Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

İNANCIMIZIN BAĞIMSIZ OLMASININ TADINA VARMAMIZA AZ MÜSADE EDİN OLUR MU?

Tüm dini inançlar bir birinden etkilenmiş. Ancak bağımsızlığını hep korumuş.
Hıristiyanlık, Musevilik, İslam bir birinden beslenmiştir. Benzerlikler vardır ancak özgür bir inanç olarak varlıklarını sürdürüyorlar.

Alevilik de epey farklı bir inanç/yol olmasına rağmen başka inançlardan, figürlerden etkilenmiş, kendi bünyesinde harmanlamıştır.
Temel ritüellerinde ise benzersizdir.

Son olarak Avusturya’da Aleviliğin hiç bir inancın alt kolu olmadan, tek başına bir inanç olarak tanınması önemlidir.

Bu kazanımı “Alisizlik” olarak yorumlayıp, uzak duranlar da var. Ne kadar yanıldıklarını henüz anlamadılar.

Hiç kolay değil kabullenmek bağımsız olmayı.
Alevilik/Aleviler, egemen inancın mensubu yönetenler tarafından yüz yıllarca soykırımlara, katliamlara, baskılara maruz kaldı.
Buna rağmen egemen inancın şemsiyesi altından çıkılamadı.
Öyle ki kitlesel olarak asimile bile olundu, pek çok Alevi köyü şimdi sünni/islam inancına göre yaşıyor.

Bu kadar korkunç asimilasyonlara rağmen ALEVİLİK, inancını koruyanlar, kollayanlar tarafından bugünlere kadar getirildi.
Tabi ki Aleviler kırımlar oldu diye vaz mı geçti ritüellerinden?
Baskılar oldu diye cemlerinden, semahından, deyişlerinden, bağlamasından, gülbanklarından vaz mı geçtiler?

Ramazan ayında saldırılar, baskılar olmasın diye, kendilerini kamufle etmek için geceleri ışık yakmak zorunda kaldılar diye inancından vaz mı geçti Aleviler?

Okulda, işyerinde, mahallede baskılar yüzünden, inancını saklayıp “Biz de elhamdüllah müslümanız, biz de namaz kılıp oruç tutuyoruz” demek zorunda kaldılar diye Aleviliklerinden vaz mı geçtiler?

En iğrenç iftiraları duydular, evleri işaretlendi, barbarca katledildiler diye ödün mü verdiler inançlarından?

Arada fireler oluyor, başka inanca firar edenler olsa da büyük çoğunluk özünden vazgeçmiyor.
Alevilerin çok az bir kesimi epey ileri giderek, “Siz de islam mısınız? Asıl biz islamız, biz islamın özüyüz” diyor.

Şu acı bir gerçek.
Bu kadar baskın inancın gölgesinde, şemsiyesinin altında olmak epey tutsak etti Alevileri.

Bir benzetme yapacağım. Kaç gündür zihnimi kemiriyor.
Alevi inancının bağımsız bir inanç olmasını kabullenememeyi, bir kölenin özgürlüğü istememesine benzetiyorum.
Hem gidişattan memnun değilsin, hem de egemen olanın baskısı altında olmak istiyorsun.
Egemen inancın mensupları seni tanımıyor ama sen iğneyle kuyu kazmaya çalışıyorsun, islamın özü olduğunu kanıtlamaya çalışıyorsun. Daha da ileri gidip, cemevinde kuran kursu açıyorsun. Daha da ileri giderek imamlara benzeyen dedeleri çoğaltıyorsun.

Aklımıza acilen yerleştirelim. Türkiye’de de Alevilik tanınırsa pek çok hak elde edilecek.
Cemevlerine ibadethane statüsü verilirse zaten Alevilik bağımsız bir inanç olarak kabul edilmiş olacak.
Türkiye hükümetleri bu yüzden cemevini de tanımıyor.
Alevilik bağımsız bir inanç olarak tanınırsa ZORUNLU DİN DERSİ’nden muaf olacak Alevi öğrenciler.
Mahkeme kararları bir bir uygulanacak. Cemevleri tanınacak. Hiç bir Alevi kendini saklamak zorunda kalmayacak, asimilasyon bu kadar fena halde olmayacak. Alevi köyüne cami de yapamayacaklar. İnancı bağımısız olan Alevinin köyüne cami yapmak suç haline gelecektir çünkü.
Bunu her Alevi canın anlaması lazım.

Herkes gibi özgürce inancımızı yaşamak, kimsenin baskısını hissetmemek nasıl muhteşem duygudur.
Aleviliğin tanınmasına karşı çıkan bazı Alevi çevrelerin konuyu bilmediklerini, anlamadıklarını, dinlemediklerini, okumadıklarını, sormayı bile akıllarına getirmediklerini, öğrenmek istemediklerini düşünüyorum.
Hala bazı kurum yöneticileri bile konudan bihaber.
Korkakça davranmak hiç bir şey kazandırmaz bu topluma!

Nilgün Mete

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.