Cum. Haz 5th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Sezai Temelli: “Türkiye’de Barış Meselesi İle Demokrasi Meselesi Birbirinden Ayrı Düşünülemez”

⌈AHA⌉ Dem Parti Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında güncel siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Temelli, Doruk Maden işçilerinin hak mücadelesinden İran’daki idamlara, iklim krizinden yargı paketine, Kürt sorununun demokratik çözümünden CHP’ye yönelik “mutlak butlan” tartışmalarına kadar birçok başlıkta iktidarı eleştirdi.

Doruk Maden İşçilerinin Hakları Gasp Ediliyor

Doruk Maden işçilerinin aylardır haklarını alamadığına dikkat çeken Temelli, işçilere verilen sözlerin tutulmadığını belirtti.

Temelli, “15 Mayıs’ta işçilerin tüm haklarının ödeneceği söylenmişti. Üç bakanın verdiği söze rağmen işçilerin hiçbir hakkı ödenmedi. İşçiler yeniden eylem yapmak istedi ancak buna da izin verilmedi. Şu anda madenciler Beypazarı’nda direnişlerini sürdürüyor. Bir an önce madencilerin hakları verilmelidir” dedi.

İran’da Kürtlere Ve Muhaliflere Yönelik İdamlar Kabul Edilemez”

Ortadoğu’daki savaş ve gerilim ortamına da değinen Temelli, İran rejiminin Kürtlere ve muhaliflere yönelik idam politikalarına tepki gösterdi.

Temelli, “İran rejimi dünyada en çok idam cezası veren ülkelerden biridir. Başta Kürt halkı olmak üzere İran halklarına yönelik idam cezaları kabul edilemez. Birleşmiş Milletler’i, Avrupa Konseyi’ni ve tüm ülkeleri İran’ın bu insanlık suçuna karşı harekete geçmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye İklim Kriziyle Mücadele Etmek Yerine Çöp Dağlarıyla Mücadele Ediyor”

Meclis’te görüşülen Toprak Kanunu’na da tepki gösteren Temelli, iktidarın tarım alanlarını ve doğayı sermayeye açtığını söyledi.

Türkiye’nin sera gazı salınımında dünyada ilk 20 ülke arasında yer aldığını belirten Temelli, “İklim kriziyle mücadele etmek yerine fosil yakıtlarda ve madencilikte ısrar eden bir anlayış var. Türkiye ciddi bir kuraklık ve ekolojik yıkım riskiyle karşı karşıya” dedi.

COP31 hazırlıkları kapsamında Antalya’daki verimli tarım arazilerinin otoparka dönüştürülmesini de eleştiren Temelli, “İktidarın önceliği iklim kriziyle mücadele değil, ticari kazanç elde etmektir” diye konuştu.

“Torba Yasa Geleneği Yasamanın Demokratik İşleyişini Engelliyor”

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasa tekliflerine tepki gösteren Temelli, Meclis’in demokratik işleyişinin ortadan kaldırıldığını savundu.

Temelli, “Torbanın içine her şey dolduruluyor. Basın İlan Kurumu’ndan polislerin özlük haklarına, orman arazilerinden rehabilitasyon merkezlerine kadar her şey tek bir torbada Meclis’e getiriliyor. Bu yöntem yasamanın etkin ve demokratik çalışmasını engelliyor” dedi.

“Kızılay Ticari Bir Kuruma Dönüştürülmek İsteniyor”

İçişleri Komisyonu’nda görüşülen Kızılay düzenlemesine de değinen Temelli, Kızılay’ın sosyal yardım alanında tekelleştirilmek istendiğini ifade etti.

Deprem sürecini hatırlatan Temelli, “Depremde Kızılay ortada yoktu, çadır sattı. Şimdi sosyal yardım veri tabanını Kızılay’ın tekeline bırakıyorlar. Bu anlayış yoksullukla mücadele değil, yoksulluğu yönetme anlayışıdır” diye konuştu.

“Açlık Ve Yoksulluk Sınırı Sürekli Yükseliyor”

Türk-İş verilerine göre açlık sınırının 35 bin liraya, yoksulluk sınırının ise 115 bin liraya ulaştığını belirten Temelli, ekonomik krizin giderek derinleştiğini söyledi.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı hububat alım fiyatlarını da eleştiren Temelli, çiftçinin mazotu ve gübreyi peşin aldığını ancak ürün bedelini 45 gün sonra alabildiğini belirterek iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.

“Finans Kapital Büyürken Emek Sömürüsü De Büyüyor”

AKP’nin ekonomi politikalarının başarısız olduğunu ifade eden Temelli, büyüme rakamlarının topluma refah olarak dönmediğini söyledi.

“Büyüdükçe enflasyon, işsizlik ve gelir adaletsizliği artıyor” diyen Temelli, finans kapitalin, enerji sektörünün ve rant alanlarının büyüdüğünü; buna karşılık emeğin sömürüsünün ve ekolojik yıkımın derinleştiğini belirtti.

“12. Yargı Paketi Hak Gaspları İçeriyor”

Hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi’ni de eleştiren Temelli, paketin toplumun beklentilerini karşılamadığını söyledi.

Temelli, “Toplumun beklentisi adaletli bir infaz sistemi, umut hakkı, hasta mahpuslara yönelik düzenlemelerdi. Ama iktidar kadınların nafaka hakkını kısıtlamanın ve çocuklara daha fazla ceza vermenin peşinde” ifadelerini kullandı.

“Özel Yasa Bir An Önce Meclis Gündemine Gelmeli”

Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Temelli, sürekli gündeme gelen ancak hayata geçirilmeyen “özel yasa” düzenlemesinin Meclis’e getirilmesi gerektiğini söyledi.

Temelli, “Türkiye’deki siyasi ve ekonomik krizlerin temelinde Kürt meselesi yatıyor. Sayın Öcalan’ın demokratik müzakereyi sürdürebileceği koşulların oluşturulması gerekiyor” dedi.

“CHP Mutlak Butlan Krizine Demokratik Çözüm Üretmeli”

CHP’ye yönelik “mutlak butlan” tartışmalarına da değinen Temelli, yargı eliyle siyasete müdahalenin Türkiye’deki krizleri derinleştirdiğini ifade etti.

Temelli, “2016’da dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla başlayan süreç, bugün CHP’ye yönelik müdahalelere kadar uzandı. Bu sadece CHP’nin meselesi değildir. Demokratik çözüm mutlaka üretilmelidir” diye konuştu.

“Barış Ve Demokrasi Birbirinden Ayrı Düşünülemez”

Basın toplantısının sonunda, Kürt sorununun demokratik çözümü ile demokrasi mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Temelli, toplumun huzur ve barış beklentisinin karşılanabilmesi için demokratik müzakere kanallarının açılması gerektiğini söyledi.

Temelli ayrıca 13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü” konferansının Türkiye siyaseti açısından önemli katkılar sunacağını ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir