Pts. May 25th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

“Başın Sağ Olsun”…

⌈Recai Doğan⌉

Ne tuhaf bir cümledir bazen…

Bir insan sevdiğini kaybetmiş, içinin bir yanı kopmuş, dünyası eksilmiş…

Sanki, “Boş ver… O gitti… Sen yaşamaya bak…” der gibi…

Belki kötü niyetle değil… Belki dilimize yerleşmiş bir alışkanlıkla… Belki ne diyeceğimizi bilemediğimiz için…

Ama bazı acılar, iki kelimeyle geçiştirilemeyecek kadar derindir.

Çünkü ölüm, sadece bir insanın gitmesi değildir.
Bir ses eksilir hayattan… Bir bakış… Bir gülüş… Bir alışkanlık… Bir evin içindeki nefes eksilir.

İşte bu yüzden bazen sözlerden çok, bir omuza dokunmak gerekir.

Gözlerinin içine bakıp, “Acını hissediyorum…” diyebilmek gerekir.

Sessizce yanında durabilmektir.

Belki de bu yüzden ben, “Başın sağ olsun” yerine, “Devri daim olsun” demeyi daha anlamlı buluyorum.

Çünkü insan, sadece bedeniyle gitmez.

Yaşattıklarıyla, sevdikleriyle, dokunduğu yüreklerle yaşamaya devam eder.

Bazen hiçbir söz yetmez zaten…

Ama samimi bir bakış, içten bir sarılış, sessizce tutulan bir el…
İşte onlar, en büyük tesellidir.

Mesela… “Kaybettik” diyoruz.

Bir insan gerçekten kaybolur mu?

Bir eşyayı, bir anahtarı, değersiz bir nesneyi kaybeder gibi, ardından iz bırakmış bir insan için de aynı kelimeyi kullanıyoruz bazen.

Ama insan kaybolmaz.

“Devri Daim” olur .

Bir insan unutulursa ölür..

İnsan, ya unutulur, ya da geride bıraktıklarıyla yaşamaya devam eder.

Bir insanın ardından söylenecek en doğru şey belki de şudur,

“Yaşadı…”

“İz bıraktı…”

Ve…

“Sır oldu, sonsuzluğa uğurlandı.”

Çünkü ölüm, yok olmak değildir.

Bir insan, ürettiğiyle, yazdığıyla, sevdiğiyle, dokunduğu hayatlarla yaşamaya devam eder.

Mustafa Kemal Atatürk bedenen öldü… Ama milyonların sevgisinde hâlâ yaşıyor.

Hitler öldü… Ama insanlığın vicdanında bıraktığı karanlıkla hâlâ nefretle anılıyor.

Edison ürettikleriyle, Nazım Hikmet dizeleriyle, Yaşar Kemal satırlarıyla, Aşık Veysel sazıyla, Mahsuni Şerif türküsüyle, Neşet Ertaş yüreğiyle yaşamaya devam ediyor.

Demek ki mesele ölmek değil…

Mesele, öldükten sonra hangi izlerle anılacağın.

“Mekânı cennet olsun” derler bazen…

İnsan, adaletiyle, vicdanıyla, sevgisiyle, eşitliğiyle bu dünyayı güzelleştiremiyorsa, bilinmeyen cennetlerin hayalini kurmanın ne anlamı var?

Eğer bir gün anacaksanız, “İyi bir iz bıraktı” deyin yeter.

Çünkü insan bedeniyle ölür… Ama bıraktığı iyiliklerle, sevgilerle, ve dokunduğu yüreklerle yaşamaya devam eder.

Yanlış anlaşılmak da istemem…

Kimseye akıl vermek, kimseyi yönlendirmek, ya da çok bilmiş görünmek gibi bir niyetim yok.

Herkesin acıyı yaşama biçimi, duygusu, inandığı yolu farklıdır.

Ben sadece, kelimelerin bazen düşündüğümüzden daha derin anlamlar taşıdığına inanıyorum.

Ve doğru bildiğim, yüreğimde hissettiğim düşünceleri sizlerle paylaşmak istedim.

Affola… Eğer bir cümlem kırıcı geldiyse, niyetim kırmak değil, birlikte düşünmekti.

Aşk ile ..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir