Cum. Tem 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Cuma Erçe: “Emperyalizme Karşı Mücadele, Halkların Özgürlük Ve Bağımsızlık Mücadelesidir”

AHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, zirve süresince uygulanan güvenlik politikaları ve anti-emperyalist protestolara yönelik gözaltılar üzerine kaleme aldığı değerlendirme yazısında, emperyalizmi yalnızca askeri bir güç olarak değil, halkların iradesini, bağımsızlığını ve geleceğini hedef alan küresel bir sömürü düzeni olarak ele aldı.

Erçe, yazısında Türkiye’de yıllardır “yerli ve milli” söylemini kullanan siyasal anlayışın, NATO ve ABD ile kurduğu ilişkiyi sert sözlerle eleştirirken, anti-emperyalist mücadelenin tarihsel önemine dikkat çekti. Ankara’da NATO Zirvesi sırasında yaşanan gözaltılar ve protestolara yönelik polis müdahalelerini de değerlendiren Erçe, bu uygulamaların demokratik hak ve özgürlükler açısından kaygı verici olduğunu ifade etti.

Yazıda, Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki anti-emperyalist mücadele geleneğine göndermeler yapılırken, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya’nın temsil ettiği mücadele çizgisinin bugün de farklı biçimlerde sürdüğü vurgulandı. Emperyalizmin savaş politikalarının Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde halkları yıkıma sürüklediğini belirten Erçe, barışın, bağımsızlığın ve halkların kardeşliğinin ancak ortak mücadeleyle savunulabileceğini dile getirdi.

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, yazısında ayrıca, baskı ve gözaltılarla toplumsal muhalefetin susturulamayacağını savunarak, hakikat, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin tarih boyunca olduğu gibi bugün de devam ettiğini ifade etti.

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin yazısı şöyle:

BİZİM ÇOCUKLAR TUTSAK; EMPERYALİST HAYDUTLAR, ELİ KANLI KATİLLER KONUK!
KAHROLSUN EMPERYALİZM, KAHROLSUN FAŞİZM! NATO’YA HAYIR!

Kürsülerden en kutsal değerleri dillerine pelesenk edenler, perde arkasında emperyalizmin masasına sadakatle oturdular ve yıllardır vatan, millet, din diyerek sömürdükleri bu halkın karşısında maskelerini Ankara’da bir kez daha düşürdüler. “Yerli ve milli” edebiyatı yapanlar; dünya halklarının kanını emen ABD’yi ve katil sürüsü NATO’yu kırmızı halılarla karşıladılar. Filistin için gözyaşı döküyormuş gibi yapanlar, Ortadoğu’yu yakan savaş makinesine Ankara’yı teslim ettiler.

Bu ülkenin namusunu, onurunu ve tam bağımsızlığını savunmak ise yine bu toprakların devrimcilerine, komünistlerine, sosyalistlerine, demokratlarına ve Alevilerine düştü. Sahte yurtseverler emperyalist haydutların önünde ceket iliklerken, gerçek yurtseverler sokaklarda barikat oldu.

Sokakları dar edenler, evleri basıp kapıları kıranlar, işkenceyle gözaltı yapanlar zannediyorlar ki bu öfke zincirlenir. Yanılıyorlar. Dün 6. Filo’yu denize dökenlerin öfkesi neyse, bugün Ankara sokaklarında “NATO’ya hayır, ABD defol” diye haykıranların hıncı odur. Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin mirası; mahkeme salonlarında, barikat arkalarında ve meydanlarda dipdiri yaşıyor.

Copla, gazla, kelepçeyle bastırmaya çalıştıkları şey, koca bir halkın direniş iradesidir. Onlar saraylarında yabancı generallerin gözünün içine bakarak iktidar dilenirken, bu ülkenin devrimcileri zindanlarda bile başını dik tutuyor.

Bugün baskı ve zorbalıkla her yeri sardıklarını düşünenler, aslında derin bir korkunun esiridir. Çünkü bilirler ki yalanın, riyakârlığın ve doların saltanatı, hakikatin gücü karşısında darmadağın olmaya mahkûmdur. Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, şafağın sökmesini engelleyemezler. Kapıları kırılan evlerden, kelepçe takılan ellerden fışkıran tek bir gerçek var: Teslim olmayan bir irade.

Umut, o işkenceye karşı başını dik tutanların gözlerindedir. Umut, sahte milliyetçiliklerin makyajı dökülürken, anti-emperyalizmin bayrağını yere düşürmeyenlerin kararlılığındadır.

Biz haklıyız, biz bu toprakların özüyüz. Onlar gidici, biz kalıcıyız. Öz biziz, özne biziz. Savaşsız, sömürüsüz bir dünya mümkündür ve biz o dünyayı kuracağız.

Onlar istilacı, onlar işgalci, onlar haydut, onlar barbar. Hepsinin saltanatı yıkılacak. Halkların devrimci iradesi kazanacak. Onlar; tacizci, tecavüzcü, sapık. Belgeler ortadadır. Onlar; katil, çocuk katilleri. Suriye, İran, Filistin ve Lübnan ortadadır. Onlar; tüccar, onlar silah satar, ölüm makineleri üretirler. Onlar için petrol, kandan daha değerlidir. Onlar doğanın düşmanıdır. Onlar halka, halklara düşmandır. Onlar kaybedecek, biz kazanacağız. Öz biziz, özne biziz.

Bizler, baş eğmez, teslim alınamaz bir iradenin mirasına sahibiz. Eğilmeyen başların, susmayan dillerin, sönmeyen inancın gücüyle; er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız!

Bozuk düzende sağlam çark olmaz!

Bu düzen değişecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir