Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu : Katledenler Kadar Suçlusunuz !

Dersim’in Nazimiye İlçesindeki Düzgün Baba Cemevinin bahçesine dikilen Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in anıtı ve Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canın isminin olduğu kaideler, Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu tarafından  yerlerinden sökülerek cemevine taşındı.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu  ( AABK), yazılı bir açıklama yaparak, Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu‘nun Hasret Gültekin’in anıtını ve Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canın ismilerinin olduğu kaideleri yerinden sökmesini sert bir dille kınadı.

AABK, ‘‘Katledenler Kadar Suçlusunuz ‘‘ başlığıyla yaptığı açıklamada, ‘‘15 Temmuz 2020 tarihinde, Dersim-Nazimiye’de, Düzgün Baba Cemevi bahçesinde inşaa edilen, Madımak Katliamında yakılarak katledilen 33 canın isminin olduğu kaideler ve Hasret Gültekin anıtı yerlerinden söktürüldü.

Tıpkı, 2014’te Kılıçkaya Köyü’ndeki “Ateş Çemberi”ni dereye yuvarlattıkları, Haziran 2020’de Zini Gediği’ndeki “Anma-Hatırlama Mekanı”nı yerle bir ettikleri gibi.

Kayıp yakınlarına ve dostlarına, bu anma mekanlarında buluşarak sevdiklerini, en kıymetlilerini anmak, anılarına mumlar yakmak, gülbenkler okumak ve lokmalarını paylaşmak istemeleri, bu en insani talepleri kendilerine çok görüldü.

Alevinin dirisine, ölüsüne saygı göstermeyenler, katlettiklerinin anısına yapılanlara da tahammül edemedi.

Anıtlarımızı yerlerinden sökerek, yerle bir edenler, biz canı yananların yüreğini bir kez daha kor ateşlerle dağladılar. Layıkıyla anmamızı yasaklarla önleyerek, matemimizi/yasımızı yaşamaktan men ettiler.

Keşke, yası men etmekten, unutturuşu ayrıca zulme çevirmekten, toplam unutturma politikası cehdi ve şevki içindeyken, taraf olduğu travmaları işlemekten dahi feragat etmekten vazgeçile bilinseydi de, yüzleşme olabilseydi.‘‘ ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:

‘‘Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak kendi acımıza yeniden ağıt yakmak yerine, unutturmama borcunu, “dayanışmayla, birlikte iyileşme” çabasıyla birleştirmek istiyoruz.

O korkunç yıllarda hayatını kaybeden insanların, sadece sayılar olarak değil, hikâyeleriyle hatırlanmasını sağlamaya önem veriyoruz. Onun için Anma-Hatırlama Mekanları, anıtlar, belgeseller, filmler, sergiler, dökümanterler,.. yapıyoruz.

“Anıt”, “Anma-Hatırlama Mekanı”, “Ateş Çemberi”ni yıkan, yüreğini ve zihnini zulümle meşrulaştırıp ve bunu içselleştirmiş olanın zalimliğini, vicdansızlığını asla affetmiyoruz.

Yıkım kararlarını verenlerin, kendi kolluk güçleri yerine, bu yıkımı içimizdeki Hınzır Paşa’lara yaptırdıklarını da biliyoruz.‘‘ denildi.

Utanç tarihini silmeye, unutturmaya çalışanlara söyeyecek sözlerini olduğuna vurgu yapılan  açıklamada, şunlar kaydedildi:  ‘‘Utanç tarihini silmeye, unutturmaya çalışanlara tek sözümüz var;  Elbette bizler yitirdiklerimizi daha büyük bir özlemle, daha derin bir bağlılıkla anmaya devam edeceğiz. Elbette onların aziz hatırasını yaşatacağız ve bunun bir parçası olarak Anma Mekanlarımızın olduğu yerde her zamanki gibi yeniden ve daha güçlü toplanacağız. Elbetteki onların hatırasını yaşatacak mekanları inşa etmeye devam edeceğiz.

Dersim-Nazimiye’de, Düzgün Baba Cemevi bahçesinde inşaa edilen, Madımak’ta katledilen 33 canın isminin olduğu kaide ve Hasret Gültekin anıtını yerlerinden söken, Zini Gediği Anma Mekanı’nı yıkan veya yıktıranları ve bunun arkaplanında yer alan düşünsel iklimi şiddetle lanetliyoruz. ‘‘

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir