Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Şeyh Bedreddin’in hayatı film oluyor

Şeyh Bedreddin’in hayatı beyazperdede izleyiciyle buluşacak. İmece Film’in yapımcılığını üstlendiği, Hakan Alak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu, “Hakikat” adlı filmin çekimleri Edirne’de başladı. Şeyh Bedreddin’i müzisyen Suavi canlandıracak.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Fetret Devri’nde yaşayan, dini ve hukuki bilgisiyle kazaskerlik yapan fıkıh alimi, mutasavvıf, düşünce insanı Şeyh Bedreddin’in hayatını anlatan filmin senaryosunu Ali Şahin’le birlikte Hakan Alak kaleme aldı.

Bedreddin’in arkadaşları Börklüce Mustafa’yı Bülent Emrah Parlak, Torlak Kemal’i Saygın Soysal canlandıracak. Filmde ayrıca Elif Nur Kerkük, Ali Barkın, Kerem Fırtına, Orhan Alkaya, Bülent Keser, Teoman Gelmez, Sabriye Günüç gibi isimler de yer alıyor.

Suavi, film sahnelerinin Edirne, İzmir, Sivas ve Bilecik’te çekileceğini belirterek, sözlerini şöyle devam ettirdi:

“Ana plato Edirne’de kurulacak. Edirne Büyük Şehir Belediyesi’de bu projenin bir bileşeni olarak destek ve katkılarda bulunacak. Ve film tamamlandığında bu plato; kültür ve turizm amaçlı olarak Edirne Büyükşehir Belediyesi’ne bırakılacak.”

Bu projenin bir diğer önemli yanının da Türkiye’de kooperatif film üretimde bir ilk olması olduğunu söyleyen Suavi, “Çünkü bu projede kolektif anlayış gereği birden çok bileşen-destekçi kurumlar ve iş insanları da olacak. Ama projenin resmi muhatabı olarak da İmece Film imzası taşıyacaktır” diye konuştu.

Suavi, projeyle ilgili beklentisini de şöyle açıkladı:

“Umudum ve beklentim odur ki bu çalışma asıl amacına ulaşsın ve ilk hedefi olan Şeyh Bedreddin’i ve Hakikati ortaya çıkarsın. Hem hedefini yakalasın ve hem de genç kuşaklar için öğretici, heyecan, ilgi yaratıcı, daha da iyi çalışmalar için motive edici bir işlevi olsun.”

Şeyh Bedreddin kimdir? Nasıl sosyalistlerin sembolü oldu?

1402 yılında Timur karşısında bozguna uğrayan Osmanlı Devleti, 15 yıl sürecek olan ve ‘Fetret Devri’ diye adlandırılan bir taht kavgasına sahne oldu.

1. Mehmet, 15 yılın ardından üç kardeşini alt ederek padişah olmuş ancak yıllar süren karışıklıkların tetiklediği yoksulluk halkın bir kısmındaki memnuniyetsizliği iyice arttırmıştı.

Bu sıkıntıların da etkisiyle bugün Yunanistan sınırları içerisinde Simavna’da 1359 tarihinde doğan ve iyi bir eğitim alarak kazaskerliğe kadar yükselen Şeyh Bedreddin, 1416 yılında başlayan isyana öncülük etti.

Rumeli’de bizzat Şeyh Bedreddin’in, İzmir ve Aydın civarlarında ise Şeyh Bedreddin’e bağlı olan Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’in öncülük ettiği ayaklanmaya gerek Müslüman gerekse Hıristiyan, Musevi azınlıklardan olmak üzere geniş bir katılım oldu.

Özel mülkiyeti reddeden görüşleri sosyalistleri etkiledi

Şeyh Bedreddin ve taraftarlarının özel mülkiyeti reddeden, mülkiyetlerin halkın ortak malı olduğunu söyleyen görüşleri yoksul halk kitlelerinin ilgisini çekti.

Tabii ki Şeyh Bedreddin’in yaşadığı dönemde bugünkü bilindiği anlamıyla sosyalizm veya komünizm gibi ideolojiler yoktu.

Ancak mülkiyeti reddeden görüşlerinden dolayı Şeyh Bedreddin ayaklanmasını 20. yüzyılda Anadolu’daki ‘İlk sosyalist eylem’ veya ‘Halk ihtilali’ olarak nitelendirenler oldu.

İsyana destek veren kitleler arasında Alevi Türkmenlerin de yoğun olmasından dolayı tarihte bu olayı bir Alevi kalkışması olarak niteleyenler de mevcut.

Şeyh Bedreddin’in idamının temsili resmi

İsyan kanlı bastırıldı, Bedreddin asıldı, Börklüce çarmıha gerildi

Önce Börklüce Mustafa ve 10 bin isyancı, İzmir Karaburun’da Osmanlı Ordusu’yla girdikleri savaşta yenildiler. Sekiz bini savaş meydanında, iki bini de esir düştükten sonra öldürüldüler.

Esir düşen adamlarının öldürülme anlarında kendilerini çarmıha gerili halde izlemek zorunda kalan Börklüce Mustafa’ya bakarak “İriş Dede Sultan” yani “Yetiş Dede Sultan” diye yakardıkları iddia edilir.

Şeyh Bedreddin ise Bulgaristan’da girdiği çatışmayı kaybederek yakalandı. 18 Aralık 1428 günü Yunanistan’a bağlı Serez’de asılarak öldürüldü.

Nâzım Hikmet’in şiiri de Şeyh Bedreddin’in sol kesimde sahiplenilmesinde etkili oldu

Nâzım Hikmet, isyanı şiir ile anlattı

Ünlü şair Nâzım Hikmet, 1936 yılında kaleme aldığı “Şeyh Bedreddin Destanı” adlı uzun şiirinde hem isyanı anlatmıştı.

Hikmet, Şeyh Bedreddin’in idamından sonraki anları şu dizelerle  anlatmıştı şiirinde.

“Yağmur çiseliyor.
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir
Ve yağmurda ıslanan
Yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
Çırılçıplak etidir
Yağmur çiseliyor
Serez çarşısı dilsiz
Serez çarşısı kör”

Ölümünden yüzyıllar sonra sol hareketlerin sembolü oldu

Ancak ne Şeyh Bedreddin ne de Börklüce Mustafa’nın isimleri idamlarından sonra bile yüzlerce yıl unutulmadı.

Nazım Hikmet, şiirinde Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa’nın özel mülkiyeti reddeden görüşlerini “Yar yanağından gayri paylaşmak için her şeyi” dizeleriyle anlatmıştı.

Nazım Hikmet’in şiiri de Şeyh Bedreddin ile Börklüce Mustafa’nın sol kesimde bilinirliğinin artmasına katkı sağladı.

Özellikle Türk sol hareketlerin güçlendiği 1960’lı ve 70’li yıllarda isimleri veya sözleri daha pek çok türküye, kitaba ve şiire konu oldu.

“Müslüman Solcular” olarak da adlandırılan Antikapitalist Müslümanlar grubu da ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık ile Şeyh Bedreddin’in mezarını ziyaret etmişti

Mezarı İstanbul’da 2. Mahmut türbesine taşındı

Bu arada Şeyh Bedreddin’den kalan son kemikler 1924 yılında Türkiye ile Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesi sırasında Osman Bey adlı kişi tarafından Serez’deki mezarından alınarak bir çinko kutu içinde İstanbul’a getirildi.

Önce bir camide sonra bir müzede saklanan bu kutu içindeki kemikler 1961 yılında İstanbul Beyazıt’ta bulunan 2. Mahmut Türbesi’nin bahçesinde hazırlanan mezara tekrar gömüldü.

Halen kimi sol gruplar Şeyh Bedreddin ölüm yıldönümü olan 18 Aralık tarihinde Çemberlitaş’taki mezarına gelerek kendisini anıyorlar.

Ayrıca Trakya’nın ve Bulgaristan’ın kimi köylerinde kendilerini Şeyh Bedreddin’in takipçileri olarak adlandıran ve çevrelerinde “Bedreddini” olarak bilinen bir Alevi topluluğu varlığını sürdürüyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir