Cum. Ağu 7th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Hatimoğulları Dersim’den Seslendi: “Cumhuriyet Alevisiyle, Kürt’üyle Barışmalı” / Video

AHA | Haber Merkezi — DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Dersim’de düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarından ekolojik yıkıma, Gülistan Doku dosyasından barış sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, Dersim’in tarih boyunca katliamlar ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, “Cumhuriyet demokratikleşmeli; Alevisiyle, Kürt’üyle barışmalıdır” dedi.

Festivalin, Dersim halkının inancına, kültürüne ve doğasına sahip çıkma iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Hatimoğulları, Alevi toplumunun inanç merkezlerini ve kültürel değerlerini koruma mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

“Dersim Asimilasyona Karşı Mücadelesini Sürdürüyor”

Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin büyük bir emek ve bilinçle gerçekleştirildiğini belirten Hatimoğulları, Dersim halkının yıllardır asimilasyon politikalarına karşı inancını, kültürünü ve kimliğini korumak için mücadele verdiğini ifade etti.

Konuşmasının başında Seyit Rıza ve arkadaşlarını, Koçgiri, Çorum, Sivas ve Gazi katliamlarında yaşamını yitirenleri, ayrıca Suriye’de katledilen Alevileri saygıyla andı.

“Katliamlarla Yapamadıklarını Özel Harp Politikalarıyla Yapmak İstiyorlar”

Dersim’in uzun yıllardır özel politikaların hedefi haline getirildiğini savunan Hatimoğulları, geçmişte katliamlar, zorunlu göçler ve baskılarla gerçekleştirilemeyen asimilasyonun bugün farklı yöntemlerle sürdürüldüğünü öne sürdü.

Uyuşturucu, çeteleşme ve özellikle gençlere yönelik politikalar üzerinden toplumun çürütülmeye çalışıldığını ifade eden Hatimoğulları, Dersim’in bu politikalar açısından adeta bir “laboratuvar” haline getirildiğini söyledi.

“Gülistan Doku Dosyası Aydınlatılmalı”

Hatimoğulları, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyasına da değinerek, olayın sıradan bir kayıp vakası olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Soruşturmanın dönemin kamu görevlilerinin yanı sıra, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya kadar uzanması gerektiğini savunan Hatimoğulları, Gülistan Doku’nun akıbetinin açığa çıkarılması çağrısını yineledi.

“Aleviler Devletin Alevisi Olmayacak”

Hatimoğulları, 4 Mayıs’ta Dersim Tertelesi anmaları sırasında Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlikleri de eleştirdi.

Devlet eliyle Aleviliğin tanımlanmaya çalışıldığını öne süren Hatimoğulları, “Aleviler devletin Alevisi olmayacak. Aleviler inançlarından vazgeçmeyecek. Aleviler asimile edilmeyecek” ifadelerini kullandı.

Ekolojik Yıkıma Tepki

Dersim’de verilen maden ruhsatları ve doğaya yönelik müdahalelere tepki gösteren Hatimoğulları, Munzur, Pülümür ve kutsal ziyaret alanlarının yalnızca doğal değil, aynı zamanda inançsal değerler taşıdığını belirtti.

Ekolojik yıkımın aynı zamanda kültürel ve inançsal değerlere yönelik bir saldırı olduğunu ifade eden Hatimoğulları, doğayı koruma mücadelesinin ortaklaştırılması çağrısında bulundu.

“Barış Toplumsallaştıkça Kalıcı Olur”

Konuşmasında Türkiye’de devam eden barış sürecine de değinen Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın demokratik mücadeleyi güçlendirmeyi hedeflediğini savundu.

Kürt halkının, Alevilerin, kadınların, emekçilerin ve ekoloji hareketinin ortak mücadele yürütmesinin önemine dikkat çeken Hatimoğulları, ekmek mücadelesi ile barış mücadelesinin birleşmesinin demokratik dönüşüm açısından belirleyici olacağını söyledi.

“Kayyım Uygulaması Son Bulmalı”

Hatimoğulları, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi gerektiğini belirterek, Dersim Belediye Eşbaşkanları Birsen Orhan ile Cevdet Konak’ın ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün görevlerine iade edilmesini istedi.

“Cumhuriyet Demokratikleşmeli”

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin demokratikleşmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, eşit yurttaşlığın sağlanmasının yalnızca silahların susmasıyla değil; adaletin, demokrasinin ve ekonomik eşitliğin inşasıyla mümkün olacağını söyledi.

Hatimoğulları, farklı halkların ve inançların ortak mücadele içinde hareket etmesinin, hem Dersim’in hem de Türkiye’nin demokratik geleceği açısından belirleyici olacağını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir