LAİKLİK, ADALET ve VİCDAN
-Mehmet Kabadayı-
Laik Devlet’in dini olmaz! Laik Devlet, her inanca aynı (eşit) mesafede durarak, hiçbir dini kimliksel olarak sahiplenmez. Laik Devlet, yurttaşlarına eşit uzaklıkta (mesafede) yaklaşır ve adil davranır. Laik bir Devlet’te diyanet gibi bir kurum olmaz. Laik bir devlet düzeninde her din ve inanç toplumu kendi gider ve ihtiyaçlarını kendi bütçesinde ile karşılar.
Alevi kurumları birçok konuda kafa karışıklığı yaşadığı gibi bu konuda da kafa karışıklığı yaşıyorlar. Devlet, Diyanet’e bütçe ayırıyor ise bize de ayırsın! Devlet, Cami İmamına maaş veriyor ise Cemevi Dedesine ve Cemevinde çalışan bir-iki kişinin de maaşını versin. Merkezi devlet idaresi ya da yerel (belediyeler) yönetimler bize çeşitli isimler (Kültür Merkezi, Sosyal Tesis ve Müştemilat) adı altında Cemevi (devasa binalar) yapsınlar. Buraların elektirik, doğalgaz ve su parasını da devlet ve belediyeler ödesin talebi laikliğin özüne uymayan bir taleptir.
Laiklik istiyoruz ve laiklikten yanayız diyor isek, hiç bir gücün elinden maddi imkân ve olanak aramamamız gerekiyor! Israrla savunacağımız şey halkın vergisinden hiçbir din ve inanca bütçe ayrılmamalı demek olmalıdır. Diyanet’in mevcudiyetinden ısrar ediliyor ise inanç vergisi getirilsin, “ben inançlı değilim” ve “ben bu inanca mensup değilim” diyenler ve de Camileri kullanmayanlar bu vergiyi ödemesinler! Sadece Diyanet’ten hizmet talep edenler ve Camileri kullananlar bu inanç vergisini ödesinler.
Cemevlerinin devlet (belediyeler) eliyle finanse edilmesi ve dedelerin devlet memuru haline getirilmesi demek, “Aleviliğin ikrar ve rıza hukukundan uzaklaştırılarak başkalaştırılması” ve de Alevilerin ise asimile edilerek dönüştürülmesi demektir. Belediyeler de devletin birer kurumudur! Belediyelerin ya da her hangi siyasi bir yapının imkânları ile edindiğiniz imkânlar bizleri bu kurumların emrine verir ve sözcüsü yapar. Yani “PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR!” Isparta Cemevi örneğinde olduğu gibi, uzun zamandır çalınan düdük seslerini de hep beraber duyuyoruz ve de görüyoruz… Aşk ile.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler