Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

‘DAR’DA ÜÇ FİDAN… 50.YIL

– Necati Şahin –

“Vatan, onu parsel parsel satanların değil; uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır…”
DENİZ GEZMİŞ

“Biz Korkuyu Kerbela’da Bıraktık…”
HÜSEYİN İNAN

“Biz inanıyoruz ki, bu mücadele bizim ölmemizle son bulmayacak.”
YUSUF ASLAN

*

Üç güzel ANA,
Üç güzel ÇOCUK
doğurdu Anadolu’da…

Sene 1947..
Bir güzel Çocuk doğurdu
Mukaddes ana…
Bir yanı İkizdere
Bir yanı Erzurum
Yüreği Türkiye …

DENİZ dedi Adına Anası …
Deniz…
Bizim Deniz…

Deniz,
Emekledi…
Kalktı…
YÜRÜDÜ
YÜRÜDÜ…

O soylu yürüyüş
O bitmeyen yürüyüş
O bitmeyecek Yürüyüşü
Öyle başladı…

Mukaddes Ana
Deniz’inin
O soylu yürüyüşünü
vakur izledi…
6 Mayıs 1972’de de
sonrasın da vakur durdu…
Kolay değildi…
Deniz’in Anasıydı…
Sustu…
Sustu…
Sustu…

Bir tek,
bir Anadolu Ağıdını duyduğunda,
Ağıdın ezgisine
Kattı acısını…
Hasretini…
Gözyaşını…

“Yüce dağ başında yanar bir ışık,
Düşmüşem derdine olmuşam aşık,
Al buğday benizli zülfü dolaşık,
Dividim kalemim yazarım,
Öyle bir Yavru’nun derdi var bende….”

*

Sene 1947
Bir güzel Çocuk doğurdu
Medine Ana …
Bir yanı Çerkesya
Bir yanı Bozuk diyarı,
Bir yanı Yozgat…
Yüreği İnsan…

Adını YUSUF koydu Anasi…
Yusuf…
Bizim Yusuf…

Yusuf,
Emekledi…
Kalktı…
YÜRÜDÜ…
YÜRÜDÜ…

O soylu  yürüyüş
O bitmeyen yürüyüş
O bitmeyecek yürüyüş  böyle başladı…

Medine Ana
Yüreğiyle izledi
Yusuf’unun
O soylu Yürüyüşünü…
Vakur durdu…
6 Mayıs 1972 öncesi de
Sonrası da…

Sustu…
Çok Sustu…

Bir tek
Bir Anadolu Ağıdına
Kattı Gözyaşını
Döktü Yüreğine …

“Ağlarım ben kekliğime
Seherde öten bülbüle
İpeklenmiş tüylerine
Yanaktaki benlerine
Ağlarım ben kekliğime…”

*

Sene 1949…
Bir güzel Çocuk doğurdu
Selver Ana…
Bir yanı Sivas Diyarı
Bir Yanı Sarız Yaylası
Yüreği Anadolu…

HÜSEYİN dedi Adına…
Arkadaşları  sonrası “Dede”
diyecekler..
Ocakzade olduğunu
Çok çok sonra anlayacaklar….

Hüseyin
Emekledi …
Kalktı…
YÜRÜDÜ…
YÜRÜDÜ…

O soylu Yürüyüş
O bitmeyen Yürüyüş
O bitmeyecek Yürüyüş  Öyle başladı…

Selver Ana
O soylu Yürüyüşü
Asilce izledi…
Vakur durdu…
6 Mayıs 1972 şafağında da…
Sonrasında da…

Bir tek bir Ağıda
Kattı Gözyaşını..
Ankara gurbetti O’na …

“Şu yüce dağları duman kaplamış
Yine mi gurbetten kara haber var
Seher vakti burda kimler ağlamış
Çimenler üstünde göz yaşları var…”

*

ÜÇ GÜZEL ÇOCUK
Üç karayağız, yiğit  Delikanlı oldu…

Yürüdüler
Yürüdüler…
Üniversitede
buluştular…

“Gelin Canlar bir olalım
Bir Yürüyüş Eyleyelim”
dediler,
Yürüdüler…
Haksızlığın
Zulmün
Faşizmin
üstüne üstüne…

*

Ey HALK,
O soylu Yürüyüşü,
Muradlarını,
Üniversiteden
Fabrikalara,
Meydanlara,
Barkitlara,
Filistine,
Dağlara
tırmanan
Direnişlerini,
6 Filo’yu denize döküşlerini,
Emperyalizmin korkulu rüyası oluşlarını,
Yaşamlarını ,
Yargılanmalarını,
Savunmalarını
Mapus Damlarını
Unutma…
Unutturma…

*

Anaların,
‘N’olayıdım n’olayıdım oy
Okur yazar olayıdım oy
Deniz mahkemeye düşmüş
Avukatı ben olaydım
Yusuf mahkemeye düşmüş
Avukatı ben olaydım
Hüseyin mahkemeye düşmüş Avukatı ben olaydım…”

diyerek Ağıt yakışını
Unutma…
Unutturma…

*

O soylu Yürüyüşü,
6 Mayıs 1972’de
Hıdırellez günlerinde
Dara “vakurca” gidişlerini,
Sandalyeyi
ve de Faşizme
nasıl tekme attıklarını
Unutma …
Unuttutma…

*

Üç Güzel Ananın
Üç Güzel evlatları ardından ağıda duruşunu;

Üç Yiğit Babanın
Cemil Gezmiş
Beşir Aslan
Hıdır İnan’ın
Evlatları için Çırpınışını,
Ardı sıra Yürüşünü;

Bir de Avukatlarını,
Halit Çelenk’i Ağbilerini…
Canhıraş çabalarını
Unutma…
Unutturma…

*

Dini: ”İNSAN”
Irkı :”İNSAN”
Kıblesi :”İNSAN”
Yolu: “İNSAN”…
ÜÇ FİDAN ‘ın şahsında
68’lilerin
Direnişini,
Hümanizmasını,
Aşkını,
Ağıdını
68’RUHU’nu da
Unutma…
Unutturma…

*

Zira,

68’RUHU

“Tarlada başak
Fabrikada emek
Barışta çiçek
Direnişte deli fişektir..”

68’Ruhu,

“Hak Hukuktur
Eşitlik Özgürlüktür
Dostluk Yoldaşlıktır
Direniş Devrimdir…”

68′ Ruhu

“Kültür Sanattır
Türkü Klamdır
Opera Cazdır
Sevda Aşktır…”

68’Ruhu,

“Kalem Kitaptır
Roman  Şiirdir
Tiyatro Sinemadır
Resim Heykeldir…”

68′ Ruhu,

“Vietnam’da Ho Ch Minh,
Küba’da Castro,
Filistin’de Leyla Halit,
Amerika’da Martin Luther King,
Karafrika’da Mandela,
Ant Dağları’nda
Che Guevara’dır…”

68’ Ruhu,

“Beyazit Meydanında
Taylan,
Nurhak’ta Sinan,
Kızıldere’de Mahir,
Dersim’de İbrahim’dır..

ve
Dar’da:
Deniz’dir..
Yusuf’tur…
Hüseyin’dir…

Onların
Devrimci Duruşunu Unutma…
Unuttutma…

*

“Ey Güzel Fidanlar!
Ne çok Güzellik
sığdı o Güzel Yüreğinize,
O kısa Yaşamınıza…
Aşk olsun …”

*

O soylu Yürüyüşün
Kökeninde soylu  bir de damar vardı Anadolu’da…
Rumeli’de
Akdeniz’de
Karaburun’da…

O soylu Yürüyüşün
Kökeninde
isyan ateşini yakan
Direnişçiler vardı..

Babailer
Baba İshak
Pir Sultan
Bedrettin
Kalender
Börklüce
ve daha nicelerini de…

Pir Sultan Abdal’ın,

“Uyur idik uyardılar
Diriye saydılar bizi
Koyun olduk, ses anladık
Sürüye saydılar bizi”
deyişini kendilerine nasıl rehber edindiklerini;

“Zahit bizi tan eyleme ” diye haykırışlarını;

“Sayılmayız parmak ile,
Tükenmeyiz kırmak ile.
Taşramızdan sormak ile,
Kimse bilmez ahvalimiz.”

diyerek meydan okuyuşlarını da
Unutma…
Unutturma…

*

Dönemin egemenlerine, faşistlerine,
Mahzuni’nin
“Erim erim eriyesin….”
dediği Başbakan Erime; lokması boğazına takılarak “ölümü tadan” Mahkeme Başkanı Elverdi’ye;
idama el kaldıran partilere, siyasilere de:

“Sabahın bir sahibi var
Sorarlar bir gün sorarlar
Biter bu dertler acılar
Sararlar bir gün sararlar ”

diyenleri de
Unutma…
Unutturma…

*

Koca Devlet,
Koca Devlet içinde başka bir Devlet …
Seçilmiş Başbakanını bakanlarını astı önce…
Üç kişiydiler…

Koca Devlet içinde başka bir Devlet…
Mendereslerin intikamını
Üç Fidan’a yükledi…

Koca koca herifler
Koca popoları ile oturdukları
koca koca koltuklarda
El kaldırdılar…
Kara eller…
Utanç eller…
Bu engerekleri,
Bu Çiyanları da
Unutma…
Unutturma…

*

Ve
6 Mayıs 1972

Bir mitinge gider gibi
gitti DENİZ…
Dar’a…
Demli çaydan son bir yudum,
Cigardan son bir nefes,
Rodrigo Konçertosu  dilinde…

Ellerde kelepçe
Ayaklarda zincir…
Pencereden Dar’a baktı
“Geliyorum bekle”…
Vedalaştı Canları Hüseyin,Yusuf ile  …

Çıktı,
Miting kürsüsüne çıkar gibi…
Cellata “Dur” dedi…
“Zahmet olmasın sana kardeş …”

Haykırdı…
Şafak sallandı Sesinden…
Hıdırellez günüydü..
Dilek günüydü…
Son dileğini yükledi sesine, yolladı …

Ses karanlığı aştı
Yılları aştı,
Faşizm duvarlarını aştı geldi bugüne:
” Yaşasın Türk-Kürt Halklarının Kardeşliği …”

Tekmeledi sandalyeyi…
Uzun fidan boyluydu…
Ayakları masaya düştü…
Savcı bağırdı
“Masayı çekin…”

Çektiler…
“Devlet Kurtuldu!!!”

*

YUSUF
Hücresinde Pirsultan posteri karşısında…
Baktı son kez…
Pirsultan’ın boynunda urgan…
“Bekle Pirim, geliyorum
ben de…”

Yürüdü Yusuf
Yoldaşı Deniz’in ardından…
Ellerde kelepçede
Ayaklarda zincir…
Zincir sesi deliyordu karanlığı…
Geride kalan yoldaşlara
selamdı zincir sesi…
Kucaklaştı Dede Hüseyin ile…
Yürüdü “Miting Kürsüsü”ne…
Haykırdı Karanlığı…

“Ben Ülkemin bağımsızlığı için bir kere ölüyorum…
Siz, bizi asanlar, şerefsizliginiz ile her gün öleceksiniz…
Yaşasın Devrimciler…
Kahrolsun Faşizm…”

Ses karanlıkta ışıktı…

Ten dar’da kaldı…
Can Işıklarda,
Pirsultan ile kucaklaştı …

*
HÜSEYİN
Dede…
Vedalaşı Yoldaşları ile…
Yürüdü Deniz,
Yusuf’un yürüdüğü gibi…
Eller kelepçede
Ayaklarda zincir…
Yürüdü
Miting Kürsüsüne
Haykırdı…

“Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!” …

Sesi aydınlandı karanlıkta
“Ses karanlıkta ışıktır” çünkü :

Ten Dar’da…
“Can” Işıklarda…

*

O Gün …
Ay hicap duydu,
gizlendi…

Şafak
söktü sökecek…
Sökemedi…

Güneş
Doğdu doğacak…
Doğamadı…

Karanlık
Gitti gidecek…
Gitmedi…

Halk
haykırdı haykıracak
Haykıramadı…

Unutacaktı
Unutamadı…

Astılar,
Öldürmediler ama…
“Ölürse ten ölür
Canlar ölesi değildi…”

ÜÇ FİDAN,
Karanlığa inat
Gençliğe umut
Işıklara,
Ve de
GEZİ’ye Yoldaşlar şimdi…

Necati Şahin
5/6 Mayıs 2022

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.