AABK EŞİT BAŞKANI HÜSEYİN MAT:HASSASİYET VE ALEVİLER!
Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanlığı seçiminde kimi cumhurbaşkanı adayı göstereceği aylardır tartışılıyor. “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi” konusunda uzlaşan 6 siyasi partinin lideri arasında cumhurbaşkanı adayı olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun ismi öne çıkıyor. Fakat altılı masa etrafından bir araya gelen partileriden bazıları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun Alevi kimliğinden dolayı kazanamayacağını siyasetin kendine has diliyle sık sık gündeme getirerek, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına üstü kapalı bir şekilde itiraz ediyorlar.
Bu tür söylem ve tutumları sergileyen siyasi akımlara yakın duran toplumsal kesimlerde, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına Alevi kimliğinden dolayı itiraz ediyorlar. Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itiraz edenler yalnızca seriatcı, ırkçı, muhafazakar, milliyetçi kesimler, tarikat ve cemaatleri değil, bunlarla birlikte kendilerini Atatürkçü, Kemalist, cumhuriyetçi, laik, sosyal demokrat, çağdaş olarak gören, gösteren kesimlerin bır kısmıda aynı gerekçeler ile Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itiraz ediyorlar.
Bu ırkçı-ayrımcı ve ötekleştirici anlayışa Aleviler çok tepkili. Öfke ve tepki güçlü bir karşı duruşa dönüşmüş durumda. Alevi toplumu içindeki öfekeyi, tepkiyi ve karşı duruşu AABK Eşit Başkanı ve AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat, ” Hassasiyet ve Aleviler” başlığıyla kaleme aldığı yazısında birçok yönüyle dile getirmiş.
AABK Eşit Başkanı ve AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat, ırkçı-ayrımcı ve ötekleştirici anlayışı bayraklaştırarak Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkanlara, Alevilerinde çok önemli hassasiyetlerinin olduğunu ‘‘Açıkça ifade etmek gerekir ki, sırf Alevi kimliğinden dolayı, bir Alevi aday gösterilemez zihniyeti hakim olursa, Aleviler de kendi hassasiyetini ortaya koyar. O zaman da kimi seçerlerse gitsin seçsinler‘‘ diyerek hatırlatıyor.
”Türkiye son dönemlerin en kritik seçimine doğru hızlı adımlarla gidiyor. Hem cumhurbaşkanı hem de milletvekilleri seçilecek. Partiler seçimi kazanmak için ittifaklar kurdu” diyen Mat, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin kalmem aldığı değerlendirme ve Alevilerin tutumlarını dile getiren yazısının devamında, şu ifadeleri kullanmış:
‘‘Doğal olarak seçimi kazanabilmek amacıyla partiler bir biri ardına açıklamalarını yapıyorlar. Yapılan açıklamalarda en çok öne çıkan konu ise toplumsal hassasiyetler. Bu kapsamda:
1- Muhafazakar
Muhafazakarın oyunu almak amacıyla türban yine gündeme geldi. Çünkü muhafazakarın hassasiyeti önemli. Muhafazakarın oyunu alamayan kazanamaz.
2- Tarikat ve Cemaatler
Tarikat ve Cemaatlerin hassasiyeti de muhafazakarın hassasiyeti kadar önemli. Bu kesimlerin gönlü hoş edilmezse seçim kazanılmaz. Tarikat ve Cemaatlerin oyunu almak amacıyla siyaset kurumu “Aileyi güçlendirme ve koruma’ gerekçesiyle Anayasa’nın 41’inci maddesinde değişiklik önerdi.
3- Kürtler
En kritik konumda olan ise Kürtlerin oyu. Kürtlerin oyunu alamayan ne cumhurbaşkanı olabilir ne de mecliste çoğunluğu alması mümkün. Bu gerçekten yola çıkan siyaset kurumunun Kürtlerin oyunu alabilmek amacıyla her seçimde olduğu gibi, bu seçimde de bir takım çıkışlarını göreceğiz. Kısacası, Kürtlerin hassasiyeti üzerinden politikalar geliştirileceği öngörülüyor.
4- Aleviler
Peki Alevilerin hassasiyeti?
Kimse Alevilerin hassasiyetini ne görüyor, ne değerlendiriyor, ne de hesaba katıyor. Nasılsa Alevilerin büyük çoğunluğunun tercihi belli. Alevilerin sanki inanç kimliği ile ilgili talepleri, beklentileri, hassasiyetleri yokmuş gibi “oyları çantada keklik” anlayışıyla bir davranış biçimi ortaya konulmaya devam ediliyor.
100 yıllık Türkiye Cumhuriyet tarihinde seçilen cumhurbaşkanı ya da başbakanlara Aleviler dönüp birgül bile bunlar Aevi değil, bunlar sünni demediler. Çünkü siyaset kurumunda belirleyici olması gereken kişinin etnik ya da inanç kimliği değil, vasıfları, vicdanı ve dürüstlüğü kapsamında değerlendirdiler.
Yine 100 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk defa bir Alevinin ismi cumhurbaşkanlığında geçiyor. Bu durum karşısında ciddi bir rahatsızlığın ortaya çıktığını görebiliyoruz. Alevilerin yıllarca sırtında taşıdığı özelikle bazı kesimlerin rahatsızlığını görmenin de talihsizliğini yaşıyoruz.
Hadi seriatcıları, ırkçıları tanıyoruz. Muhafazakar, milliyetçi, tarikat ve cemaatleri biliyoruz. Sözüm ona kendini Atatürkçü, Kemalist, cumhuriyetçi, laik, sosyal demokrat, evrensel medeniyetten yana olduğu iddiasında olanlar, size ne oluyor? Yıllarca sorgusuz, sualsiz sizi sırtında taşıyan Alevilere laik gördüğünüz bu mu?
İsmi cumhurbaşkanı aday adayları içerisinde geçen, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu sırf Alevi olduğu için seçilemez ya da şansı en az diyenlere şunu söylemek istiyoruz. Alevi olmak bu kadar sorunlu ise, toplayın tüm Alevileri paketleyin ve sınır dışı edin, siz de, biz de kurtulalım.
Sayın Kılıçdaroğlu sahip olduğu vasıflarıyla, yetenekleriyle, becerileriyle, tecrübesiyle yeterli bulunmuyorsa bunu çıkın Alevileri ikna edecek bir şekilde anlatın. Ya da Kılıçdaroğlu’nun geçmişinde açıklayamayacağı veya hesap veremeyeceği bir yükü varsa bunu açıklayın.
Ama sırf Alevi olması nedeniyle cumhurbaşkanı olamaz diyorsanız, kusura bakmayın bu aşamadan sora Alevilerin de hassasiyeti öne çıkar. Peki Alevilerin oyunu alamayan cumhurbaşkanı olabilir mi ya da mecliste çoğunluğu alabilir mi?
Alevilerin bugünden itibaren kaybedeceği çok şeyi yok. Zaten cumhuriyet tarihinde başımıza her türlü bela geldi. Katledildik, asimilasyon politikalarına maruz kaldık, dışlandık, hakaretlere uğradık. Ne kamuda ne de özel sektörde Alevi gençleri iş bulamıyor. Bir vali’yi bırakın bir genel müdür bile yok Alevilerde. AKP yine seçilirse ne olur? Bir canımız var onu da alırlar. Ama Türkiye çok şeyi kaybeder.
Açıkça ifade etmek gerekir ki, sırf Alevi kimliğinden dolayı, bir Alevi aday gösterilemez zihniyeti hakim olursa, Aleviler de kendi hassasiyetini ortaya koyar. O zaman da kimi seçerlerse gitsin seçsinler.
Unutulmasın ki; tüm toplumsal kesimlerde olduğu gibi, bizim de hassasiyetlerimiz var ve bu da hesaba katılmalıdır. Alevilerin oyuna ihtiyacınız yoksa ona göre hareket edersiniz.
Takdir sizin…
Gerçeğin demine hüü…
Aşk ile.”


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler