Sal. Şub 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

BOYNUN NİYE BÜKÜK DEDE?

– Hasan Subaşı –
Alevi yol önderleri tarihimizin hiçbir döneminde zalimlerle dost kardeş olmadılar. Şah Hüseyin’in Kerbela’da zalim Yezid’in, Pir Sultan Abdal’ın Sivas’ta Hızır Paşa’nın, Seyit Rıza’nın Dersim’i kıran zalimlerin karşısında boyun bükmemesinin, diz çökmemesinin kaynağında, Aleviliğin tarih sahnesindeki onurlu yerini almasını sağlayan, mazlumun yanında, zalimin karşısında durmayı kendilerine yol ilkesi edinen, Alevi direnişlerini ve yoksul halk ayaklanmalarını örgütleyen Alevi yol önderlerinin bakış açısı ve dik duruşu vardır!
Hallacı Mansur, bu duruş temelinde son nefesini verirken ”Ben Enel Hak aşığıyım” diye zalimlerin yüzüne haykırmıştır. Benzeri bir duruşu zalimler tarafından derisi yüzülen Nesimi’nin inançları ve idealleri uğruna yaşamını feda etmesinde görüyoruz.
Alevilerin zalimlerin karşısındaki duruşları nasıl olmalıdır sorusunu soranlar dönüp Baba İlyas’a, Baba İshak’a, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’ye, Kalender Çelebi’ye, Hubyar Sultan’a, Şeyh Bedreddin’e, Hamdullah Çelebi’ye ve Börklüce Mustafa’ya baksınlar.
Yolumuzu yol eyleyen yol önderlerimizin zalimlerin karşısındaki o baş veren ama baş eğmeyen duruşları ortadayken kalkıp diyanetin kara kadılarıyla dost kardeş olmak, bu da yetmezmiş gibi çağımızın Muaviye’lerinin karşısında eğilip bükülmek hiçbir açıdan Alevilik anlayışıyla ve Alevi duruşuyla bağdaşmıyor.
O alevi dedesi’nin, dedelerinin Dersim’i yeniden fethetmeye gelenler ile dost kardeş olmaları ve diyanetin kara kadısının kaşısında eğilip bükülmeleri gerçektende insanın yüreğini kanatıp acıtıyor!
AKP iktidarının asimilasyon politikalarını hayata geçiren ve bu bağlamda Dersim’de yeni asimilasyon yuvaları açmaya gelen çağımızın Muaviye’lerinin eğlip bükülerek kapıda karşılayan ve cemevinde ağırlayanlar, kınalı keklik olmayı kendilerine yol edinmişlerdir!
Dersim Aleviliğin şah damarıdır! Bu damarı kurutmak istiyorlar. Hepimize düşen görev, AKP iktidarının Dersim’i yeniden fethetme yönelimini boşa çıkaracak bir iradeyi, Alevilik zemininde ve çok güçlü bir şekilde Dersim’de yeniden ortaya çıkarmaktır.
Gün, “Dersim’e sefer olur zafer olmaz” sözünün gereğini yapma günüdür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir