Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevilik: Hakikatin Yoludur

⌈Burhan Aslan⌉

“Yaratılmışa değil, yaratana bakarız.”
Bu söz, yalnızca bir inanç beyanı değil, bir varlık felsefesidir Alevilikte. Alevilik, görünene değil, görünmeyenin özüne bakar. Surete değil sirete; biçime değil manaya yönelir. Bu, bin yılların içinden süzülüp gelen bir hakikat yürüyüşüdür. Ozanların diliyle, erenlerin haliyle, halkın adaletiyle şekillenmiş bir yoldur.

Pir Sultan Abdal der ki:

> “Yol bir sürek binbir sırdır,
Her can bir sır taşır sırdır.
Sırrı bilmeyen ne bilsin,
Aşk ile geçen bu yardır.”

 

Alevilik, işte bu sırra talip olmaktır. O sır ki, varoluşun kendisidir. Alevi düşüncesinde “yaratılmış” geçici olandır; değişir, dönüşür, çöker. Ama “yaratan” dediğimiz öz, her şeyde tecelli edendir. O yüzden biz yaratılmış suretlerde takılı kalmayız; varlıkta tecelli eden birliğe, Hakk’a, hakikate bakarız.

Alevilik Bir İnanç Değil, Bir Bilgelik Yoludur

Alevilik ne sıradan bir din ne de dogmalara bağlı bir ibadet sistemidir. O bir yoldur: Hakikate yürüyenlerin, kendi varlığında Hakk’ı arayanların yolu. “Enel Hak” diyen Hallâc-ı Mansûr’un, “Benliğini yola kurban etmedikçe eremezsin” diyen Hünkâr Hacı Bektaş’ın, “Aşk ile yürüyen yorulmaz” diyen Pir Sultan’ın yoludur bu.

Bu yol, insanı kutsar; ama körü körüne değil. Bilgiyle, irfanla, tefekkürle. Alevi öğretisinde kişi önce kendini bilmeli:

> “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.”
diyen Hacı Bektaş Veli, bunu boşuna söylememiştir.

 

Bilim, Aleviliğin Yolu Üzerine Işık Tutar

Alevilik “bilimle, hakikatle, halkla” yürür. Evrimi, doğayı, insanın gelişimini inkâr eden bir yol değildir bu. Tam tersine, her canlının içindeki devinimi, oluşu, dönüşümü kutsayan bir anlayıştır. Doğa bizim kitabımızdır; taşta, ağaçta, yıldızda ve insanda okuruz o kitabı.

> “Ben dağların dumanıyım
Yel estikçe savrulurum
Aşk odunda pişmeyenler
Ne bilsin ben ne pişiririm”
(Âşık Daimî)

 

Dedelik, Yolun Hizmetidir; Makam Değil, Yükümlülüktür

Engin’in konuşmasında değindiği gibi, dedelik bir üstünlük değil, bir hizmettir. Dede halkın önünde değil, halkla beraberdir. Elini halktan çeken, bilgisini gençle paylaşmayan, yolun dilini bugünün diliyle anlatamayan kişi, yoldan düşer. Alevilikte düşkünlük, sadece bireysel hata değil, halktan kopuşun adıdır.

> “El elden üstündür deme,
Halktan ayrı düşen harap olur.”
(Kaygusuz Abdal)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir