AKP’NİN ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ!
– Hasan Subaşı –
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Şahkulu Sultan Dergahı’nı ziyaret ederek Alevilere yönelik açıklamalar yaptı. Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini kabul etmeyen Tayyip Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahı’nda yaptığı açklamaların arasında, Cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğuna ilişkin bir vurguda yoktur…
AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahı’nda Alevilere yönelik yaptığı açklamalar, Alevilerin sorunlarını çözmeye ve taleplerini kabul etmeye dönük değil, Alevileri asimile etmeye, bölüp parçalamaya ve zalimler düzenine biat etmelerini sağlamaya dönük olan açıklamalardır!
Erdoğan konuşmasında, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacağını açıkladığı “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Daire Başkanlığı”na ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
”Bina, tadilat, ısıtma sorunları için talimatlar verildi, adımlar atıldı. Daha köklü çözümler için ayrıntılı çalışmalar yürütüldü. Bugün burada bunların müjdesini paylaşmak istiyorum. Alevi ve Bektaşi vatandaşların etrafında bir araya geldiği mekanların meselelerinin devlet nezdinde takibini ve yürütmesini yapacak kurumsal yapı kuruyoruz. Kültür ve Turizm Başkanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruyoruz.
Kuracağımız Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, muhtarlıklara, derneklere, belediyelere, federasyonlara bağlı cemevlerinin yönetimini yürütecektir. Cemevi hizmetlerinden eğitim faaliyetlerine kadar tüm çalışmalar bu kurumsal yapı altında kamu güvencesi, desteği ve denetimiyle yürütülecektir. Böylece cemevlerinin aydınlatma, içme ve kullanma suyu, yapım, onarım, bakım giderlerinin karşılanması ve imar planlarındaki yeriyle ilgili tüm sorunlar çözülmüş olacaktır.
Cemevlerinde erkan hizmetlerini yürütmekten sorumlu Alevi Bektaşi inanç önderlerinden talep edenlere, bu kurumsal yapı bünyesinde kadro verilebilecektir.”
“Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Daire Başkanlığı”, adı konulmamış bir “Alevi diyanetidir!”
Devlet, bu diyanet şebekesi aracılığıyla elini Cemevlerimizin içine uzatacaktır. Maaş bağlayacağı “kadrolu memur dedeleri”, denetimine aldığı Cemevi başkanlarını ve yöneticilerini kullanarak, yukarıda vurgu yaptığımız politikalarını Alevi kurumlarının içinde hayata geçirmek isteyecektir.
AKP iktidarı, “Cemevleri Daire Başkanlığı” ile Alevileri tamamıyla devletin kontrolü altına almayı hedefliyor. Amaç bu olduğundan dolayı, Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları arasında Cemevleri’nin ibadethane statüsüne kavuşturulmasına ilişkin bir ifade yoktur.
AKP’nin Alevisi olmaya yelken açanlar, o yelkeni açtıkları andan itibaren bizim yol kardeşimiz değillerdir!
Kim hangi çıkar için hangi zalim gücün koltuk değneği olursa olsun; biz yolundan dönmeyen pirimiz, yol önderimiz Pir Sultan Abdal gibi Alevi yol önderlerimizin yolundan yürüyerek mazlumun yanında, zalimın karşısında durmaya devam edeceğiz!
Alevilik Anadolu topraklarında, mazlumun zalime karşı sürdürdüğü direnişlerde, her zaman mazlumların yollarını aydınlatan bir meşale işlevi görmüştür. Asırlardır zulme, haksızlığa karşı hak ve adalet için direnmenin öğretisi Anadolu’da Alevilik olmuştur. Aleviliğin mazlumların umudu olmasını sağlayan en temel etken; onun iyiden, doğrudan, hak adalet ve eşitlikten yana olan inancı ve felsefesidir. Aleviliği yaşatan ve bugüne getiren bu direniş geleneği oldu. O yaşam kaynağını zalimlerin iktidarlarının resmi inancı, ideolojisi olmaktan almadı. Hep kırılmakla tükenmeyen, parmakla sayılmayan yoksul halk kitlelerinin ezilmişliğinde ve onların başkaldırılarında kendisine hayat buldu. Eğer Alevilik bu anlayışla yoğrulmasaydı, özünü ve bağımsız inançsal yapısını koruyarak bugünlere gelmesi mümkün olmazdı.
Baba İshak, Baba İlyas, Hacı Bektaş Veli, Şeyh Bedreddin, Şah Kulu, Kalender Çelebi ve Pir Sultan Abdal gibi nice yol ulularımız direnişle yoğrulan bu insan ve emek merkezli öğretinin birer öğretmeni ve önderi oldular.
Diyanet, AKP ve içimizdeki işbirlikçiler, tüm güçleriyle yüklenerek Aleviliğin bu yönlerini yok etmek istiyorlar. Çünkü Alevileri zalimler düzeninin yanına çekmenin yolu buradan geçiyor.
Alevilere Aleviliği tarif etmeye kalkışma gibi gülünç olan tutum ve davranışların içine girmelerinin en temel nedeni de budur.
Biz Aleviliğin ne olup ne olmadığını tarihimizdeki bu direnişlere ve yol önderlerimizin zalimlerin karşısındaki duruşlarına bakarak çok iyi biliyoruz.
Hem bu direnişler, hem de yolumuzun önderlerinin zalimlerin karşısındaki duruşları, Aleviliğin özünde var olan komünal bir rızalık düzeni kurma özleminin eseridir.
Çünkü Aleviliğin nihai hedefi, kâmil bir toplum yaratmak ve rızalık düzeni kurmaktır. İnançsal yapıdaki herşey bu nihai hedefe göre şekillenmiştir. Bunun tartışılmaz bir hakikat olduğunu Tayyip Erdoğan ve onun içimizdeki işbirlikcileride çok iyi biliyor.
Çağın Kuyucu Murat’larının, Yavuz Sultan Selim’lerinin düzenlerine hızmet edenlerin ve bunların yanında saf tutanların Alevilikleri Hızır Paşacılıktan ibarettir!
Pir Sultan Abdal ile Hızır Paşa’nın yolları günümüzden yüzyıllar önce ayırıldı. Pir Sultan Abdal, Hızır Paşa’nın aleviliğinin bittiğin bu yol döneğinin yüzüne haykırdı.
AKP’nin Alevisi olanlar, Hızır Paşa’nın yolundan yürüyenlerdir!
AKP iktidarının Alevi toplumu içinde yarattığı işbirlikçiler, Alevilik ve Aleviler adına konuşmazlar. Bunların kendilerini Alevilerin temsilcisi olarak gösterme sahtekârlıklarını teşhir edelim, maskelerini düşürelim, gerçek yüzlerini açığa çıkaralım!

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler