Eşitsizliğin Gölgesinde Kadın Olmak
⌈Duray Güler⌉
Bir toplumun gelişmişliği; sahip olduğu binalarla, yollarla ya da ekonomik göstergelerle değil, kadınlarına sunduğu yaşam olanaklarıyla ölçülür. Çünkü kadınların özgür olmadığı, emeğinin görünmediği, söz hakkının yok sayıldığı bir yerde gerçek anlamda ilerlemeden söz etmek mümkün değildir.
Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yalnızca kadınların sorunu değildir. Bu eşitsizlik, toplumun tamamını etkileyen yapısal bir meseledir. Kadının kamusal alandan dışlanması; bilimin, sanatın, siyasetin ve ekonominin eksik kalmasına neden olur. Kadınların özgürce var olabildiği toplumlarda demokrasi güçlenir, sosyal adalet gelişir ve toplumsal refah artar.
Kadınların Karşı Karşıya Kaldığı Eşitsizlikler
Ne yazık ki pek çok kadın, yaşamının farklı dönemlerinde ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır. Eğitim hayatında başlayan eşitsizlik, çalışma yaşamında ücret adaletsizliği olarak devam etmekte; aile içinde ise karar alma süreçlerinden dışlanma biçiminde kendini göstermektedir. Bazı kadınlar için bu tabloya şiddet de eklenmektedir. Şiddet yalnızca fiziksel değildir; ekonomik, psikolojik ve toplumsal baskılar da kadınları görünmez duvarlarla çevrelemektedir.
Kadınların Tarihsel Mücadelesi
Oysa tarih boyunca kadınlar; üretimin, direnişin ve değişimin öznesi olmuşlardır. Tarlada çalışan, fabrikada üreten, mücadele eden kadınlar; toplumsal yaşamın asli kurucularıdır. Buna rağmen onların başarıları çoğu zaman küçümsenmiş, mücadeleleri görmezden gelinmiştir.
Değişimin Anahtarı: Zihniyet Dönüşümü
Değişim, öncelikle zihniyet dönüşümüyle başlar. Kadın emeğini görünür kılmak, karar alma mekanizmalarında kadınların eşit temsilini desteklemek; daha adil bir toplumun temel adımlarıdır.
Unutulmamalıdır ki bir toplum, kadınlarını ne kadar geri bırakıyorsa, aslında kendisini de o kadar geriye çekmektedir. Kadınların özgürleşmesi; yalnızca kadınların değil, bütün toplumun nefes alması demektir. Çünkü eşitliğin olmadığı yerde adalet, adaletin olmadığı yerde ise gerçek bir insanlık onuru var olamaz.
Eşitlik ve Özgürlük Mücadelesi
Kadınların sesini kısmaya çalışan her anlayışa karşı; eşitliği, dayanışmayı ve özgürlüğü savunmak hepimizin sorumluluğudur. Daha yaşanabilir bir dünya, kadınların geride bırakılmadığı; aksine yaşamın her alanında hak ettikleri değeri gördükleri bir düzenle mümkün olacaktır.

Alevi Haber Ağı
Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.
Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.
Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı