FRANKFURT’TA DERSİM HALKI KENDİ SESİNİ BULDU!
⌈Ali Hıdır Cihan⌉
Bazı festivaller vardır; yalnızca müzik, sanat ve kültürün buluştuğu alanlar değildir. Onlar aynı zamanda hafızanın yeniden kurulduğu, kimliğin yeniden nefes aldığı ve halkların geleceğe dair umutlarını büyüttüğü ortak yaşam meydanlarıdır.
Frankfurt’ta gerçekleştirilen 16. Dersim Festivali de işte böyle bir buluşma oldu.
Avrupa’nın kalbinde, sürgünlerin, göçlerin ve özlemlerin içinden süzülüp gelen Dersim, birkaç gün boyunca yeniden kendi diliyle konuştu, kendi türküleriyle söyledi, kendi hikâyeleriyle yaşadı.
Dağların rüzgârı, Munzur’un serinliği ve kadim coğrafyanın belleği Frankfurt’un sokaklarına taşındı.
Bu festival, yalnızca bir kültür etkinliği değildi. Aynı zamanda inkâra, asimilasyona, unutturmaya ve köksüzleştirmeye karşı verilen kültürel bir direnişin ifadesiydi.
Çünkü Dersim, yalnızca bir coğrafyanın adı değildir.
Dersim; hafızadır, vicdandır, direniştir, doğayla kurulan kadim dostluktur.
Dersim: farklı inançların, dillerin ve kültürlerin yüzyıllardır yan yana yaşayabildiği ortak yaşamın adıdır.
Bu büyük buluşmanın gerçekleşmesinde emeği bulunan başta Festival Tertip Komitesi olmak üzere tüm kurumlara, demokratik kitle örgütlerine, derneklere, gönüllülere ve görünmeyen emek sahiplerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Onların özverili çalışmaları sayesinde Frankfurt’ta yalnızca bir festival değil, aynı zamanda bir kültürel hafıza alanı yaratılmıştır.
Festival boyunca sahne alan sanatçılarımız, söyledikleri her ezgide sürgünün hüznünü, direnişin onurunu ve umudun sesini taşıdılar.
Yazarlar, şairler ve düşün insanları sözleriyle ve kitapları ile geçmiş ile gelecek arasında köprüler kurdular.
Ressamlar ve sanat emekçileri renklerle Dersim’in yaralarını, güzelliklerini ve direncini görünür kıldılar.
Panel ve söyleşilerde söz alan akademisyenler, araştırmacılar ve konuşmacılar ise halkların hafızasına sahip çıkmanın önemini bir kez daha ortaya koydular.
Ancak bu festivalin gerçek sahibi “halkın” kendisidir.
Çocuklarıyla, gençleriyle, kadınlarıyla ve yaş almış çınarlarıyla alanları dolduran binlerce insan, kültürün yalnızca korunacak bir miras değil, yaşatılacak bir yaşam biçimi olduğunu gösterdi.
Özellikle kadınların güçlü katılımı, Dersim’in tarih boyunca taşıdığı özgürlükçü ruhun ve toplumsal dayanışmanın en anlamlı yansımalarından biri oldu.
Bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış, Dersimliler için kültürü yaşatmak yalnızca geçmişi hatırlamak değildir.
Bu aynı zamanda geleceği kurma iradesidir
-Anadile sahip çıkmak.
-Doğayı savunmak.
-Eşitliği büyütmek ve halkların kardeşliğini güçlendirmek.
Dersim’in yarınlara bıraktığı en değerli mirastır.
Frankfurt’ta bir kez daha gördük ki;
“Dersim’in sesi susturulamıyor.”
Çünkü o ses yalnızca dağlardan değil, dünyanın neresinde olursa olsun kalbinde Dersim taşıyan insanların vicdanından yükseliyor.
Bu nedenle 16. Dersim Festivali, yalnızca birkaç gün süren bir etkinlik değil; kültürel hafızanın, demokratik değerlerin ve halkların ortak geleceğine duyulan inancın güçlü bir ifadesi olarak tarihteki yerini almıştır.
Başta Festival Tertip Komitesi olmak üzere emeği geçen herkesi saygıyla selamlıyor; sanatçılara, yazarlara, şairlere, ressamlara, konuşmacılara, kurum temsilcilerine ve alanları dolduran halkımıza gönülden teşekkür ediyorum.
Munzur’un suyu nasıl yolunu buluyorsa, halkların belleğide mutlaka kendi yolunu bulacaktır.
Ve biz biliyoruz ki;
Dersim yalnızca hatırlanan bir geçmiş değil, birlikte kurulacak özgür ve demokratik bir geleceğin de adıdır.
Not: Eleştiriler elbette olacaktır. Ama eleştiriler yıkım ve yok etme yerini, daha da güçlendirici ve yapıcı olsun.
Selam ve sevgilerimle …

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler