Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Necati Şahin:‘‘ Kimileri Kübalı yoldaşlarımızın dansını ‘çıplak kadınlar‘ olarak dile dolayıp akıllarınca etkinliğimizi aşağlıyorlar‘‘

 

AABF’nin 30. Kuruluş yıldönümünü kutlamak için 28 Eylül 2019 tarihinde Köln Arena’da gerçekleştirilen‘‘Yol Bir, Sürek Binbir-Batrış Senfonisi” etkinliğinin Genel Sanat Yönetmeni Necati Şahin, etkinliğin sonuna doğru  Kübalı dans grubun sahne alarak  yaptığı samba dansıyla ile ilgili çeşitli çevrelerin sosyal medya üzerinden eleştiri adı altında başlattıkları karalma kampanyasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Necati Şahin, “Kimileri Kübalı yoldaşlarımızın dansını ‘çıplak kadınlar’ olarak dile dolayıp akıllarınca etkinliğimizi aşağılıyorlar. Çerağı sırlamamızı ‘mum söndü’ diye aşağılayan zihniyet ile Afrikalı kölelerin özgürlük dansını ‘çıplak kadın’ gören zihniyet aynıdır” vurgusunu yaptığı açıklmanın  tam metini:

‘‘Samba de Roda ve Barış Senfonisi

Samba de Roda,
Kökleri tarihi capoeira dayanan Afrikalı kölelerin özgürlük dansıdır.

Köleliğin, Savaşların sona bulmasını, barışın gelmesini sembolize eder.

Özellikle “capoeira” felsefesindeki kardeşlik, barış ve sevginin göstergesidir.

Samba’nın kelime anlamı, Brezilya Portekizcesi’nde, “büyük ormanlarda küçük ağaçsız alan” demektir. Zira Köleler özgürlüğe firar ettiklerinde böyle alanlarda yaşarlardı.

Samba, Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri danstır.

Samba Dünya’nın 48 ülkesinde, resmi olarak Barış dostluk kardeşlik adına yapılmaktadır.

Brezilya’daki “capoeira”nın kökenlerini yaratan köleler için Capoeira/Samba
‘Özgürlüğe giden yol’dur… .

Çünkü Portekizliler, 1538 yılından sonra Afrika’dan Brezilya’ya 18 milyon köle getirmişlerdir. Sambanın kökeni o tarihlere dayanır.

Köleler, 14 Şubat 1630’da ilk kez ayaklanarak kaçma imkanı buldurlar. Zumba önderliğinde “Palmarino Direnişi“ne katılan çok sayıda köle ilk kez özgürlüğü tatmıştır…

Bunun üzerine, Kölelerin bu direnişini hazmedemeyen Sömürgecilerin komutanı Velho bölgedeki tüm köyleri yakmıştır…

Direnişçilerin çok azı hayatta kalmıştır ve bunlardan birisi de Direnişin önderi Zumba’dir.
20 Kasım 1695’te Gongoro’da Zumba da yakalanarak hançerlenmiştir.

Zumba’nin ölümü ile Kölelerin Palmarino direnişi sona ermiştir.

İşte Palmarino’nun bu direniş tarihi, capoeira/Samba‘nın da tarihi olmuştur.

Ve bu dans da özgürlüğün sembolü olmuştur.

Çünkü siyah kölelerin ateşli silahlara karşı kullandıkları en büyük silahları capoeiraydı. Bundan dolayı, 13 Mayıs 1888 Brezilya’daki “abalição” ‘dan sonra, yani köleleğin kalkmasından sonra, isyancıların vazgeçilmez silahı Capoeira/Samba da yasaklanmıştır.

Bu engellere rağmen, siyah kültürün bir öğesi olan Capoeira/Samba hayatta kalmış ve milyonların özgürlük sembolü olmaya devam etmiştir…

Çünkü , Vücutları silahlarıydı. Dansları ise kamufle. Bu gizlilik aynı zamanda da onların hayat felsefesi ve kültürüydü…

Ve Biz Aleviler,

28 Eylül 2018 Köln Arena’daki,
Yol Bir Sürek Binbir – Barış senfonisi projemize

Afrika ve Latin Amerika halkları, kültürleri adına uluslararası saygınlığı olan Küba “Seis Del Sol” grubunu davet ettik.

11 kişilik Küba Sanat grubu, hiçbir ücret talep etmeden Barış Senfonisi etkinliğimize, yoldaşlık adına gelip “30.Yıl Kutlama bölümün”de yer aldılar.

Gelenekleri, kültürleri gereği olan müzikleri, dansları, kostümleri ile katıldılar…

Alevilerin birçok etkinliğinde yer alan Kızılderili, Avustralya Yerlileri Aburjinler gibi …

“Sosyal” medyada “a- sosyal” karalamlarda hayretle ve nefretle gördüm ki; Kimileri Kübalı Yoldaşlarımızın Dansını “çıplak kadınlar” olarak dile dolayıp akıllarınca etkinliğimizi aşağılıyorlar.

Canlarımız, O dansta, o kadın bedeninde, Kara Afrika’nın ak yürekli Kölelerin özgürlüğünü gördü…

Kimi de “kadının “Çıplak Bacağı”nı gördü…

Çerağı sırlamamızı “mum söndü” diye aşağılayan zihniyet ile Afrikalı Kölelerin özgürlük dansını “çıplak kadın” gören zihniyet aynıdır…

Projenin Genel Sanat Yönetmeni olarak tüm övgüler ve tüm eleştiriler başım üstüne.

Ama, Kara Afrika’nın ak yürekli kardeşlerimizin bu derin kültürüne “çıplak kadın” diyerek, aynı zamanda kadına da hakaret eden kim olursa olsun karşısında bizimle birlikte milyonları bulacaktır.

Zira bütün “cinci hocalar” da “Kadın Bedeni” üzerinden insanlığı aşağılıyorlar.

Bunlar ile her ortamda mücadelemiz devam edecektir.

“Yol Bir sürek Binbir-Barış Sefonisi”nde olduğu gibi…

Saygıyla
Necati Şahin
(Genel sanat Yönetmeni)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir