Yolumuz, Menfaatin ve Siyasetin Pusulasına Göre Değil, Hakikat Işığıyla Yürür
⌉Kenan Küçük⌉
CHP mitingi öncesi Söğütlüçeşme üst geçidine bir pankart asılmış: küçük bir Zülfikar amblemi ve koca harflerle “Kılıçdaroğlu”. Pankartı asanlar belli değil, ama refleksler otomatik—hemen Aleviler akla geliyor.
Bir televizyon kanalında, siyaset tartışılırken alt yazıya “İktidarın CHP ablukası kırılıyor mu? Referandumda mühürsüz oylar kullanıldığında ne yaptınız?” yazıyor. Yorumcu ise pankart üzerinden “Alevilerde hain çoktur” diyor. Böylece pankart öne çıkarılıyor ve kanal farkında olmadan, pankartı asan provokatörlerin hedefine hizmet ediyor. Sonuç: Provokatörler pankartı asıyor, televizyon bunu öne çıkarıyor ve faturaysa tepki gösteren Alevi kurumlarına kesilmeye çalışılıyor.
Ne garip iş! Siyasi bir programda tartışma sürerken neden Aleviler gündeme getiriliyor ve siyasete alet ediliyor? “Hain lafını kabul etmiyoruz” diyen kurumlara karşı birkaç gündür aynı nakarat: “Alevilerde hain çoktur.” Sanki ihanet terazisini ellerine verdik de makamla marş söylemeye başlamışlar. Oysa hakikat açık: Hainlik Alevi yolunda yoktur; ihanetin nefesi Alevi nefesi değildir.
Program bir anda Alevi tarihine kayıyor. Tarih deyince akıllara hep ihanet geliyor; “Evet, evet, Alevilerde vardır” diyen sözde tarihçiler ve sosyal medya yorumcuları boy gösteriyor. Meğer Alevi tarihini “bilirkişi” edasıyla anlatmaya hevesli ne çok kişi varmış! Siyaset konuşacaklarına, tarih masallarına dalıyorlar.
Başka bir kanalda koro devam ediyor: konu yine CHP’nin iç sorunları, bağlantı yine Aleviler. Bir siyasetçi “Kılıçdaroğlu’nu Yavuz Sultan Selim’e benzetiyor.”chp Tartışması sürerken birden Alevi tarihinin gündeme taşınması… akıl alır gibi değil.
Ama sorun kişiler değil; sorun Aleviliği siyasete alet eden anlayış. Kim olursa olsun, Alevi kurumlarını veya Alevileri taraf gösteren, siyasete malzeme eden herkes, dün olduğu gibi bugün de tepkisini görecektir. Aleviler, tarihlerinde kimin ihanetçi olduğunu herkesten iyi bilir. Ama kendi yolunu, kendi kimliğini siyasetin oyuncağı haline getirmeye kimsenin hakkı yoktur.
Hiçbir inanç, pankartlarla, kişilerle veya siyasi partilerle yargılanamaz; toplum buna tahammül edemez. Peki Aleviler neden her tartışmada hedef tahtasına oturtuluyor, neden her seferinde kurban rolü Alevilere biçiliyor?
Son olarak, Alevi kurumlarına “aceleci davrandınız” diyenlere soruyorum: Miting öncesi üst geçide asılan, Zülfikar amblemli ve üzerinde “Kılıçdaroğlu” yazılı o pankart, açıkça Alevileri provoke etmeyi ve taraf gibi göstermeyi amaçlıyordu. Peki, bu pankartı alelacele ekrana taşıyıp “Özgür Özel’e destek, Kılıçdaroğlu’na cevap” yarışına giren televizyon kanalı, farkında olmadan da olsa, asanların hedefine hizmet etmiş olmadı mı? Üstelik böylesi bir paçavra pankart üzerinden “Alevilerde ihanetçi vardır” diyerek tartışmayı Alevilere çekmek, konuyu siyasetten koparıp bambaşka bir alana taşımadımı?
CHP içindeki Özgür Özelciler de, Kemal Kılıçdaroğulcular da siyasetlerini kendi içlerinde yapsın; ama Alevilerden ellerini çeksinler. Çünkü Alevilerin siyaseti bellidir: Pir Sultan Abdal’ın siyasetidir.
20.09.2025

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler