YURT- GURBET-ÖLÜM
“Üzerinde yaşadığınız toprağın altında ölüleriniz yatmıyorsa orası sizin yurdunuz değildir…”
Gabriel García Márquez
Yüzyıllık Yalnızlık Romanında böyle yazmış…
*
“Şu yüce dağları duman kaplamış,
Yine mi gurbetten kara haber var,
Seher vakti burda kimler ağlamış,
Çimenler üstünde göz yaşları var…”
Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın bu Sözleri de
Ali Ekber Çiçek’in Sazından yüreğimize iner…
*
SEBAHAT’ımızın
zamansız, ani
“Hakka Yürüdüğü Kara Haberi”
Köln’den yayıldı Ailemizin birçok ülkede yaşayan fertlerine…
Türkiye’den O ağıdı dinleye dinleye geldim Köln’e ben de.
“Yine mi gurbetten kara haber var…”
Sahi,
Gurbetimiz neresi
Sılamız neresi…?
Ya Yurdumuz…?
Her ailedeki her ölüm,
o aileye yeni birşey öğretir.
SEBAHAT’ımızın
bugün bize öğrettiği gibi…
Ailemizin, Koçgiri-Cogi Baba köyünden başlayan 70 yıllık göç hikayesinde bugün bir “İlkimiz” gerçekleşti…
SEBAHAT’ımızı
bugün Köln’de toprağa verdik…
Almanya’da toprağa verdiğimiz ilk Canımız oldu…
Anladık ki,
“Gurbet” kavramı değişiyor gayrı…
Anladık ki,
Bugünden itibaren üzerinde yaşadığımız toprağın altından ölülerimiz de yatıyor gayrı…
SEBAHAT bize öğretti ki,
“Yurt” kavramı da değişkendir…
Göçmen için ayrı, Göçmen kökenliler için ayrıdır gayrı…
Kara haber de, karahaberdir…
Hangi “Gurbetten” gelirse gelsin,
acıdır, ağıttır, yaslıdır…
Toprağa düşen her Can,
yaslı, ağıtlı, acılı bırakır ardından kalanları…
Yurdu neresi olursa olsun…
SEBAHAT’ın
bizleri bıraktığı gibi…
Acılı, ağıtlı, yaslı…
“BUSE”mız de
öylece bakakaldı Anasının Mezarına…
Gözümün önündeki kalan son kare:
BUSE’nin
kucağındaki laleleri
tek tek koklayarak,
tek tek öperek,
tek tek Anasına sunması…
“Hüzün-Huşu” içinde,
kendi kokusunu, yüreğini laleler aracılığıyla
Anasının toprağına, Anasına sunmasıydı…
Hangi Ana,
kuzusunun kokusuna doyarak göçmüş ki…
Hangi Kuzu,
Anasının kokusuna doyarak geride kalmış ki…
SEBAHAT’ımız ve BUSE’miz de öyle…
*
Gönlümüz gam alır böyle günlerde,
Önüme çektiler bir siyah perde,
Yar senin aşkınla tutuldum derde,
Yine mi gurbetten kara haber var…
*
Gamlı yaslı bu günlerimizde, bizleri, arayan, soran, gelen Dostlarımıza
Eyvallah…
Necati Şahin
(Köln, 5.5.2023)

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler