Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Selahattin Demirtaş:”Diyanet kaldırılsın”

“Alevi’ye Alevi, Kürde Kürt denir. Aleviler cem evine gider, Kürtler Kürtçe konuşur. Bu böyledir bunu öğreneceksiniz.”

“Diyanet kaldırılsın”

“Aleviler nerede ibadet yapacağını, nerede dua edeceklerini, ibadetlerini nasıl yapacaklarını Diyanet’e mi soracaklar? Diyanet gibi bir kurumun Türkiye’de bütün inançları ,Müslüman Sünni inanç dahil olmak üzere, devlet tekeline alan, devletleştiren, kendini neredeyse dinin tek sahibi olarak gören bir kurum olduğu için kesinlikle kaldırılması gerektiğini savunuyoruz. Bırakın anayasal kurum olmaktan çıkartılmasını, böyle bir kurumun gereksiz olduğunu düşünüyoruz.”

‘Cemevi ibadethanedir”

“Alevi yurttaşlar vergi veriyorsa sen o vergileri sadece camiye harcayamazsın. Vergi verirken Alevi yurttaşlar eşitse, kamusal hizmet alırken de eşit olmalılar. ‘Cemevi benim ibadethanemdir’ diyorsa bunu kabul etmek zorundasın. Bütün bunlar önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir şekilde tartışılacak. Bütün ezilenlerin ortak talepleri Türkiye demokrasisini güçlendirecektir.”

“Biz Alevi toplumundan oy istemek için onlarla bir arada değiliz. Biz onların isteklerini, siyasete yön verme arzularını, beklentilerini, eleştirilerini dinlemek için buradayız. Alevi toplumu kime oy verebileceğini bilecek kadar bilinçli bir toplumdur.”

“Alevilik sadece Ali’yi sevmek değildir. Alevilik Kerbela’da yanmaktır. Alevilik, Çorum’da, Maraş’ta katledilmektir. Sivas’ta yanmaktır Alevilik. Başbakan bunları göze alabiliyor mu? Alevilik Türkiye’de ikinci sınıf insan olmaktır, hor görülmektir. Alevilik sırf Alevidir diye okulda, iş yerinde horlanmaktır. Başbakan bunları göze alabiliyor mu? Sadece Ali’yi sevmek değildir. Alevilik aynı zamanda barış sevdalısı olmaktır. Eşitliği, kardeşliği savunmaktır. Evet Alevilik Ali’yi sevmektir, ama Alevilik her şeyden önce insan kimliğini en üstte tutmaktır. Başbakan bunları olabiliyorsa oda dört dörtlük Alevi olabilir. Yok olamıyorsa kusura bakmasın Alevi olmakta kolay değil, Sunni olmakta kolay değil. Önemli olan o inancın ruhuna, özüne sadık bir şekilde yaşayabilmektir. Onun için onu yaşayandır Alevilik. Kendine Aleviyim demekle mikrofonun önünde dört dörtlük Alevi olunmaz.”

“Alevi toplumu şunu bilmelidir. Asla ve asla yanlız değildir. Kürt Alevisi, Arap Alevisi, Türkmen Alevisi bilmeliki bu özgürlük mücadelesi onların mücadelesidir. Alevi halkına birkez daha ne Dersim’i yaşatabilirsiniz, ne Çorum’u, ne Maraş’ı, ne Sivas’ı, ne Gazi’yi yaşatabilirsiniz. Çünkü bir halk komple o gün Alevi olur, karşınızda dimdik durur. Kendi özgücüyle, özsavunmasıyla size cevap verir!”

Biz, anayasa panellerimizde doğrudan Alevi örgütlerinin taleplerini aldık. Onlar neyi savunuyorsa biz de onu savunuyoruz. Alevilik inanç mıdır, cemevi ibadethane midir bu tartışmaları bir partinin, başbakanın yapmaya hakkı yok. Alevi toplumu buna kendisi karar verir, gerisi de saygı duyar”

“Yavuz Sultan ismi kabul edilemez”

“Alevilere sormadan o köprünün ismi konulamaz. 7-8 Alevi çalıştayı yapıldı, oradan çıkan sonuç Yavuz Sultan Selim mi oldu? O tabelayı assalar da her gün gidip değiştireceğiz. Her gün ismini biz koyacağız ancak Yavuz Sultan Selim Köprüsü olarak kabul etmeyeceğiz. Bu ayıp bir şey. Cumhurbaşkanının geri alması lazım. Sayın Cumhurbaşkanının bu hassasiyetleri görüp, bunu geri alması lazım. Hata yaptık demesi, ince düşünemedik demesi lazım. Allah’ın emri de değildir. Deyin ki bu isimden vazgeçtik. Sayın Cumhurbaşkanından bunu bekliyoruz. Aleviler de incindi ve bunu bekliyor”

Alevi halkından özür dileme adına, gelin o köprünün adını Seyit Rıza köprüsü yapalım”

“Köprü yaptım ismine Yavuz Sultan Selim diyorum. Böyle bir hakkın olamaz. Bunu Başbakan, Cumhurbaşkanı da olsanız yapamazsınız. Eşlerinizle biraraya gelip köprüye ne isim verelim diyemezsiniz. Köprü sizin çocuğunuz değil torununuz değil. Üstünde Alevi de, Sunni de geçecek. Bırak o ismi halk versin. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı’nın köprünün ismini açıklaması vesilesiyle o köprünün isminden vazgeçildiğini duyurmasını bekliyoruz. Dersim’den çağrı yapıyorum. Bu halka yaptığınız zulüm yeterdir. Havaalanına burayı bombalayan kadının ismini veriyorsunuz, köprüye Aleviyi katletmiş sultanın, padişahın ismini veriyorsunuz. Böyle bu zulmü bu halk kabul edemez. Köprüye verilen ismin derhal geri alınmasını bekliyoruz. İlle de bir isim verecekseniz referandumla seçin. Ve Alevi halkından özür dileme adına gelin o köprünün adını Seyit Rıza köprüsü yapalım. Gelin Pir Sultan köprüsü yapalım. İbrahim Kaypakkaya köprüsü diyelim, Deniz Gezmiş köprüsü diyelim, Mahir Çayan köprüsü diyelim, Mazlum Doğan köprüsü diyelim, Ulaş Bardakçı köprüsü diyelim. Niye Yavuz Sultan Süleyman köprüsü denilsin. Siz deseniz de biz kabul etmeyeceğiz.”

Selahattin Demirtaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir