Alevi Niyazındaki Kemâlât
-Mustafa Sazcı-
Alevi-Bektaşi yolu, öylesine sırlı ve de deruni yönü fazla ki bunu ciddi bir emekle dokunmuş kaneviçeye benzetmek mümkün. O kadar sık dokunmuş ki o işin ehli olmayan kişi yalnızca bütününe bakarak övgü düzer ancak işin ehli iğnenin nereden girip çıktığına, motifine veya o bütüne uymayan en ufak ayrıntıya kadar ayırt eder.
İşte Alevi-Bektaşi yoluda öyle iğne misali her girdiği yere bir iz bırakmıştır. Bu nedenle genel hatlarıyla yola hakim olursak bugün yaşamımızdaki her ifadede aslında yolun aktardığı o deruni anlamı görebiliyoruz. Bunlardan biri de cem içinde gülbenk ve nefeslerin sonunda yapılan niyazdır.
Niyaz her ocaktan ocağa değişebilir ancak benim genel ve kendi ocağımız da gördüğüm figür şudur: Gülbenk veya nefes okunduktan sonra ilk önce el dudaklara götürülür, ardından niyaz edilen o el başa dokundurulur ve sonrasında gönül kabesinde konumlandırılırdı.
Bu niyaz meselesini ortaokul yıllarında dedeme sorduğumda verdiği cevap yine beni etkiledi:
“Oğlum biz bu niyazı yaparken şunu deriz: Niyazım olsun aklı ile gönlünü birleyenlere.”
Bir başka soruya verdiği cevap ile bunu açmak gerekirse şöyle de söyleyebiliriz: “Niyazımız olsun; akıl tası ile gönül tasını denkleyenlere.”
İşte gönlü ile aklını birleyenler Hakikat kapısına gelmiş erenlerdir. Dedemin söylediğine göre:
“İnsan aklı ancak zahiri olanı, eşyayı algılar ve anlar; insanın gönlü, canı, ruhu ise batîni olanı yani mahlukat gözüyle görülemeyeni algılar ve anlar. Zahirî tas ile bâtınî tas dolmadan “hakikate” erilemez. Yalnızca bilgi kişiyi hakikate, kemalete eriştirmez aynı zamanda iyi bir insanda yapmaz. İnsanı iyi insan yapacak, kemalete ve hakikate eriştirecek olan şey (varından var olduğu) cümle aleme (kâinata, varlığa) duyduğu aşktır. Hakk aşkına yanan Hakikate erer.
Yanmayı göze almayan, hakikate ulaşamaz.
Nasıl ki hamur piştikten sonra kutsallaşıyor; yerde görüldümü niyaz edip yükseğe koyuluyor.
Ademoğlu’da bir üstazın ocağında pişince mahlukluktan, kamil insanlığa erişir.”
Aşk ile…
Mustafa Sazcı
Fotoğraf: Pir Xeli Mirali (Halil Baba)

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler