Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

BİR OLDUK; BİZ OLDUK

-Zeliha Altuntaş-

Araştırma ve ilerleme için çeşitlilik, çeşitli görüşlerin birbiriyle çarpışması, çatışması kaçınılmazdır. Aynı düşüncede olma, aynı görüşten kalkma bilim ve felsefenin sonu demek olur.”

T.Mengüşoğlu

 Biz, bir avuç yüreği güzel insan Alevi Öğretimizin Yolunu sürmek için yollara düştük. Bu Yol mazlumdan yana, eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve hak yoluydu. Sevgiyi olmazsa olmazımız yaptık. Bir Alevi Atölye grubu kurduk, bu grupta ‘insan sadece yaptıklarından değil, yapmadıklarından da sorumludur’ perspektifini ilke edindik kendimize. Farklıydık, birbirimizden… Ama farklılıklarımız birbirimizin eksiklerini tamamladı. Bir olduk, biz olduk. Arada çatıştık, ama fikirlerimizi tartıştırdık. Zira ‘Mengüçoğlu’ nun felsefesinden esinlenerek çatışmalarımızdan yeni fikirler üreterek, türeterek Yolumuza değerlerle dokunmak istedik. Kendimize bir Yol haritası çizdik. Pusulamız belliydi, Alevilik inancımızı asimilasyon tuzağından arındırarak, yaşam felsefesine uygun davranabilme bilincinin toplumsal bellekte vuku bulmasının çözüm yollarına odaklandık. Her birimiz kendimize bazı alanlar seçtik ve özellikle bu alanlarda derin emek vererek varolmak istedik.

2022 Bütçe görüşmeleri esnasında, ‘Bütçe Hakkı, Eşit Yurttaşlık Hakkıdır’ şiarıyla ilk çalışmamıza başladık. Zira ‘Bütçe Hakkı’ 1215 yılında imzalanan ‘Magna Carta Antlaşması’ ile kralın  vergi toplama ve vergi harcama yetkisini sınırlandırarak savaş politikalarını kısmen de olsa denetleyerek literatura yerleşmiş ama maalesef ki toplumsal bilinçte çok varolamamıştır.  Ve biz Aleviler öncülüğünde bir kampanya başlattık. Bütçe Hakkının Demokrasi ve Barışın güvencesi olduğunun bilinci ile halkçı bir bütçe talebi ile bu bütçeden militarizme ve sermayeye kaynak aktarılmasına Diyanet İşleri Başkanlığı’na 16 milyar gibi çok sayıda bakanlığa, eğitim ve öğretime ayrılan ödenekten fazla kaynak aktarılmasına olanak kılan siyasal islamcı -otoriter emek düşmanı bu bütçeye karşı çıkarak bu bilinci, ‘ Bütçe Hakkı’ bilincini tekrar toplumsal belleğe yerleşmesinde öncü olduk. Emekten, halktan, doğadan, kadından, Lgbt+’lardan tüm ezilen sömürülen kimliklerden, engellilerden yana yerinden demokratik ve katılımcı bir bütçe talebimizi dile getirdik.

Biz Alevilerin eşitlik üzerine temellenmiş olan “Rıza Şehri” mizde, sömürüye, talana yer olmadığı gibi; sınıf farkı da yoktur diyerek  ekmek, onur ve özgürlük mücadelesi vermekte olan tüm işçi ve emekçilerin mücadelesini  selamlıyarak yanlarında olduğumuzu vurgulayarak yaşamın olduğu her alanda ki haksızlıklara karşı tavrımızı belli ettik. Zira bizim öğretimiz bizim yaşam şeklimiz, duruşumuzdur. Bu duruş, muhalif dik ve eğilmeyen bir duruştur.

Biz Alevilerin yıllardır zorunlu din derslerinin kaldırılması talebiyle sürdürdüğümüz haklı ve meşru mücadelelerimize rağmen siyasi iktidarın, AİHM kararlarını ve  imzası bulunduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerini hiçe sayarak müfredata yeni din dersleri ekleyerek kendi ideolojisini besleyecek ve bunu yeniden üretecek dinsel ögelerle doldurarak eğitimi tamamıyla dinselleştirdiği yetmezmiş gibi 1-3 Aralık 2021 tarihlerinde toplanan Millî Eğitim Şurası’nda okul öncesi eğitim dönemindeki 4-6 yaş arası çocuklar için de din dersleri tavsiye kararı aldı.

Bizler, alınan bu zorunlu din eğitimi tavsiye kararının ilk fırsatta yürürlüğe gireceğinin bilinciyle bu karara ‘Hayır’ demek için kapsamlı bir kampanya başlattık. Kampanyamız ilk olarak sosyal medyada bir farkındalık kampanyası olarak başladı. Toplumun her kesiminden destek gören bu farkındalık imza kampanyasına Alevi kurumları başta olmak üzere Demokrasi İçin Birlik bileşenleri, sivil toplum örgütleri,  akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, muhalif partiler, emekçiler, kadınlar, gençler destek sundular. Biz çığ gibi büyüyen bu bilincin meydanlarda ses olmasına karar verdik ve 27 Şubat tarihinde merkez olarak Kadıköy, İstanbul’ da ‘Demokrasi ve Laiklik Buluşması’ organize ettik. Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenlerin öncülüğüyle 20 alanda Aleviler ilk defa eş zamanlı büyük bir eylem gerçekleştirmiş oldu. Kadınlar önde olsun istedik, zira Alevilik inancında teolojik olarak ‘CAN’ kavramıyla eşitlikçidir ama maalesef ki uygulamalarda, pratikte aslından uzaktır. Ve uzaklığın mesafesi her geçen gün artarak Alevilik İnancıda kendi özünden uzaklaşmaktadır

Bu buluşma büyük yankı uyandırdı, zira demokrasiye, eşitliğe, özgürlüğe susamış bir çok kesimi biraraya topladı… Uzun zamandır, pandemi koşulları sebebiyle de biraraya gelememiş insanlara umut oldu. Birlikte ortak paydalarda buluşmanın sevinci yayıldı…Güvercin gibi havalandı, barış oldu…Yol açtık, tam da Newroza girerken, Newroz ateşini harladık. Baharın gelmesine hız verdik, yön verdik. Alevi İnancında Hava, Toprak, Su ve Ateş  elementleri ikrar ve rızalık temelinde varolan ve doğanın yeniden canlanması, uyanması demektir. İlk cemre Havaya, ikinci cemre 27.Şubat tarihinde suya, 3 cemrede toprağa düşer. 21 Mart Newroz baharla birlikte, umutların dirilişi, mücadele ateşinin harmanlandığı gündür. ‘Demirci Kawa’ direnci ile ‘Pir Sultan Abdal’ direncinin UMUT olarak yüreklerimize, bilincimize düştüğü gündür.

Bir oluruz, Biz oluruz !

Hoş gelmiş bahar ! Hoş gelmiş umut ! Hoş gelmiş, yorgun düşmüş yüreklerimize, demirci kawa direnci !

Biz ki her kışın sonunda , böyle rengarenk çiçek açar yenileriz ,halkların kardeşliği gibi, tüm farklıları olduğu gibi amasız fakatsız halayımıza katarız ! Bir oluruz, Biz oluruz !

Hoş gelmiş bahar !!! Bu kadar özlemişken.. Düşlerimiz gebe daha nice güzel barış, özgürlük dolu yarınlara.

Yol arkadaşlarım, CAN‘ lar(ım) Nevin Kamilağaoğlu, Erdal Kılıçkaya, Efe Engin, Nilgün Mete, Songül Tunçdemir, Dilek Odabaşı, Aydın Deniz, Cuma Erçe, Hasan Subaşı, Abbas Karakaya, Özcan Öğüt, Mustafa Can ve ben, Zeliha Altuntaş… iyi ki varız, bundan sonra da birlikte yan yana , yol yürümeye devam edeceğiz. Yol’umuza yeni Can’lar ekleyerek, çoğalarak….çoğaltarak..

İyi ki aynı Yol‘un yolcusu, aynı davanın, aynı düşlerin Canlarıyız.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.