Bana Müsahibini Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim
⌈Haşim Aslan⌉
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, kurulduğu günden bu yana büyük tartışmaların odağında. Kimileri bunu bir “kamusal tanınma” adımı olarak sunarken, bizler bunun bir asimilasyon kurumu olduğunu en başından beri söyledik. Şimdi gelinen noktada, bu yapının başına kimlerin getirildiğine baktığımızda, ne demek istediğimiz çok daha net anlaşılıyor.
Bugün bu kurumun başındaki isim Esma Ersin. Kendisi bir dönem İzzettin Doğan’ın “tedrisatından” geçmiş, Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı’nın başkan yardımcılığını yürütmüş, 2018’de AKP’den milletvekili aday adayı olmuş bir isim. 2022 yılında ekran karşısında büyük bir gururla Alevi-Bektaşi Başkanlığı’nın kurulacağını müjdeleyen de yine kendisiydi.
Kendisine ve onun temsil ettiği çizgiye birkaç soru sormak istiyorum:
Birincisi; bir Sivaslı Alevi olmasına rağmen, Madımak Katliamı sanıklarını aday yapan bir partiyle çalışmayı nasıl bir onurla açıklıyor? Hangi vicdanla, hangi inançla?
İkincisi; Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı’nın bir dönem Fetullah Gülen’le iş tutup, gelen tepkiler sonrası bu projeden vazgeçmesini nasıl açıklıyor? Bu yüzle hâlâ Alevilik üzerine konuşabiliyor olmak, toplumun aklıyla alay etmek değil midir?
Üçüncüsü; hocası İzzettin Doğan’ın, hem Fetullah Gülen’le hem Recep Tayyip Erdoğan’la hem de başka pek çok siyasal İslamcı figürle verdiği pozlar ortadayken, Alevilere “bu hükümet sizin için iyilik yapıyor” diyebilmek neyin tezahürüdür? Saflık mı, çıkar mı?
Dördüncüsü; ülkücü gelenekten gelen kadrolarla çalışmakta beis görmeyen bir anlayış, Alevi gençliğine hangi hakikatleri sunabilir? Bugün o kurumda Turancılıkla poz veren gençlerin görüntülerini hepimiz izledik. Bunu da mı inkâr edeceksiniz?
Ve son olarak: İzzettin Doğan’ın Tansu Çiller’le, Mehmet Ağar’la ve o dönemin derin yapılarıyla olan ilişkilerine ne diyorsunuz? Hangi akıl ve vicdan bu ilişkileri Aleviliğe hizmet olarak değerlendirebilir?
Alevilik, kökü derinlerde olan bir inanç ve direniş geleneğidir. Ne devletin memurlarıyla, ne de çıkar çeteleriyle aynı sofraya oturur. Aleviliği siyasetin arka bahçesi haline getirmeye çalışanlar, sadece kendilerini rezil ederler. Çünkü bu halk, kimin kim olduğunu çok iyi bilir.
İtaat ettiğiniz düzen, atalarımızı katledenlerin düzenidir. Ve siz, cepleri kalbinden büyük olanlarsınız. Biz sizi tanıyoruz. Ve unutmayın: Yüzünüz ne kadar gülse de, tarih sizi o “müsahip” seçtiklerinizle birlikte yazacak.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler