Bühl Cemevi’nde Düzenlenen AABK Toplantısından Yansıyanlar: Örgütlü Mücadelede Yoldaşlığın Anlamı
⌈Hasan Subaşı⌉
30 Ocak 2026 tarihinde Bühl Cemevi’nde gerçekleştirilen AABK toplantısından yansıyan fotoğraf kareleri, yalnızca bir araya gelişin görsel kaydı değil; Alevi toplumunun bugün yürüttüğü örgütlü hak ve özgürlük mücadelesinin somut bir ifadesidir. Bu karelerde görülen şey, salt bir kurumsal toplantı değil; ortak bir bilincin, kolektif bir iradenin ve birlikte yol yürüme kararlılığının görünür hale gelmiş biçimidir.
Alevilerin bugün sürdürdüğü mücadele, bireysel taleplerin toplamından ibaret değildir. Bu mücadele; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, tanınma ve onurlu yaşam hakkı etrafında şekillenen kolektif bir duruşun ürünüdür. İşte tam da bu noktada yoldaşlık kavramı belirleyici bir anlam kazanır. Yoldaşlık, yalnızca yan yana durmak değil; aynı sorumluluğu üstlenmek, aynı yükü paylaşmak ve aynı geleceği birlikte kurma iradesini gösterebilmektir.

Fotoğraf karelerinde yan yana oturan, dikkatle dinleyen, not alan, tartışan ve karar süreçlerine katılan canlar; örgütlü mücadelenin nasıl bir emek ve disiplin gerektirdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu görüntülerdeki ciddiyet mücadelenin ağırlığından, karşılıklı saygı ise ortak yol bilincinden beslenmektedir. Alevi örgütlülüğü, tam da bu karşılıklı güven ve sorumluluk ilişkisi üzerinden güçlenmektedir.
Bugünün dünyasında hak ve özgürlükler kendiliğinden tanınmamaktadır; örgütlü bir talep ve sürekli bir mücadeleyle kazanılmaktadır. Alevi toplumu da bu gerçeğin bilinciyle, bireysel duruşların ötesine geçen bir örgütlenme pratiği geliştirmektedir. AABK çatısı altında bir araya gelen kurumlar ve temsilciler, farklı görüş ve deneyimlere sahip olsalar da ortak bir hedefte buluşmaktadır. Ulaşılmak istenen bu hedef, Alevilerin eşit, özgür ve görünür olduğu bir toplumsal düzendir.

Bu bağlamda yoldaşlık, yalnızca duygusal bir bağ değil; politik ve toplumsal bir zorunluluktur. Mücadele yoldaşlığı süreklilik ister. Zor zamanlarda geri çekilmeyen, sorumluluğu başkasına devretmeyen, eleştiriyi ve özeleştiriyi yolun bir parçası olarak gören bir anlayışı ifade eder. Bu bağlamda, Bühl Cemevi’ndeki toplantının atmosferini yansıtan bu fotoğraf karelerinde, Şeyh Bedreddin’in “danışma ve dayanışma” anlayışı üzerine kurulu, kolektif akla dayanan bir yoldaşlığı görmenin mümkün olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Fotoğraflarda görülen birliktelik, Alevi mücadelesinin bugün geldiği noktayı da özetlemektedir. Karelerde öne çıkan temel olgu; dağınık tepkiler yerine ortak akıl, bireysel çıkışlar yerine kurumsal duruş, sessizlik yerine söz üretme iradesidir. Bu fotoğraf karelerinde, “Alevilerin gücü örgütlü birlikleridir” sözünün nasıl ete kemiğe büründüğünü görüyor; bu gerçeklikten aldığımız güçle bugünden yarınlara umut dolu gözlerle bakıyoruz.
Sonuç olarak Bühl Cemevi’nde çekilen bu fotoğraf kareleri, bugünü kuran ve geleceğe yön veren bir mücadelenin belgesidir. Sevgiyle örülen ilişkiler, saygıyla sürdürülen tartışmalar ve yoldaşlık bilinciyle yürütülen örgütlü mücadele, Alevi toplumunun en büyük gücünü oluşturmaktadır. Bühl Cemevi’nden yansıyan bu görüntüler, bu gücün yalnızca var olduğunu değil; aynı zamanda bilinçli ve kararlı bir şekilde büyütüldüğünü de göstermektedir.
Yolda birlik olanlara aşk olsun!


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler