Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Rıza Şehri: Gönül Birliği ve Rızalıkla Varlığını Koruyan Şehir

⌈Kenan Küçük⌉
Rıza Şehri’nin temeli taşla değil; rıza, gönül ve aşk ile örülür. Kapıları kilitle değil, gönülle açılır. Her can aynı halkada durur; ne üstünlük vardır ne ayrılık.
Rıza Şehri’nde can vardır, rızalık vardır; lokmanın büyüğü küçüğü olmaz. Ekenle yoğuran, pişirenle paylaşan, yiyenle hizmet eden arasında fark gözetilmez. Hizmet parayla ya da emirle değil, rızalıkla ve Hak aşkıyla yürür. Kiminin elinde kazma, kiminin elinde kaşık… Hepsi Hak için, karşılıksızdır. Lokmalar Hak lokmasıdır; kul hakkı ve gönül kırgınlığı bu kapıya uğramaz. Ünvan, tabelada değil; gönüllerde yazılır.
Rıza Şehri, gönül kırmayanların, kimseye dargınlık bırakmayanların, rızalıkla kapılarını açıp rızalıkla kapatanların şehridir. Burada zengin fakir, başkan üye, şehirli köylü, Avrupalı, yerli ayrımı yoktur. Her can, Hak huzurunda eşit, aynı halka içinde bir ve beraber durur.
Bu şehir, gönüllerin bir olduğu, lokmaların rızalıkla paylaşıldığı, vicdan terazisinde tartılıp adaletle dağıtıldığı canların yurdudur. Burada para rızanın ölçüsü değildir; makam, unvan, şöhret ile kapılar açılmaz. “Ben yaptım” diyerek gönül kıranların yeri yoktur. Hak kapısına adım atan, elini, dilini, belini temiz tutar; gönlünde yük bırakmadan ayrılır.
Rıza Şehri ne parayla kurulur, ne de başkanların adını tabelalara yazdırdığı binalarla inşa edilir. Gösterişle değil; Hak aşkıyla, karşılık beklemeden verilen hizmetle yükselir. Burada asıl değer, Hak lokması ve gönül hizmetidir.
Hizmetin büyüğü küçüğü, ocağın büyüğü küçüğü, başkanı üyesi olmaz. Bir bina yapılacaksa, bir hizmet yürütülecekse; emirle, maaşla değil; rızalıkla ve gönül birliğiyle olur. Her el Hak için taş taşır; her emek karşılıksız verilir.
Rıza Şehri’ni birkaç saatlik kalabalıklarla, sanatçıların ünüyle süsleyip genç kuşakların gözünde basit bir etkinliğe indirgemek, onu küçültür. Bu şehir, bir ömrü rızalıkla, birliği bozmadan sürdürenlerin şehridir.
Burada birlik, farklı düşüncelere rağmen tek beden, tek yürek olabilmekten geçer. Karşılık bekleyerek yapılan hizmet, gönül birliğini bozar; Rıza Şehri’nin itibarını yaralar, Yol’un özünü eksiltir.
Rıza Şehri’ni fon, dernek ya da vakıf işleyişine indirgemek; onu Yol’un özünü daraltan, hizmetin hakikatini küçülten bir anlayışa hapsetmek, bu gönül kapısına gölge düşürür. Rıza Şehri; Hak kapısından girenlerin, rızalıkla lokmasını bölüşenlerin, gönül kırmadan hizmet yürütenlerin, incitmeden incinenlerin şehridir.
Ne unvanla, ne parayla, ne de makamla… Sadece rızayla, sadece gönülle kurulur. Gönüller arasında barış tesis edilmeden, önyargılar terk edilmeden, bütün canlar eşit kabul edilmeden Rıza Şehri’nden söz edilemez.
Rıza Şehri, bir proje, tabela ya da bina değil; gönül kapılarının açık olduğu, Hak lokmasının paylaşıldığı, hizmetin karşılıksız yapıldığı manevi bir şehirdir. Onun adını sadece tanıtım aracı olarak kullanmak, derin anlamını yaralar.
Rıza Şehri, gösterişten uzak, Hak için rızayla inşa edilir. Kapısından giren, önce gönül sorgusundan geçer; gönülleri kazandıktan sonra, dilin sırrıyla ve gönül birliğiyle muhabbet Meydanında nefes alır. Bu şehirde kimse kimseye üstün değildir; yol kardeşliği ve can yoldaşlığı esastır. Her söz Hak için söylenir, her lokma Hak için bölünür, her adım rızalıkla atılır.
Rıza Şehri’nin özünü bozmadan, basitleştirmeden; hakikatini, değerini ve Yol’un sırlarını koruyarak, muhabbetin diliyle ve nefeslerle nesilden nesile taşımak hedeflenmelidir.
Aşk ile…
13.08.2025

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir