zamanaşımı kararlarıyla kapatılmasına tepki göstererek, hakikat ve adalet mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.
“Geçmişi Karanlıkta Bırakmak İsteyenlere Karşı Mücadele Ediyoruz”
Besna Tosun açıklamasında, “Geçmişi karanlıkta bırakmak isteyenlere karşı hatırlamaya, anlatmaya ve hakikati savunmaya devam ediyoruz. Bugün bir kez daha, zamanaşımı kararlarıyla kayıp dosyalarını kapatan mevcut yargı sistemine itiraz ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisi olan 22 yaşındaki Hüsamettin Yaman’ın daha önce de gözaltına alınarak 15 gün tutuklu kaldığı belirtildi.
Mehmet Soner Gül’ün ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi ve Öğrenci Derneği üyesi olduğu ifade edildi. Tosun, Gül’ün daha önce gözaltına alındığını, ağır işkence gördüğünü ve ölümle tehdit edildiğini aktardı.
“Gözaltına Alındıkları İddiası Reddedildi”
Besna Tosun, Hüsamettin Yaman’ın 2 Mayıs 1992’de evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadığını söyledi. İki gün sonra aileye gelen bir telefonla Yaman’ın Soner Gül ile birlikte Fındıkzade’de gözaltına alındığı bilgisinin ulaştığını belirtti.
Yaman ve Gül ailelerinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere birçok resmi kuruma başvurduğunu kaydeden Tosun, İnsan Hakları Derneği ile Uluslararası Af Örgütü’nün de girişimlerde bulunduğunu ancak yetkililerin gözaltı iddialarını reddettiğini ifade etti.
“Ayhan Çarkın’ın İtiraflarına Rağmen Soruşturma Yürütülmedi”
Açıklamada, özel harekat polisi Ayhan Çarkın’ın yıllar sonra yaptığı itiraflar da hatırlatıldı. Tosun, Çarkın’ın Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ü gözaltına aldıktan sonra ormanlık bir alanda sorguladıklarını ve infaz ettiklerini anlattığını söyledi.
Çarkın’ın, iki gencin son sözlerinin “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” olduğunu aktardığı belirtildi.
Bu itirafların ardından Yaman ailesinin yeniden suç duyurusunda bulunduğunu kaydeden Tosun, “Ayhan Çarkın’ın açık beyanlarına rağmen dosyada etkin bir soruşturma yürütülmedi, hiçbir ilerleme sağlanmadı” dedi.
“Acıyı Hakikat Mücadelesine Dönüştüren Anneler”
Anneler Günü’ne de dikkat çekilen açıklamada, çocuklarının akıbetini öğrenemeden yaşamını yitiren anneler anıldı. Tosun, “Evlatlarının izini sürmekten vazgeçmeyen, acıyı dirence ve sessizliği hakikat mücadelesine dönüştüren anneleri Saffet Yaman şahsında saygı, özlem ve minnetle anıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler