Haşim Arslan: Kemal Kılıçdaroğlu Hiçbir Zaman Alevilerin Umudu Ulmadı
Kemal Kılıçdaroğlu hiçbir zaman Kürt ve Kızılbaş olduğunu yüksek sesle dile getirmedi. Bilakis camiye gitmekten gocunmadı, cenaze namazına katılmaktan beis duymadı. Yanlış zamanda, yanlış yerde olup, Alevileri CHP’ye tekrar yönelten bir “karakter” oldu. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına onay verip hatasını anladığında da 450 km’lik bir “adalet” yürüyüşü yapması gerekti; aklı sonradan başına gelen Gandimiz’in.
Bütün bunlardan azade, 6’lı Masa gibi bir formülasyonla ve de merkez sağ partilere inanarak ütopik bir birlikteliğin mimarlığını üstlendi. Teorik olarak zekice olan planın birinci kusuru HDP’yi saf dışı bırakması, ikinci kusuru Zafer Partisi gibi ırkçılığın çukuru olan bir partiye birkaç gömlek fazla gelen vaatlerde bulunması ve üçüncüsü de Mansur Yavaş/Temel Karamollaoğlu gibi Alevi toplumunda ipliği pazara çıkmış şahıslara oy vermeye mecbur bırakmasıdır. (Ekmeleddin İhsanoğlu’nu saymıyorum bile. Bu arada Alevilere bu zulmü Deniz Baykal bile yapmamıştı. Hani şu RTE ile anlaşıp sonra da kaseti patlayan kart zampara Baykal.) Diğer kusurları saymıyoruz bile…
Beyaz atletiyle Ecevitçilik oynayan Kılıçdaroğlu, neden para kasasına dönen Gürsel Tekin’e tek laf söyleyemez? Çünkü avuçlarını ovuşturarak sıranın İstanbul il başkanlığından sonra CHP Genel Merkezi’ne gelmesini beklemektedir. Bu hikâyedeki Hüseyin’in Özgür Özel olduğunu bütün Alevi toplumu biliyor ama Kılıçdaroğlu üzerinden Alevi düşmanlığı yaratılmasına duyduğu tepkiden ötürü de Kılıçdaroğlu’na sahip çıkıyor. Ne kadar da; KK, son üç yılda ilk defa iki ay önce Alevilerle ilgili bir tweet atsa da (o da Şiici bir zihniyetle atılan Muharrem ayı tweeti) KK’nın gerçek bir Alevi olması halinde bürokrasi içerisinde uzun yıllar barınabileceğini düşünmüyorum. Hele hele Dersimli Kürt Kızılbaş birisinin TC’nin SSK gibi önemli bir kurumunun tepesinde yıllarca barınabilmesi mümkün değildir. Bunu Cumhuriyetin bütün ötekileri bilir, yaşar ve öngörür.
Hiçbir zaman CHP’li olmadım, hiçbir zaman CHP’li olmayacağım. Ancak bu, zulme uğrayan, yargı eliyle tasfiye edilmeye çalışılan, havuz medyası eliyle manipüle edilmeye çalışılan ve RTE’nin her türlü baskı ve hilelerine göğüs geren şimdiki CHP’lilerin yanında olmayacağım anlamına gelmiyor. Onlar bugün tek adam rejimine karşı mücadelede en güçlü mevzilerden birisi. En diri ve mücadeleci nadide kurumlardan bir tanesi. Haksızlığa karşı gelmek elbette tüm Alevilerin boynunun borcudur. Boynumuza kılıcı saplayanların torunları olsalar bile, biz nerede bir haksızlık olursa karşısında dururuz.
Bugün Özgür Özel’e uygulanan muamele dün Selahattin Demirtaş’a uygulanıyordu. Kimileri selefî iktidarın hücumuna çelme takar, kimileri tırşikçiler de pas bekler. Bu halk tek istikametinden vazgeçer ama biricik olan onurundan vazgeçmez. Bir tırşiğe halkını satanın kim olduğunu biz çok iyi görür ve çelmeyi takarız.
Son olarak; Kemal Kılıçdaroğlu sizlere de birisini hatırlatmıyor mu? Hani seçim olmuş ve seçilememiş, sonrasında da uzaklaşmış ama hâlâ kendisini örgütün sahibi zannediyor ve bu hırs yüzünden kendisinin de emek verdiği külliyata iftiralar atıyor. Tanıdık gibi Hani bir yerlerden birileri ona bir sorumluluk yükler de, o da tav olurmuş gibi hâlâ emekli olduğu partiye oynuyor. Yazık!
Haşim Arslan

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler