Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Kurum Yöneticilerinde Eksen Kayması…

-Nurten Yalnız-
Ezilen, yok sayılan ve inkar edilen kimlikler tarihsel toplumsal olaylardan ve gelişmelerden dersler çıkarmadığı müddetçe asimilasyon ve kültürel erozyona uğramaktan kendini kurtaramayacaklar.
Toplumsal mücadelede kitlelere önderlik rolünü üstlenen yöneticilerin düşünceleri ve bu düşünceler etrafında gerçekleştirmek istedikleri eylem çizgilerinde net olmaları zorunludur. Eylem ve düşünce de tutarsızlık  toplumsal mücadelenin başarısızlığa uğramasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda toplumun kendisine olan güveninin kaybına da yol açacaktır.

Alevi toplumu tüm baskı, zulüm ve soykırım politikalarına karşın kendisini koruyarak günümüze taşınmıştır. Bunca baskı ya karşın kendisini bugünlere taşıyan Aleviliğin arkasındaki başarının temel noktası döneme önderlik eden pirlerimizin ve yol önderlerinin kararlı duruşu ve yola verdikleri ikrardandır.

Alevi toplumu günümüzde örgütsel ve kurumsal olarak bir gelişme ve büyüme içerisinde olsada kendi bağrında bir çok eksiklik ve hatalar barındıracak yol almaya çalışıyor, alevi toplumu hata ve
yanlışlardan arınma veya hataları minimanilize etmek zorundadır.

Örgütsel birlik ve bütünlük tek bir söylem, tek amaç ve ortak hedefte bir olmayı gerektiriyor. Çok başlılık her bir kurumun farklı bir söylem ve yönelimde bulunması örgütsel yapımıza zarar vereceği gibi toplumsal dağılmayı ve parçalanmasına birlikte getirecektir.

AABF Genel Başkanımız Sayın Hüseyin Mat’ın Çorum’da Alevi canlarımızın cemevi temel atma törenindeki makul ve doğru konuşması kayda değerdir, verdiği mesajlar iyi algılanmalıdır, bu makul konuşmaya ve haklı taleplere dahi tahammül edemeyen devlet erki alanı terk etmiştir. Bu durum devletin biz alevilere bakış açısını anlamamız için yeterlidir.

Biz alevilere tahammül etmeyen devlet ve siyasal iktidarın en güçlü kurumu olan diyanetten görevli bir imamın cemevi temel atma töreninde konuşmacı olarak orada bulunması ise sorgulanması gereken bir tutumdur. Bir yandan asimilasyona karşı çıkmak bir yandan da diyanetin imamlarını kürsüye çıkarmak asimilasyona karşı verilen mücadeleyi boşa çıkarmak ile eş anlamlıdır!

Farklı inançların eşit ve kardeşçe bir arada yaşayabileceği mesajı verilmek istendiyse o zaman Anadoluda yaşayan farklı inanç önderlerinin de o alana davet edilmesi gerekirdi ancak bu şekilde
verilmek istenen mesaj verilmiş olunur ve doğrusuda yapılmış olarak tarihi hafızamız da haklı olarak yer alırdı. Ancak üzülerek söylemeliyiz ki bu böyle olmamıştır.

Alevi kurum yöneticilerinin bu kadar hataya ve yanlışa açık hale gelmelerini, eksen kaymalarına sebep olan, sebebiyet veren bu durumu kurumsal olarak tartısmaları zorunludur. Bu tür durumlar iyi ve derinlikli bir tartışmaya ve sorgulamaya tabi tutulmazsa önümüzdek süreçlerde İspartada ve Çorumda yaşanan olumsuzlukların tekrar tekrar önümüze gelecegini her  yönetici bilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.