Rukiye Ercan Kara Yazdı: Hakikatin Sesi Susturulamaz
Türkiye’de uzun yıllardır demokrasi, hukuk ve temel haklar alanında yaşanan tartışmalar, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlarla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda toplumsal vicdanda da derin izler bırakıyor. Düşüncelerini ifade edenlerin, demokratik haklarını kullananların, inancı, emeği, doğayı ve eşit yurttaşlığı savunanların gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı her süreç, hukuk devleti ilkesinin ve adalet duygusunun yeniden sorgulanmasına neden oluyor.
Alevi kurumlarına yönelik soruşturmalar ve tutuklamalar da bu tartışmaların merkezindeki başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Toplumsal barışı, laikliği, eşit yurttaşlığı ve hak mücadelesini savunan kurum temsilcilerinin özgürlüklerinden yoksun bırakılması, yalnızca ilgili kişi ve kurumları değil, demokratik toplum idealini savunan geniş kesimleri de yakından ilgilendiriyor.
Yazar Rukiye Ercan Kara, kaleme aldığı bu yazıda, Pir Sultan Abdal’ın hakikat geleneğinden hareketle baskı politikalarına, hukuksuzluğa ve demokratik hakların sınırlandırılmasına ilişkin görüşlerini dile getiriyor. Kara, gözaltı ve tutuklamaların yalnızca bireylere yönelik işlemler olmadığını; hak, adalet ve özgürlük mücadelesine yönelen bir müdahale olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Rukiye Ercan Kara’nın kaleme aldığı yazı şöyle:
Haksız ve hukuksuz biçimde tutsak edilen üyelerimiz ve yöneticilerimiz derhal serbest bırakılsın!
Bizler, Pir Sultan’ın “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyerek miras bıraktığı hakikat yolunun yolcularıyız. Zulmün karşısında susmayı değil, hakikati söylemeyi; haksızlığa boyun eğmeyi değil, direnerek yaşamı savunmayı öğrendik.
Bugün üyelerimize ve yöneticilerimize yöneltilen gözaltılar ve tutuklamalar yalnızca şahıslara değil; hak, hakikat, adalet, eşit yurttaşlık, laiklik, emek, doğa ve barış mücadelesine yöneltilmiş bir saldırıdır. Demokratik haklarını kullanan, halkın vicdanı olan kurumları ve mücadele eden insanları susturmaya çalışanlar bilmelidir ki; baskı ve zorbalık hiçbir zaman hakikati teslim alamamıştır.
Hak aramak suç değildir. İnancımızı, kültürümüzü, yaşam hakkımızı, emeğimizi, doğamızı ve özgürlüklerimizi savunmak suç değildir. Suç olan; hukuku siyasallaştırmak, yargıyı baskının aracı haline getirmek ve muhalif olan herkesi kriminalize etmeye çalışmaktır.
Bizler dün olduğu gibi bugün de mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya devam edeceğiz. Gözaltılarla, tutuklamalarla ve baskılarla ne mücadelemiz durdurulabilir ne de hakikat yolu engellenebilir.
Haksız ve hukuksuz biçimde tutsak edilen tüm üyelerimiz ve yöneticilerimiz derhal serbest bırakılmalıdır. Adalet geciktirilemez. Hakikat susturulamaz. Mücadelemiz eşit, özgür ve demokratik bir ülke kurulana dek sürecektir.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler