Çar. Nis 29th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ABF 11. Olağan Seçimli Genel Kurulu’da Alevilere Seslendi: “Alevilerin Olmadığı Bir Süreç Barış Süreci Olmaz!” 

Haber Merkezi – Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) 11. Olağan Seçimli Genel Kurulu dün Ankara Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde başladı. Genel kurulua ABF bileşenlerinin, Alevi kurum temsilcilerinin, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP Milletvekili Süleyman Bülbül, Emek, kadın ve gençlik örgütlerinden, siyasi partilerden ve çok saydan demokratik kitle örgütünden temsilcileri katıld. 

Alevilerin özgür olmadığı bir süreç barış süreci olur mu? 

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) 11. Olağan Seçimli Genel Kurulu’da yaptığı konuşmada, Alevilerin barış süreciyle ilgili kaygı duymamaları gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: 

“Alevi canlar merak etmesinler. Kesinlikle onların olmadığı bir süreç olmayacak. Bakın biz İmralı Adası’ndayken dört saat kaldık. Orada Sayın Öcalan’a ‘Aleviler bu sürecin neresindedir?’ diye sorulduğunda aynen şöyle söylemişti, ‘Aleviler tam da bu işin ortasındadır. Aleviler tam da bu işin kalbidir’ dedi. Şimdi gerçekten Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının tartışılmadığı, masada olmadığı, Alevilerin özgür olmadığı bir süreç barış süreci olur mu? Böyle bir süreçle toplumsal barışımızı sağlayabilir miyiz? 

Bazıları zannediyor ki bu süreçte sadece Kürtlerin kimlik hakları, demokratik hakları konuşuluyor. Emekçilerin hakları konuşulmuyor. Alevilerin eşit yurttaşlık hakları konuşulmuyor. Yok sayılan, katledilen kadınların özgürlüğü konuşulmuyor gibi yalan yanlış algılarla bu süreç biraz sabote edilmeye çalışılıyor. Bu soruyu bizim kendi tabanımız da soruyor. Vallahi bu muhatabı biz yaratmadık. 22 yıldır oy veren Türkiye halkları karşımıza bir muhatap çıkardı. Keşke karşımızda ve bizi daha iyi anlayan, bu meseleyi samimiyetle çözmek isteyen bir yönetim olsaydı. 

Şimdi biz de yanı başımız kan gölü içerisindeyken, çatışma ve savaş içerisindeyken ‘hele bu süreci biraz erteleyelim, 5-10 yıl sonra bir başka yönetim geldiği zaman konuşalım’ demeye gerçekten hakkımız var mı? İnsanlar katlediliyor. Suriye’de Aleviler göçertiliyor, kimliksizleştiriliyor, malına, canına el konuluyor. Cezaevleri devrimci, sosyalist, Kürt, aktivistlerle, siyasetçilerle dolu. Ağzını açanın tutuklandığı, dava açıldığı, gözaltına alındığı, gittikçe körleşen, demokrasiden uzaklaşan, ekonomik adaletin olmadığı bir süreçte bu kapının aralanmasına büyük bir değer ve anlam yüklemek lazım. 

DEM Parti’de Aleviler diğer halklar ve inançlar gibi bir bileşen değildir, DEM Parti’nin aslıdır

Aleviler neresindedir?  Hüseyin Başkan söyledi, Aleviler tam masanın kendisindedir. DEM Parti’de Aleviler diğer halklar ve inançlar gibi bir bileşen değildir, DEM Parti’nin aslıdır, kendisidir. Dolayısıyla o masada sadece Kürtler yok; Aleviler, halklar, inançlar, emekçiler, ezilenler, hakkı hukuku yok sayılan herkes vardır. Bu konuda kaygılanmak yerine, kamuoyundaki yalan yanlış tartışmalardan beslenmek yerine bu işi yürütenlerin söylediklerine kulak vermek gerekiyor. 

Alevi’nin kimliği anayasal güvence altına alınacak

Barış Alevisiz olur mu? Alevinin cemevleri ibadethane olarak resmi statü kazanmazsa barış olur mu? Alevi katliamlarıyla yüzleşilmeden toplumsal barış sağlanabilir mi? Dolayısıyla rahat olalım. Bu süreç hepimizindir. Bu süreç hepimizin hakları için yürüyor. Bu sürecin başarıya ulaşması halinde de hepimiz demokratik haklarımızla karşılaşacağız. Alevi’nin kimliği anayasal güvence altına alınacak, demokratik, laik, özgürlükçü bir ülkede hep birlikte yaşayacağız. 

Bu süreci farklı şekilde yorumlamak yerine, en başta Aleviler bu sürece destek vermelidir. Bu kargaşa, çatışma, savaş ikliminde üç yıl, beş yıl, on yıl bekleyecek halimiz yok. Başlamış bir süreç var, değerlidir, kıymetlidir. Bu süreci başlatan aktör, Öcalan’ın kendisi, ‘Aleviler bu işin merkezindedir, Aleviler olmadan bu barış, barış olmaz. Alevilerin eşit haklarının tanınmadığı bir demokrasi değil, başka bir şey de olmaz’ diyor. Lütfen tereddütle yaklaşmayalım.

Alevi’nin olmadığı, sadece Kürtlerin masada olduğu bir süreçte emin olun hepimizin eli zayıf olur.

Bu toplumun, bu coğrafyanın en fazla katledilen, mağdur edilen inançları ve halkları olarak, emekçileri ve ezilenleri olarak her zamankinden daha fazla bir arada durmak, bir sürece mesafeli yaklaşanları da ikna edip toplumsal bir basınç oluşturmak zorundayız. Alevi’nin olmadığı, sadece Kürtlerin masada olduğu bir süreçte emin olun hepimizin eli zayıf olur. Bu konuda kaygılanmamıza gerek yok. Gerçek barış, Aleviler ve toplumun tüm kesimlerinin kendini eşit yurttaş hissettiği ve kabul edildiği bir zeminde mümkündür. Eşitlik olmadan barış olmayacak, Alevi olmadan barış olmayacak. Alevi canlarının bugüne kadar canları çok yandı. Bu nedenle bu sürece destek vermelerini talep ediyorum.” 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir