Hukuksuzlukların 12 Eylül‘ü !
-Mehmet Tanlı –
12 Eylül 1980 faşistdarbesininüzerindentam 42 yılgeçtiamaülkeye, demokrasiyevemuhalefeteverdiğitahribathalagözlerönünde.
12 EylülZalimbirdarbeydi, muhalif yurtsever solda duran insanlarımızı ve tam geliştirilmemiş olan demokrasimizi ezipgeçti. Hala yaralar sarılamadı, halane bu zulümü yaşatan zalimler kamuoyu önünde, gıyaplarında da olsa yargılandı, mahkumedilebildi ne de hayatını, kaybedenler, sakatkalanlar, ülkeyi terkedip zorakigöçe, sürgüne yollananlar rehabiliteedildi.
12 Eylül Türkiye’nin en karanlık günlerinin başlangıcıdır.
Darbe sürecinde;
650 bin kişi gözaltınaalındı
39 ton gazete, dergi, kitapyakıldı
927 basınveyayınayasakkonuldu
1 milyon 683 bin kişifişlendi
14 bin kişivatandaşlıktançıkarıldı
14 kişiaçlıkgrevlerindeöldü
171 kişiişkencelerdekatledildi.
Aralarında Yılmaz Güney gibi dev birsanatçının, sinemaadamının da bulunduğu her yaş ve meslek grubundan ama ağırlıklı olarak akademisyen 250-300 bin kişiye yakın insan başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerin eilticaettiler. Birçoğu bu insanların ülke özlemi ile hakkayürüdüler, bu dünyadan gözleri açık göçüp gittiler.
12 Eylül faşist askeri yönetimi Türk-İslam senteziyle kesinlikle ülkeyi 20 yıldır yöneten Siyasal İslam’ın da yolunu açmıştır. 12 Eylül kara, kirli ve kanlı bir tarihin adıdır.
Hemen hemen her muhalif ailede derinizler bırakan bir tarihin acılar, çilelerle dolu bir dönemin adıdır.
Çekilen acılar sınırsız biçimde hala tazeliğini korumaktadır. Bu 12 Eylül darbesi 17 yaşındaki Erdal Eren’i asacak kadar cani, vicdansızdı. Ülkeyi bunalımlara sürükleyen bu darbe bugün de Türkiye’de siyasete yönvermeye devamediyor.
Bugünü anlamak için 42 yıl öncesine gitmemiz gerekiyor.
12Eylül’de egemen sınıflar resmen devrimci mücadeleye karşı askerleri ve paramiliter grupları kullanmışlar ve halk çocuklarını katlettirmişlerdir.
12 Eylül darbesi solsuz bir Türkiye projesiydi. Krizler üreten vahşi ve çarpık kapitalizm bugün de çokcanlar yakmakta, halkları birbirine düşürmek tefarklı düşünen, yaşayan, inanan insanları şeytanlaştırmakta, onların hayatlarını cehennem etmektedir. Şu an Türkiye’deki yönetim 12 Eylül koşullarını aratmamaktadır. Direnen tüm toplum kesimlerine ama özelliklede Sol, Alevi, Kürt toplumuna büyük zulümler yaşatmaktadır.
Cemevlerine statü verilmez, AKP kendi Alevisini yaratmak isterken, HDP nin seçilmiş partiyöneticileri, vekilleri, yerel yöneticilerinin önemli bir bölümü yıllardır haksız yereverilen siyasi kararlarla hapislerde yatmaktadırlar. Tüm bu olumsuzluklara rağmen demokrasi hala çok uzakta görünse de Türkiye’deki halkların bu baskıları kırma, hak ettikleri çağdaş, paylaşımcı, barışçıl bir sistemi kurma şansları vardır. Çözüm ama sız, fakatsız kişisel çıkar ve hırstan arınmış yöneticilerin önderliğinde verilecek örgütlü ve birlikte, ortak mücadeleden geçmektedir.
Bu dileklerle 12 Eylül Faşist darbesinin kurbanlarını ve mağdurlarını saygıyla anıyorum. Tekrar ediyorum bu darbeci katillerden hala bir hesap sorulmamış olması ülke için büyükbir acı, utanç ve affedilmez hatadır.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler