Zini Gediği İnisiyatifi’nden 88 Yıllık Sessizliğe Son Verme Çağrısı: “Hakikat, Adalet ve Onurlu Defin İstiyoruz”
1938 Dersim Tertelesi sırasında Erzincan’ın Zini Gediği mevkiinde kurşuna dizilen yaklaşık 97 Alevi erkeğin anısını yaşatmak amacıyla açıklama yapan Zini Gediği İnisiyatifi, 88 yıldır mezarsız bırakılan canlar için hakikat, adalet ve onurlu defin talebini yineledi. İnisiyatif, 8 Ağustos’ta Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde gerçekleştirilecek anmaya tüm demokratik kamuoyunu davet etti.
ERZİNCAN – AHA Zini Gediği İnisiyatifi, 1938 Dersim Tertelesi sırasında Erzincan’ın Zini Gediği bölgesinde katledilen ve bugüne kadar mezarları bulunamayan yaklaşık 97 kişi için yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, aradan geçen 88 yıla rağmen katledilenlerin kimliklerinin belirlenmesi, cenazelerinin ailelerine teslim edilmesi ve inançlarına uygun şekilde defnedilmeleri yönündeki talepler yinelendi.
İnisiyatif, 8 Ağustos 2026 Cumartesi günü Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde düzenlenecek anma ve hakikat buluşmasına kayıp yakınlarını, insan hakları savunucularını, demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri ve tüm yurttaşları davet etti.
1938’in Tanıklığı: Zini Gediği Katliamı
Açıklamada, 1938 yazında Dersim Tertelesi’nin en ağır dönemlerinde Erzincan’ın Surbahan (bugünkü Kılıçkaya) köyü ve çevresinden yaklaşık 97 Alevi erkeğin askerler tarafından gözaltına alındığı belirtildi.
Aralarında köy muhtarlarının, öğrencilerin, çiftçilerin ve esnafın da bulunduğu kişilerin günlerce ahırlarda tutulduğu, daha sonra elleri bağlanarak Zini Gediği’ne götürüldüğü ifade edilen açıklamada, 8 Ağustos 1938’de “yasak bölge” ilan edilen Zini Gediği’nde kurşuna dizildikleri kaydedildi.
İnisiyatif, katledilenlerin cenazelerinin ailelerine teslim edilmediğini, mezar yerlerinin gizlendiğini ve yakınlarının yıllarca hem kayıplarının yasını hem de sürgünün acısını yaşadığını vurguladı.
“88 Yıldır Kemikler Açıkta Duruyor”
Açıklamada, katliamın üzerinden geçen uzun yıllara rağmen bölgede insan kemiklerinin hâlâ bulunduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Bugün, yaşamları ellerinden alınan atalarımızın kemikleri hâlâ açıkta durmaktadır. Her bir kemik parçası, gecikmiş adaletin sessiz tanığıdır. Her ziyaret ise hafızamızdaki acıyı yeniden canlandırmaktadır. Bizler artık bu sessizliğin sona ermesini, hakikatin görünür olmasını ve adaletin gecikmeden yerine gelmesini istiyoruz.”
Hakikat Ve Adalet İçin Dört Temel Talep
Zini Gediği İnisiyatifi, kamuoyuyla paylaştığı açıklamada taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:
- Zini Gediği’nde bulunan insan kemiklerinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve DNA analizlerinin yapılması,
- Kimlikleri belirlenen cenazelerin ailelerine teslim edilerek inançlarına uygun biçimde defnedilmesi,
- Zini kayıpları anısına yaptırılan Ateş Çemberi Anıtı’nın belirlenen yerine yerleştirilmesinin önündeki idari ve hukuki engellerin kaldırılması,
- Zini Gediği’nde yaşananların hakikat, adalet ve toplumsal yüzleşme ilkeleri doğrultusunda ele alınması.
8 Ağustos’ta Kılıçkaya’da Buluşma Çağrısı
İnisiyatif, hakikat ve adalet talebini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla 8 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 15.00’te Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anma programı düzenleyeceklerini duyurdu.
Açıklamada, başta kayıp yakınları olmak üzere demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, sendikalar, meslek odaları, insan hakları savunucuları, basın emekçileri ve tüm vicdan sahibi yurttaşlar anmaya davet edildi.
1938 Dersim Tertelesi’nin Hafızasıyla Yüzleşme Çağrısı
1937-1938 yıllarında Dersim’de gerçekleştirilen askeri harekât sırasında binlerce kişinin yaşamını yitirdiği, çok sayıda insanın zorunlu göçe tabi tutulduğu ve ailelerin birbirinden koparıldığı belirtiliyor. Aradan geçen onlarca yıla rağmen, çok sayıda toplu mezarın yeri hâlâ resmî olarak tespit edilmiş değil. İnsan hakları örgütleri, tarihçiler ve kayıp yakınları uzun süredir toplu mezarların açılması, bağımsız bilimsel incelemelerin yapılması ve yaşamını yitirenlerin kimliklerinin belirlenerek ailelerine teslim edilmesi yönünde çağrıda bulunuyor.
Zini Gediği İnisiyatifi de yayımladığı açıklamada bu talepleri yineleyerek, “Adalet, yalnızca geçmişin hesabını sormak değildir; geleceğin vicdanını da inşa etmektir. Unutmadık, unutturmayacağız.” mesajını kamuoyuyla paylaştı.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler