Alevi Cumhurbaşkanı olur mu?
-Serdar Doğan-
Neredeyse, hıyanetişleri ve baldız, kayınbaba, üvey evlat “helal” olur mu fetvacısı başkanlığına soracaklar, ferman yazdıracaklar… CHP, Ekmeleddin ihsanoğlu’nu yani, uluslararası örgüt olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın genel sekreterini Aday gösterdiğinde, çoğu CHP li arkadaş, partili oy verdi. Kimliğini, titrini sorgulamadı…
Yaşanmış bir Alevi Katliamı sonrası yahut, edilmiş bir kallavi küfür ardından; Alevi Derneklerinin kimi yöneticileri, bazı Dedeler geçmişte ve şu an ; ” bu durum, önce Sünni arkadaşlarımızın sorunu olmalı, önce onlar cevap vermeli” gibi garip, anlamsız bir polyanacılık yaptı, yapıyor…
Eşit Yurttaşlık, Zorunlu Din derslerinin iptali, Diyanetin kaldırılsın ve MADIMAK UTANÇ MÜZESİ olsun diye, Yıllardır mücadele ediyoruz… Kırıp-dökmeden ; yakıp-yıkmadan…
Bu durumlara tavır; sünni arkadaşlara değil önce biz Aleviler’e düşüyor. Doğru zemin ve mekanda, doğru insanlar ve yeni söylemlerle… Sayın Kılıçdaroğlu nezdinde tüm Alevilere edilen hakaret sonrası;
Cumhurbaşkanından, sağ-islamcı parti başkanlarına herkes sıraya girdi. Alevilere hakaret eden, önce beni karşısında bulur, kötü söz söyletmem, incitmem falan filan…
2 Temmuz yaklaşıyor hadi bakalım bu ilk defa duyduğumuz sözlerinizin arkasında durun; kendinizi somutlamak adına, MADIMAK’ın UTANÇ MÜZESİ olması için meclise bir kanun teklifi verin, geçirin, müze yapımı için yasal süreci bitirin…
9 Eylül GSF Tiyatro bölümünden mezun olduktan sonra kendi tiyatromu kurdum. İnsan, önce yüreğindeki acıları, yaşanmışlıkları kağıda döküyor… Sivas, Maraş, Dersim, Hayyam, Ruhi Su, insanlarım, Tuzluçayır , Kerbela, Hünkar oyunlarını yazıp sergiledik sahneledik diye mimlendik, kara listeye alındık. Dünya Tiyatro tarihi Literatürüne ; “Alevi Tiyatrosu” yapıyorlar diye geçtik. Bir kaç kere özel röportaj yapmak istediler. Bize, Alevi Tiyatrosunu anlatır mısın ricasıyla…
Bunların birer soykırım, insanlık suçu olduğunu söylemeden, hissetmeden, tanımlamadan…
Alevi Oyunları diye kara listeye alındık… Belediyeler çağırmaz, festivaller kabul etmez, gişe açsak salon verilmez olduk… Gişesi değil, kaygısı bol üretimler yapmaya gayret eden bir Tiyatro Ekibine yer bulamadık bu coğrafyada. “Alevi” Cumhurbaşkanı nasıl yer bulacağız?
Bu arada ekibimiz Birleşmiş Milletler genel kurulu gibi. Bizim böyle bir derdimiz yok… Bazı Alevilerden daha samimi olarak, bu soykırım oyunlarında “gururla” görev alıp, emek veriyorlar… Demem o ki, biz Aleviler kendimizi daha çok anlatacağız, başkalarının yavşak, aciz gündemini değil kendi kabuk tutmayan yaralarımızı bir de biz kanatarak anlatacağız. Yol’un ulularını, direnip-düşenlerini, direnip-yaşayan ve yaşatanlarını bileceğiz, sahip çıkacağız.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler