Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

KEÇECİ BABA HAKKIN’DA KISA BİR BİLGİ

Keçeci köyünün kurucusu Şah Mahmut Veli (Keçeci Baba), Musa-i Kazım evlatlarından dördüncü oğlu olan Muhammed Mustafa Aliyel Mürtaza soyuna mensupdur. Şah Mahmut Veli (Keçeci Baba) 926 yılında Nişaburda doğmuş ve yetim birisi olarak büyümüştür. Keçeci Baba göç yoları ile 982 yılında Horasana gelmiş ve 1013 yılında nişanesi olan çelik taşını atarak buğün ki bilinen ismiyle Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Keçeci Köyü‘ne dergahını kurmuştur. 1000‘li yıllarda bölgenin büyük çoğunluğu Rum köylerinden oluşmaktadır. Günümüzde rumların tarihi kalıntılarına sahip çıkılmamış olsada hala köy yerleri ve mera alanları net bir şekilde bilinmektedir.
Keçeci baba’nın dört oğlunun olduğu bilinmektedir ama çocuklarının üç tanesi yanında gelmiş, Aziz ismindeki oğlu Nişaburda kalmış ve babasından 30 yıl sonra oda babasının peşinden Keçeci Köyüne yerleşmiştir. Diğer üç oğlunun isimleride şu sekildedir: Ali Haydar , İbrahimAaltın Bıyık , Seyit Meme‘dir. Bölgede bilinen Ali Haydar‘dan olma Aziz isminde birde torunu vardır. Çocuklarıda bababalarının yolundan gitmiş ve 3 oğlu köyden ayrılarak bölgeye yayılmış ve Ali Haydar (Rusya) , Aziz (Afyon), Seyit mehmet (Amasya) da Hakka yürümüşlerdir. İbrahim Altın Bıyık babasının yanında kalarak oda köyünde Hakka yürümüştür.
Şah Mahmut Veli (Keçeci Baba) bölgede yaptığı çalışmalar ve gösterdiği kerametlerle kendisine talipler edinmiş ve bu taliplerin bir kısmıda keçeci köyüne yerleşmiştir. Selçuklu devletinin savaş politikaları, Aleviler üzerideki katliamları ve hastalıklar dan dolayı yaşanan ölümler yüzünden köyün nufusu fazla bir artış gösterememişti. Bölgede yaşanan geçim sıkıntıları artmış ve yoksulluk hatsafalara ulaşmıştır.
Keçeci Baba gerek sağlık alanında gerekse elbecerisi ve zanaat alanında birçok çalışmalarda bulunmuş, bölge insanına ve taliplerine keçe yapmayı öğretmiştir. Keçe işinden, bölge halkı geçimini sağlamış ve mesleği gelecek kuşaklarada öğreterek devam ettirmişlerdir. Keçeci Baba, bu mesleği yapanlarla birlikte ”ahilik” divanını kurmuş ve bu divan Selçuklu ve Osmanlıda‘da işlevini binlerce yıl devam ettirmiştir.
Bölgede yaşanan sıkıntılar ve Selçuklu devletinin ağır vergileri altında ezilen Aleviler birçok kez Selçuklu sarayına karşı isyan etmiş ve büyük bedeller ödemişlerdir. Bu isyanların büyük çoğunluğuna Keçeci Baba‘nın taliplerininde destek verdigi bilinmektedir. İsyanlardan bazıları şunlardır; 1240 yılında başlayan Baba İlyas ve Baba İshak komutasında ki Babai İsyanı ve 1519 yılında başlayan Şah Veli önderliğindeki Şah Veli isyanı. Bu isyanlarda binlerce canla birlikte Keçeci Baba‘ya bağlı birçok talibide hakka yürümüştür.
Keçeci köyünde bulunan Keçeci Baba Dergahı 1000 yıla yakın zamandır işlevişini devam ettirmiş ve birçok önemli kişi bu dergahtan yetişmiş ve topluma maal olmuştur. Bunların başlıca bilinenleri şunlardır:
Deruni ; Hacı Bektaş Veli Dergahı‘nda çile doldurup hizmet vermiş ve yazdığı birçok deme ve duazla günümüze birçok eser bırakmıştır.
Fedai
Nihani
Suzi
Sukuti
Kurban Ali
Aşık Haydar gibi kişiler de Keçeci Baba Dergahı‘ndan el almış ve aşıklık geleneğini ile Alevi Bektaşi inancına birçok eser katmış ve dergahın isminin yasatılmasında ve köyün tanınmasında önemli katkıları olan kişilerdir.
Aşk ile
Çetin PEHLİVAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir