Cum. Tem 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

”Gün Tutuşur, Canım, Gece Tutuşur, Yangınlarda Canlar Tutuşur…”

⌈Recai Doğan⌉

Tutuşan canların bedenleri toprakla buluşalı tam 33 yıl olmuş.

33 kış kez karlar yağmış mezarlarının üzerine.

33 yaz geçmiş…

33 bahar gelmiş, çiçekler açmış.

33 kez anmalar yapılmış, hatırlamalar,
hatırlatmalar…

Duymayan kalmadı. Acıları hissetmeyen, yaşananları bilmeyen kalmadı.

Herkes duydu. Herkes gördü. Herkes bildi.

Kararlar alındı. Kanunlar yapıldı. Sözler verildi.

Ama yaşanan acıları, yitirilen canları duymayan, görmeyen, söyleyecek tek bir sözü olmayan bir şey kaldı geriye,

Adalet…

Sivas’ın üzerinden 33 yıl geçti.

Tam 33 yıl…

1993’te yaşanan katliamın ardından 124 sanıklı dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 24 Ekim 1993 tarihinde başladı.

33 sanık hakkında idam cezası istendi.

Sonuçta idam cezaları müebbet hapse çevrildi.
Sonra zaman geçti…

Sanıkların bir bölümü çeşitli düzenlemeler ve aflarla teker teker serbest bırakıldı.

Birçok sanık ise hiç yakalanmadı ya da yakalanmak için yeterince çaba gösterilmedi.

Ve sonunda, yakalanmayan sanıklar hakkında 2023 yılında zamanaşımı uygulanarak dava düşürüldü.

Recep Tayyip Erdoğan, Sivas Davası’nın zaman aşımına uğraması sonrasında ilk olarak “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun. Diyerek memnuniyetini belirtmiştir..

Oysa biz, 33 yıldır aynı soruyu soruyoruz.

Bu ülkede adalet ne zaman gerçekten yerini bulacak?

2002 yılında seçimler yapıldı.

AKP, bir elinde Kur’an, diğer elinde demokrasi, adalet, özgürlük ve Avrupa Birliği vaatleriyle iktidara geldi.

Avrupa Birliği kriterleri denildi. Uyum denildi. Eşitlik denildi. Adalet denildi. Bağımsız yargı denildi. İnsan hakları denildi. Kadın hakları denildi.

İstanbul Sözleşmesi’nin altına imza atıldı.

Türkiye’nin demokratikleşeceği, hukukun üstünlüğünün güçleneceği, insan haklarının güvence altına alınacağı söylendi.

Biz de sorduk?

Peki Sivas?

Madımak’ta yakılan 33 can ne olacaktı?

33 yıldır adalet bekleyen aileler ne olacaktı?

Ve bugün, 33 yılın sonunda hâlâ aynı yerde duruyoruz.

Ateşin düştüğü yerde…

Madımak’ın karanlığında…

Yitirdiğimiz canların hatırasında…

Ve adaletin henüz tamamlanmamış cümlesinin başında…

Kuytu bir köşede bir çiçek küstü,
Döktü yaprağını, boynunu büktü…

Şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz,
Güllerim yandı, yüreğim dayanmaz…

Sivas’ın üzerinde hâlâ bir duman var.

Bu dumanın kokusu Avrupa’dan hissediliyor.

Çünkü Sivas, yalnızca Sivas’ta yaşanmadı.

Sivas’ın ateşi, sınırları aştı. Avrupaya ulaştı. Berlin’e ulaştı. Dünya’nın dört bir yanına ulaştı.

Sivas Kerbela oldu.

Bir damla su yoktu o ateşi söndürmeye…

33 yıl geçti.

Ama o ateş hâlâ sönmedi.

Çünkü Sivas’ta yanan yalnızca 33 can değildi.

İnsanlık yandı. Adalet yandı. Vicdan yandı.

Ve biz, 33 yıldır o yangının başında bekliyoruz.

Alevi toplumu olarak acımızı unutmadık. Unutturmadık.

Alevi kurumlarımız, demokratik kitle örgütlerimiz, aydınlarımız, sanatçılarımız ve demokrasi güçlerimizle Sivas’ın acısını diri tutmaya devam ediyoruz.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ve ona bağlı kurumlarımız, kitlesel örgütlülükler ve anmalar düzenleyerek Sivas’ın hafızasını yaşatıyor, acımızı sahipleniyor, sahiplenmenin unutmaya karşı en güçlü direnç olduğuna inanıyor.

Çünkü biliyoruz ki unutmak, ikinci bir ölümdür.

Bizim sorumluluğumuz yalnızca anmak değildir.

Bizim sorumluluğumuz sormaktır.

Sorgulamaktır. Hesap sormaktır. Adalet istemektir.

Herkes, üzerine düşen sorumluluğun bilinciyle bu insanlık dışı katliamın takipçisi olmak zorundadır.

Sivas davasının takipçisi olmak, yalnızca Alevilerin değil, insan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan herkesin sorumluluğudur.

Biz soracağız. Biz sorgulayacağız. Biz kamuoyu oluşturacağız.

Çünkü adalet, unutulduğu gün kaybedilir.
Bizim mücadelemiz yalnızca Türkiye’de yaşayanlarla sınırlı değildir.

Avrupa’da yaşayan Aleviler olarak, yaşadığımız ülkelerin hukukunu, siyasetini ve kamuoyunu da bu davanın gerçekleriyle buluşturmak zorundayız.

Bizi tanımayanlar bizi tanıdıkça, yaşadığımız acıyı bilmeyenler yaşadığımız acıyı öğrendikçe, Sivas’ın ne olduğunu anlayacaklardır.

Alman hukuku, Alman siyaseti, Alman kamuoyu…

Sivas’ı ne kadar bilir, Sivas’ta ne yaşandığını ne kadar anlarsa, Sivas davasına bakışları da o kadar değişecektir.

Bizim Avrupa’daki mücadelemizin bir boyutu da budur.

Sivas’ı anlatmak…

Sivas’ı unutturmamak…

Sivas’ın adalet arayışını Avrupa’nın vicdanına taşımak…

Çünkü biz biliyoruz,

Bir yerde adalet yoksa, o adaletsizlik yalnızca orada kalmaz.

Bir insanın acısı duyulmazsa, insanlığın vicdanı eksilir.

Ve biz, 33 yıldır eksilen o vicdanı yeniden ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz.

Her başlangıcın bir sonu vardır.

Ama bazı acıların sonu yoktur.

Bazı yaralar zamanla kapanmaz. Bazı ateşler yıllar geçse de sönmez. Bazı isimler hafızalardan silinmez.

Sivas da öyle…

33 yıl geçti.

33 kış, 33 yaz, 33 bahar…

Karlar yağdı mezarlarının üzerine. Çiçekler açtı. Yıllar birbirini kovaladı.

Ama biz unutmadık.
Unutmayacağız.

Çünkü biz biliyoruz ki unutmak, yalnızca geçmişten vazgeçmek değildir. Unutmak, geleceği de karanlığa bırakmaktır.

Biz Sivas’ı yalnızca anmak için değil, Sivas bir daha yaşanmasın diye hatırlıyoruz.

Biz yalnızca kaybettiklerimizin ardından ağıt yakmıyoruz, adalet yerini bulsun diye sesimizi yükseltiyoruz.

Biz yalnızca geçmişin hesabını sormuyoruz, çocuklarımıza, gençlerimize, gelecek kuşaklara daha adil, daha özgür, daha demokratik bir ülke bırakmak istiyoruz.

Sivas’ın dumanı hâlâ tüterken, Madımak’ın ateşi hâlâ yüreğimizdeyken, adalet henüz tamamlanmamış bir cümle olarak önümüzde dururken,

biz susmayacağız.

Soracağız. Sorgulayacağız. Unutmayacağız. Unutturmayacağız.

Çünkü adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen bir karar değildir.

Adalet, toplumun vicdanında yerini bulduğu gün gerçek anlamına kavuşur.

Ve biz, 33 yıldır o vicdanın sesini büyütüyoruz.

Bir gün…

Sivas’ın üzerinde yükselen duman dağılacak.
Madımak’ın karanlığı aydınlığa dönüşecek. Adalet, hakikat ve hukuk yeniden insanlığın ortak değeri olacak.

O gün geldiğinde, 2 Temmuz’da yitirdiğimiz 33 canın anısına söyleyeceğimiz tek bir söz kalacak.

Sizi unutmadık.

Sizi unutturmadık.

Ve adaletin peşini hiç bırakmadık.

Çünkü bazı canlar ölmez…

Onlar, bizim hafızamızda, vicdanımızda, inancımızda ve adalet mücadelemizde yaşamaya devam eder.

Sivas’ı unutmadık.

Unutmayacağız.

Unutturmayacağız.

Çünkü biz, adalet yerini buluncaya kadar Sivas’ın tanığı, takipçisi ve davacısı olmaya devam edeceğiz..

Aşk ile..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir