Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ÜLKEDE YOBAZLIK VE DEVRİMCİ TAVIR.

Bizim 68 kuşağı olarak bilip, saygıda kusur etmediğimiz devrimci abla ve abilerimiz, emperyalist işgallere karşı örgütledikleri direnişlerle halkın gönlüne taht kurdular. O yıllar,Amerika’nın Viyetnam işgali,Angola,Şili ve Küba direnişleri gibi emperyalist kültürel işgaline karşı halkların destanlar yarattığı yıllardır.Ülkemizde de Mahir Çayanlar Deniz Gezmişler,Kaypakkayalar emperyalizme karşı canlarını siper ediyordu. Bu yazı vesilesi ile bir kez daha anıları önünde eğiliyorum. Devam eden yıllarda “Emperyalezme Ve Faşizme Karşı…” ön adlarla çıkan dergiler ve yine bu uğurda ödenmiş sayısız bedeller…
Günümüzde örgütlülük anlamında zayıflamış olsalar da az sayıda devrimci ve komünistler mücadeleyi sürdürüyor.
Şimdi soru şu;
Emperyalizmin Viyetnam işgalinden,Suriye işgaline kadar tümüne karşı amansız bir mücadele veren ülkemiz Sol-Sosyalistleri,neden Arap faşizminin sembolleri olan,Yezit ve Muaviye’nin Anadolu işgaline karşı bir söz söylemez?
Ülkede halkların gericileştirilip, kadın,çocuk,doğa ve kendisi gibi ibadet etmeyen herkese saldıran bu faşist zihniyetin son marifeti ortadoğu ve ülkemizdeki örgütlülüğüdür. Eğer akp gibi tüm referansını, arap faşizminin sembollerinden yezit ve muaviyeden alan bir siyasete karşı başarılı olmak isteniyorsa,herşeyden önce açık,cüretkar,tabulardan arınmış bir duruş sergilemek zorundayız. Yobazlığa,yani Arap faşizmine karşı,militarizim’den arınmış laikliğin mutlaka örülmesi-örgütlenmesi gereklidir. Tüm ilerici,çağdaş ve devrimci kurumlar tüzük ve proğramlarına yobazlık ve şeriat ile mücadeleyi koymalıdır. Bu bağlamda Alevi yol önderleri ve özelliklede Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri ile “Şeriata karşı ne yapmalı…” konulu ciddi bir akademik,sosyolojik alanda çalışma yürütmelidir. Faşizme karşı mücadele zeminlerinin siyasetlerce parsellendiği bir gerçektir.Örneğin,gerici ve Cumhuriyet karşıtı fikirlerin beslendiği odaklara karşı herhangi bir örgütlenme yoktur. Ülkeyi tarikatlar yönetirken bu ülkenin devrimcileri, solda kendisi gibi düşünmeyen bir fıraksiyona yöneldiği kadar yobazlara yöneliyor mu?
Örneğin Alevilik ve Aleviler, sol açısından,oy ve taraftar deposu olmanın ötesinde ne ifade ediyor? Mahalli seçimlere gidildiği şu günlerde, oluşturulan ittifaklarda, politik ve inanç çevrelerinin adları açıkça ifade edilirken,neden Aleviler’de var denilmiyor? Selefi barbarların ilk hedeflerinden olan Alevileri yok sayarak bu gericileşmeyi durduracağız demek samimiyetsizlik değil mi?
Emperyalist işkale karşıyız denildiği kadar, selefi,arap faşizmine’de karşıyız denilemediği için ancak bir arpa boyu yol alınıyor. Gerçekliğimiz budur.
Bedava ekmek ve gıda kuyruğuna giren halka “çemkirerek”, Alevilere “burun kıvırarak” en fazla parti,dergi ve dernek binalarında birbirimize sosyalizm güzellemeleri yapmaya devam ederiz.
Alevilere “lütfen” değil,Alevi oldukları için yer açın.
Kendi ihtiyaçları doğrultusunda kendi gündemini belirleyen özgün ve özerk Alevi kurumları yaratılımalıdır. Ülkemiz sol’u Aleviliği öğrenmek zorundadır.
Küba’yı,Arnavutluğu,Çin’i vd. Okuyup hatmetmiş Devnimci kardeşlerim, lütf edip Alevilerin direniş tarihini incelerse,Şah Kalander’in Nurhak dağında Osmanlı tarafından başı kesilerek katledilme nedeninin piknik yapmak olmadığını da öğrenecektir.

Özgür Kaplan
Pir Sultan Abdal
Kültür Derneği
MYK üyesi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir