Paramaz ve Yoldaşlarından 1915 Felaketine!
⌈Erdoğan Doğan⌉
15 Haziran 1915 sabahı İstanbul Beyazıt Meydanı’nda yirmi sosyalist devrimci idam edildi. Onların suçu, Osmanlı İmparatorluğu’nun baskıcı yönetimine karşı özgürlük, eşitlik ve halkların kardeşliği fikrini savunmalarıydı. İdam edilenlerin başında, Ermeni sosyalist hareketinin önde gelen isimlerinden Paramaz (Matteos Sarkisyan) bulunuyordu.
Bu idamlar, yalnızca yirmi devrimcinin yaşamına son vermedi. Aynı zamanda Anadolu’nun çok uluslu sosyalist geleceğine dair umutlardan birinin de darağacına gönderilmesi anlamına geliyordu. Paramaz ve yoldaşlarının idamından yalnızca birkaç hafta sonra başlayacak olan tehcir ve kitlesel katliamlar, Osmanlı Ermenilerinin tarihsel varlığını hedef alan büyük felaketin önünü açacaktı.
Bugün Paramaz ve yoldaşlarını anmak, yalnızca Ermeni halkının acılarını hatırlamak değil; aynı zamanda Anadolu’da halkların eşitliği ve ortak kurtuluşu için mücadele eden devrimci geleneği yeniden görünür kılmaktır.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler ve Değişim Arayışı
yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu derin bir kriz içindeydi. İmparatorluğun birçok bölgesinde milliyetçi hareketler yükseliyor, ekonomik eşitsizlikler büyüyor ve merkezi yönetim giderek daha otoriter hale geliyordu.
Ermeniler, imparatorluğun en eğitimli ve örgütlü topluluklarından biriydi. İstanbul’dan Van’a, Harput’tan Erzurum’a kadar geniş bir coğrafyada ticaret, zanaat, eğitim ve kültürel yaşamın önemli aktörleri arasında yer alıyorlardı.
Ancak aynı dönemde Ermeni nüfus, ayrımcılık, güvenlik sorunları ve dönem dönem yaşanan katliamlarla karşı karşıya kaldı. Özellikle 1894–1896 Hamidiye Katliamları, Ermeni toplumunda siyasal örgütlenme ve öz savunma arayışlarını güçlendirdi.
Bu koşullar altında yalnızca ulusal talepler değil, sosyal adalet ve eşitlik arayışları da güç kazandı.
Hınçak Partisi ve Sosyalist Bir Gelecek Tasavvuru
1887 yılında kurulan Sosyal Demokrat Hınçak Partisi, Osmanlı coğrafyasındaki ilk sosyalist örgütlerden biri olarak tarihe geçti.
Parti programı yalnızca Ermenilerin haklarını savunmayı değil; bütün halkların eşit yurttaşlık temelinde yaşayacağı demokratik bir düzen kurmayı amaçlıyordu. Hınçaklar, işçilerin örgütlenmesini, köylülerin toprak sorunlarının çözülmesini, anayasal hakların genişletilmesini ve despotizmin yıkılmasını savunuyordu.
Bu nedenle Hınçak hareketi yalnızca bir ulusal hareket değil, aynı zamanda devrimci ve sosyalist bir hareketti.
Parti kadrolarının önemli bir bölümü Avrupa’daki sosyalist düşünceden etkilenmişti. Marksizm, enternasyonalizm ve halkların kardeşliği fikirleri hareketin siyasal çizgisinde belirleyici bir yer tutuyordu.
Anadolu’da Sosyalizmin İlk Adımları
Türkiye sosyalist hareketinin tarihi çoğu zaman yalnızca Cumhuriyet dönemiyle başlatılır. Oysa Osmanlı’nın son dönemindeki sosyalist faaliyetlerde Ermeni, Rum, Yahudi ve Türk devrimcilerin önemli katkıları bulunuyordu.
Ermeni sosyalistleri işçi örgütlenmeleri kuruyor, yayınlar çıkarıyor, grevleri destekliyor ve uluslararası sosyalist hareketle ilişkiler geliştiriyorlardı.
Bu nedenle Anadolu’daki sosyalist düşüncenin gelişiminde Ermeni devrimciler öncü bir rol oynadı. Onların faaliyetleri, daha sonra ortaya çıkacak sosyalist hareketler için önemli bir tarihsel miras bıraktı.
Paramaz ve Anadolu Sosyalist Federasyonu Fikri
Paramaz, yalnızca bir Ermeni devrimcisi değildi. O, halkların ortak mücadelesine inanan bir sosyalistti.
Onun savunduğu siyasal perspektiflerden biri, Anadolu’da yaşayan halkların eşit haklarla bir arada yaşayabileceği demokratik ve sosyalist bir düzen kurulmasıydı. Bu anlayış, etnik üstünlüğü değil, ortak kurtuluşu esas alıyordu.
Paramaz’ın düşüncesinde Türk, Ermeni, Kürt, Rum ve diğer halkların özgürlüğü birbirinden ayrı düşünülemezdi. Baskıcı yönetimlere karşı mücadele, bütün ezilenlerin ortak görevi olarak görülüyordu.
Bu yaklaşım, dönemin yükselen milliyetçi siyasetlerinden farklı olarak çok uluslu ve sosyalist bir gelecek tasavvurunu temsil ediyordu.
Beyazıt Meydanı’nda Kurulan Darağaçları
1913’te gerçekleştirilen Babıâli Baskını sonrasında İttihat ve Terakki yönetimi muhalefete karşı sert bir baskı politikası uygulamaya başladı.
Hınçak Partisi’nin önde gelen kadroları tutuklandı ve uzun süren yargılamalar sonucunda ölüm cezasına çarptırıldı.
15 Haziran 1915’te Paramaz ve on dokuz yoldaşı Beyazıt Meydanı’nda idam edildi.
Rivayetlere göre Paramaz son sözlerinde, fikirlerinin yaşayacağını ve halkların özgürlük mücadelesinin süreceğini ifade etti.
Bu idamlar yalnızca bir cezalandırma değil, aynı zamanda Ermeni siyasal ve entelektüel yaşamına yönelik sistematik tasfiye sürecinin bir parçasıydı.
Darağaçlarından Tehcire
Paramaz ve yoldaşlarının idam edilmesinden kısa süre sonra tehcir uygulamaları genişletildi.
1915 yılı boyunca yüz binlerce Ermeni yerlerinden sürüldü. Açlık, hastalık, saldırılar ve kitlesel katliamlar sonucunda Osmanlı Ermeni nüfusunun büyük bölümü yok oldu.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde ve çok sayıda tarihçi tarafından bu süreç Ermeni Soykırımı olarak tanımlanmaktadır.
İdam edilen sosyalistler, bu büyük felaketin ilk kurbanları arasında yer aldı.
Ekim Devrimi ve Ermeni Devrimcilerin Devrimci Değerleri
1917 Ekim Devrimi sonrasında Rusya’da iktidara gelen Bolşevikler, Çarlık ve emperyalist savaş politikalarını eleştirirken Osmanlı’daki baskılara da dikkat çektiler.
Ermeni sosyalistlerinin mücadelesi, devrimci çevrelerde saygıyla anıldı. Paramaz ve yoldaşları, Ermeni halkının değil, sosyalist hareketin de ölümsüzleşenleri Anadolu halkları tarafından yaşatılmaktadırlar.
Onların mücadelesi, ulusal özgürlük ile sosyal kurtuluş arasındaki ilişkinin önemli örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
Paramaz ve yoldaşlarının idamının üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçti.
Ancak onların savunduğu fikirler hâlâ güncelliğini koruyor; Halkların eşitliği, özgürlük, sosyal adalet ve ortak mücadele.
Beyazıt Meydanı’nda kurulan darağaçları yalnızca yirmi devrimcinin bedenini ortadan kaldırabildi. Onların temsil ettiği devrimci değerler ve halkların özgürlüğe olan düşünceleri yok edemedi.
Bugün Paramaz’ı anmak, geçmişin acılarını hatırlamanın ötesinde bir anlam taşır. Bu anma, Anadolu’nun bütün halklarının eşit ve özgür yaşayabileceği bir gelecek umudunu da yaşatmak demektir.
Paramaz ve yoldaşları, Ermeni tarihinin değil, Anadolu’nun devrimci tarihinin de unutulmaması gereken isimleri arasında yer almaktadır.
15.06.2026

Alevi Haber Ağı
Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.
Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.
Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı