Alevi Gençliği Tehlikede: Menzil Tarikatı Avusturya’da Asimilasyon Tuzağı Kuruyor
⌈Hasan Subaşı⌉
Alevi toplumu için en temel yol ilkelerinden biri; inancına, kimliğine, yola verdiği ikrara ve kadim değerlerine sahip çıkmaktır. Bugün bu ilkenin gereği olarak bir kez daha uyanık olmak zorundayız. Avusturya’da faaliyet gösteren Menzil tarikatı, Alevi çocukları, gençleri ve kadınları sistematik biçimde hedef alarak onları inançlarından koparabilmek için sinsi ve etkili bir asimilasyon çalışması yürütüyor. Aleviliği “sapkın bir akım” olarak gösterme anlamı taşıyan kavramları kullanan Menzilciler, gerçekle ilgisi olmayan anlatımlarla ve uydurma kavramlarla Alevi gençlerini asimile ederek Alevilikten koparıp “Sünnîliğin” yapısına entegre etmeye çalışıyor. Bu durum sadece bireysel dönüşümler yaratmıyor; toplumsal belleğimizi, yolumuzu, inancımızı ve geleceğimizi tehdit ediyor. Asimilasyon girişimlerine karşı mücadele, Alevi olmanın temel bir sorumluluğudur. Menzil tarikatının asimilasyon şebekelerine karşı, bu sorumluluk bilincini kuşanarak mücadele edelim!
Maneviyat Adı Altında Sürdürülen Asimilasyon
Avusturya’nın Viyana, Graz, Linz, St. Pölten, Innsbruck ve Salzburg gibi pek çok kentinde aktif olan Menzil bağlantılı dini yapılar, sohbet ve maneviyat toplantıları düzenleyerek özellikle Alevi gençlere ulaşıyor. İlk temaslarda Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve Kerbela gibi Alevilik için kutsal olan kavramlar ve değerler üzerinden yakınlık kuruluyor. Ancak süreç ilerledikçe sohbet içerikleri değişiyor ve Aleviliğin “eksik bir tarikat” olduğu öne sürülerek gençler inançsal, ruhsal ve psikolojik bir dönüşüme maruz bırakılıyor.
Alevi Gençlerine Sünni Uygulamalar Dayatılıyor
Menzil çevresi tarafından yürütülen bu faaliyetlerde, Alevi gençlere cuma namazı, Ramazan orucu, başörtüsü ve cemaat sadakati gibi Sünni İslami uygulamaların “hakikate ulaşmak” için şart olduğu düşüncesi aktarılıyor. Ailelerin bilgisi dışında düzenlenen zikir halkaları, Kur’an kursları ve “manevi eğitim programları” ile gençler adım adım Alevilikten ve kimliklerinden uzaklaştırılıyor.
Sessizlik Değil, Direnç Zamanı
Alevi aileler, kurumlar ve toplumun bütün dinamikleri bu sessiz fakat derin asimilasyon sürecine karşı etkili bir şekilde harekete geçmelidir. Her ana baba çocuğunu mutlaka Alevilik derslerine göndermeli, Cemlere katılmasını sağlamalı ve Alevi gençlik örgütlerine katılmalarını teşvik etmelidir.
Bu tür yapılara karşı yürütülecek mücadele yalnızca bir inanç savunusu değil; bununla birlikte aynı zamanda tüm toplumsal değerlerimizi, gençlerimizi, kültürümüzü, kimliğimizi, toplumsal ve inançsal birliğimizi koruma savunusudur.
Alevilik, “eksik bir tarikat” değil; Pir ile Talip arasındaki ikrar bağı üzerine kurulmuş olan bir yol ve inançtır. Başta aileler olmak üzere Alevi kurumları, Ana ve Dedelerimiz bu Alevi yol gerçeğini gençlerimize döne döne anlatmalıdır!
Alevi Kurumlarına Çağrı
Bugün gençlerimizi, çocuklarımızı ve kadınlarımızı bu tür yapıların etkisinden korumak, onların Alevi inancı ve kimliğiyle onurlu bir geleceğe yürümelerini sağlamak tüm Alevi kurumlarının tarihsel görevi ve sorumluluğudur. Asimilasyona karşı susmak, yolun değerlerini terk etmek demektir. Alevi toplumu bu tehdidi görmeli, gençliğini korumak için örgütlü ve kararlı adımlar atmalıdır.
Kaynak: Welg Medya

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler