“ZEYTİNLİKLERİMİZ SATILIK DEĞİL, SAVUNULACAK MİRASTIR!”
⌈Recai Doğan⌉
“Zeytin ağaçları binlerce yıldır bu topraklarda barışın, bereketin ve direnişin simgesi oldu. Bugün, kökleriyle tarihimizi saran bu canlı miras, rant uğruna tehdit altında. Halkın sesine kulak tıkayanlar, zeytinliklerimizi maden şirketlerine nasıl ‘satılacak mal’ olarak görebilir?”
Sekiz bin yıllık geçmişe sahip olan, bu bereket ve barışın simgesi, yaşam kaynağımız, doğanın dengesi, ekolojik dengeyi sağlayan bu bereket ağacına nasıl dokunabilirsiniz?..
Sizler bu özelleştirmelerden belki toplu halde sizin ve çevrenizdeki dalkavuklarınızın ceplerini doldurursunuz… ya SONRA!? Bu para da bitecek, ne yiyeceksin!? Sabah kahvaltısında kızarmış ekmeğin üzerine kömür peynirini mi sürmeyi düşünüyorsun?
Kahvaltıların vazgeçilmezi, olmazsa olmazı zeytin ve çay… Bin yıllardır bizler bu şekilde beslendik. Müsaade ederlerse bin yıllar daha besleneceğiz!
Bursa’nın Gemlik’i,
Ege’nin incisi Ayvalık’ın “eşek zeytini”,
Trabzon’un hurması değil; Ordu’nun zeytini,
Gaziantep’in lezzet kokan bereketi. Baklava ve künefenin değişmez tadı.
Denizli’nin Çürüksu’sunun bulunmaz lezzet incisi,
Rize’nin saklı hazinesi lezzet bereketi…
Ya nasıl kıyarsınız bunlara?
Nasıl vazgeçersiniz bu tatlı zenginliklerden!?
Zeytinliklerimiz, “kalkınma” yalanıyla maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Peki kimin kalkınması bu? Köylünün mü? Yoksa ceplerini dolduranların mı? Halka sorulmadı! İmzalar atıldı, yasalar çiğnendi, doğa katledilecek diye ferman verildi. Ama unuttukları bir şey var: Bu toprakların sabrı da, öfkesi de sınırsızdır!
Zeytinliklerimiz, “kalkınma” yalanıyla maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Peki kimin kalkınması bu? Köylünün mü? Yoksa ceplerini dolduranların mı? Halka sorulmadı! İmzalar atıldı, yasalar çiğnendi, doğa katledilecek diye ferman verildi. Ama unuttukları bir şey var: Bu toprakların sabrı da, öfkesi de sınırsızdır!
Unutmayın! Bu güzelliklerin, zenginliğin sahibi bizler değiliz. Bizler bu değerleri bizden önce bu coğrafyalarda yaşamış, yaşatmış olan büyüklerimizden, bizden sonra gelenlere devretmek için ödünç aldık. Bunların sahibi ne bizleriz, ne de sizler! Bunları maden şirketlerine peşkeş çekmeye hiçbir hakkınız yok!
Her bir zeytin ağacı kesildiğinde, bir ailenin geçim kaynağı yok ediliyor. Her bir maden patlatmasıyla, suyumuz zehirleniyor, geleceğimiz karartılıyor. Buna sessiz kalmak, suça ortak olmaktır! Bugün Ayvalık’ta, yarın Muğla’da, sonra tüm Anadolu’da… Direnmekten başka şansımız yok!
Zeytin dalı barışı simgeler, ama halkın hakkı yenerse, o dal bir direniş bayrağına dönüşür! Bugün zeytinliklerimiz için, yarın tüm Anadolu için “Artık yeter!” diyoruz. Çünkü bu topraklarda umudu yeşerten de, öfkeyi büyüten de biziz! Peşkeş çekilen her karış toprakta hesap soracağız!
Direnişe davet:
#ZeytinimeDokunma
etiketiyle sosyal medyada ses verelim!
– Yerel direniş gruplarına destek olalım!
– Yetkililere mektup ve e-postalarla baskı yapalım!
Aşk ile.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler