Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

SÖZ DE, SIRA DA ARTIK KADININ!

 

Zordur bizim coğrafyamızda KADIN olmak, bazen soğuktan üşüyen çocuğuna dayanamaz ölümü seçersin, bazen başka bir hayata yelken açmak için denizlere atarsın bedenini, Özgürlük için panzer altında kalır, çocuklar ölmesin der hapise düşersin!!Yaşam ve ölüm bazen iki şıklı bir sorudur Kadın için….

Zordur bizim coğrafyamızda KADIN olmak, doğmadan bağlanır ayağına, erklerin prangaları, sevmek yasak, gülmek yasak, yaşamak yasaktır bazen…

Fransa Alevi Kadınlar Birliği kurulduğu günden beri, Kadın Hakları ve Kadının Örgütlü mücadelede söz sahibi olması adına bir çok faaliyetin altına imza atmaya devam ediyor.Bı sene ikincisi St. Avold’da düzenlenen Söz Kadının Sıra Bizde Kampıyla yine adından söz ettirilen ciddi bir çalışmayı Kadınlarımız için gerçekleştirdi.

Üç gün süren bu Eğitim Kampında birbirinden değerli konuklarla Kadınlarımıza eşsiz bir Eğitim şansı sunuldu..

Öğretim Üyesi Prof.Dr.Bedriye Poyraz,Siyasetçi-Aktivist Şafak Arabacı, FUAF Eşit Başkanı Rozbi Demir’in konuklar arasında yer aldığı bu Eğitim Kampında Fransa’nın dört bir köşesinden gelen birbirinden hevesli ve yetenekli Kadınlarımız ve tüm Ufaf yönetimi hazır bulundu.

Program Fuaf Kuzeydoğu Bölge Kadın Aile-Çocuk Komisyon Sorumlusu Hatice İlkkan’ın açılış konuşması, delillerin uyarılması, Saygı duruşu ve Üçlemeyle başladı.

Daha sonra UFAF 2. Başkanı Oya Yerlikaya detaylı bir sinevizyon eşliğinde “BİZ KİMİZ”, AKM’lerden, bölgelere, federasyondan, konfederasyona hiyerarşik ağımızı anlatarak bilgiler verdi. Diplomasi için hazırlanmış, Alevilikle ilgili kısa ve öz bir program sundu. Bugüne kadar yapılan UFAF çalışma programından bir özetle Kadınlarımız aydınlatıldı.

FUAF Eşit Başkanı Rozbi Demir’in Kadınlarımızı selamladığı konuşmada “Yaşadığımız yüz yılda, insanın insana yabancılaştığı, bir süreçten geçiyoruz ve bu süreç biz kadınlar açısından çok daha sancılı, bir o kadarda yakıcı bir hal almış durumda. Bunun farkında olmamıza rağmen, ‘’neden hala daha kuvvetli ayağa kalmıyoruz – neyi bekliyoruz ? ‘’

Üzerimizde oluşturulan baskıyı, biz kadınlar el ele vererek, direnç göstererek, ortak – örgütlü çalışmalar yürüterek, sineye çekip susmaktansa var gücümüzle, haykırarak yıkabiliriz.

İnancımızda YOL ana’dır,
Baba ise Erkandır ;
YOLa giren, YOLu bilen, ana topraktır.
YOL ana olmaktan çıkarsa,
YOLumuzda YOL olmaktan çıkar. “diyerek Kadınlara önemli mesajlarda bulundu.

Ardından UFAF Başkanı ve AAKB 2. Başkanı olan Sultan Şahin bu kamp çalışmalarının öneminin altını çizerek, “kadın erkek eşitliğinden sıklıkla bahsedildiği şu günlerde Alevi Kadın Özgürdür, Kadın Candır gibi söylemlerle Kadın sorununun eril güçler tarafından görmezden gelinildiğini görmekteyiz, Alevi Kadın teoride Özgür görünüp, aslında pratikte hiçte özgür değildir maalesef, Kimse Kadınlar adına konuşmasın!, bir evi, bir işi nasıl yönetiyorsak, AKM’lerimizi yönetebiliriz, Kadın yoksa bu Yol ilerlemez, Bilinçli Kadın toplumuda bilinçlendirir”.. dedi.

Kampta Kadınlar için iki farklı atölye çalışması yapıldı, ilki Bedriye Poyraz’la yapılan Alevilikte Örgütlenmeyle ilgili Sorunlar, Alevilikte Kadınların Örgütlenmesine İlişkin sorular ve Sorunlar gibi bir çok perspektif alınarak bir çalışma yapıldı. İnteraktif bir şekilde gerçekleşen bu sunumda Prof. Dr. Bedriye Poyraz’ın satır aralarında şu mesajlar dikkat çekiciydi, yanlış bilinenin aksine Feminizm Kadın-Erkek eşitliği demektir, Mesela mirasın Kadın-Erkek arası eşit paylaşılmasıdır, Kadın mücadelesi politik bir mücadeledir, Kadın olarak nasıl mücadele edilir, bunu feminist hareket gösterir, Kadın Hareketi son yüzyılda hareketlilik gösterir, Dünyadaki bütün siyasi hareketler Kadını ikincil yapmaya yöneliktir.

Öncelikle Kadın olarak maruz kaldığımız sorun ve problemlerin farkına varmamız lazım. Bu sanılanın aksine kolay değildir. Ciddi eğitim ve yöntemler geliştirmeli ve farkındalığı arttırmamız gerekmektedir.

Kadın olarak yönetimlerde eşit başkanlık yönetimini benimsemek yerine,fermuar sistemini tercih etmeliyiz, yani bir erkek, bir Kadın başkan seçmenin daha adaletli ve işleyiş olarak uygun olacağını,

Kadın mücadelesinde, erkek egemen ideoloji Kadınları Kadınlara düşman etmeye kodlanmış durumdadır, Kadınlar erkeklerle mücadele edemeyeceklerini doğduklarından itibaren biliyorlar, Kız çocukları doğduklarından itibaren annelerinin ardından mutfağa, Erkek çocukları ise babalarıyla sokağa çıkarak kodlanıyorlar rollerini… Kadınlar ne babaları, ne kocaları, ne oğullarıyla mücadele etmiyor,dolayısıyla Kendi kendileriyle mücadele etmeye başlıyorlar, Kadın mücadelesinde bu önemli engel teşkil etmektedir.. Yani Erkek egemen ideolojilerin taşıyıcıları Kadınlar olabiliyorlar”dedi..

Bedriye Poyraz’ın en önemli mesajı ise; Alevi Kurumları ivedilikle Türkiye’de okuyan Alevi Kızlarımıza (özellikle) burs imkanı tanınması gerektiği, zira ilim ve bilimi tercih etmezsek önümüzdeki yılların Aleviler açısından hiçte güzel sonuçlar doğurmayacağını özellikle belirtti.

Kampın ikinci bölümünde Aktivist-Siyasetçi Şafak Arabacı Özgüven konusunu, akıcı ve sıcak üslubuyla Kadınlarımıza aktardı.

Arabacı Özgüvenden bahsederken “kişinin kendi hakkında olumlu, olumsuz tüm özelliklerinin subjektif değerlendirmesi şeklinde alınabileceğini geçici ve süreklilik gösterebilecek bir kişilik özelliği olarak da algılanabileceğini belirtti.

Özgüveni konuşurken bir çok konu özgüvenin oluşmasında olumlu olumsuz etki etmektedir.

Şiddet ve baskı Özgüveni olumsuz etkileyen bireyin tüm sosyal yaşamını altüst eden bir olgudur. Bir çocuğun çocukken yaşadığı şiddet, ilerde özgüveninin oluşmasına etki eder. Şiddet Avrupa’da bile ileri seviyelerde görülmektedir. Bugün Fransa ve Avrupa’da bu şiddet olayları ciddi kayıtlarla karşımıza çıkmaktadır. Eril dil Kadınlarımızın küçük yaşlardan itibaren baskılamaya sinsi bir şekilde yapar. “Sen bunu yapamazsın, elinin hamuruyla, şu arkadaşınla ilişkini kes, sen bu arabayı kullanamazsın, sen bu dili öğrenemezsin gibi dikteler verir!!! bunlar özgüveni yıkar, parçalar.

Erkek başkan ve Kadın Başkan arasında yapılan önyargısal ayrıştırmaları hepimiz biliriz, buna ek olarak Erkek çocuklarına erkekliğe ilk adım diye süslenerek yapılan sünnet eğlencelerinin aksine, kız çocuklarının doğal olarak yaşadığı Regi durumlarının saklanıp utanılacak bir durum olarak empoze etmek toplumların cinsiyetlerdeki küçüklükten itibaren yaptığı ve özgüveni etkileyen faktörlerden bir kaçıdır”diyerek, Kadınlarımızın bu durumda eğitim ve farkındalıklar bilinçlenmesinin altını önemle çizdi…

Üç gün süren eğitim kampında St. Avold AKM’nin mihmandarlığında Kampa katılan Kadınlar son derece yararlı bilgiler aldılar.

Fransa Genelinde bir çok AKM başkanı ve yöneticisinin destek mesajlarıyla onurlandırdığı Eğitim Kampında konuklarımıza, St.Avold AKM yetkililerine teşekkür plaketleri verildi.

Kadınların mücadele ettiği hiç bir hareket yoktur ki, başarıya ulaşmasın. Doğasında olan mücadele, istek, dayanma gücü, yaratma isteği her türlü engeli aşmaya yeter.

Yarınlarımız KADINLARIN ellerindedir.

YARINLAR KADINLARIMIZDIR……

Aşk ile.

Deniz Daştan – Nursel Demir
UFAF Basın-Yayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir