AABK Örgütleme sorumlusu Mehmet Ali Çankaya’dan kamuoyuna açıklama
”Kendi coğrafyamız da dahil olmak üzere toplumumuzun yaşadığı her yerde eşit yurttaşlık mücadelesini, Yol’u sürdürmeye özenle gayret ediyoruz. Yol, eğriliği kabul etmiyor. Doğru olmaya, dar-ı divana gönül rahatlığıyla durmaya gayret ediyoruz” ifadelerini yer aldığı açıkalamanın devamında, şunlar kaydedildi:
Anayurdumuz Türkiye coğrafyasında olduğu gibi Avusturya’da da Alevi toplumumuzun hak ettiği taleplerinin mücadelesini uzun yıllar sürdürmeye, onun bir parçası olmaya çaba sarf ediyoruz.
On binlerce Alevinin yaşadığı Avusturya’da diğer inançlar gibi tanınmayı, başka bir inancın tahakkümü altında değil, özne olmasının mücadelesini veriyoruz.
13 yıl önce Avusturya’da ‘tanınma’ mücadelesini başlattığımızda Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı’ydım. Ve o gün attığımız tohumlar Avusturya topraklarında hayat buldu ve kendine özgü bir inanç olarak bugün kabul edildi. Burada ortaya koyduğumuz iddia Alevilerin ikincil, üçüncül bir inanç değil taşıdığı bütün değerleriyle, Yol’uyla özne olduğudur.
Yol’umuzun manifestosunu Hünkar Hace Bektaş Veli yüzyıllar önce söylemiştir: Eline, beline, diline sahip ol!
Eline, beline, diline sahip olmayanlar, Yol’da düşkün sayılır. Ve bugün ‘Alevi’ gibi görünen kimi kesimler Alevilerin Avusturya’da tanınmasını, özne olmasını içlerine sindiremeyip, alakamız olmayan şeylerle şahsıma iftira ve karalama kampanyaları düzenliyor. Gönüllerindeki karayı dilleriyle ortalığa saçıyorlar.
‘İnsan dilinin arkasında gizlidir’ diyor Hünkar Hace Bektaş Veli. Gizledikleri insanlık bugün ortalığa saçılıyor. Bunun içinde Yol’umuzun kırıntılarını dahi görmek mümkün değil. Sadece Alevilikten değil, insani değerlerden de yoksun olduklarını not düşmek gerekiyor.
Avusturya’da Aleviliğin kabul edilmesi Alevilerin asimilasyonu için çaba gösteren, ‘bizden’ gibi görünen yabancılarda yarattığı rahatsızlığı anlıyoruz.
Yolumuzda düşkün sayılacak, eline beline diline sahip olmayan bu çevreler şimdi de ticari hiçbir bağım olmayan (ki sorumlusu olmadığımı da itiraf etmelerine rağmen) bir işletmede, çalışanların iddia ettiği sorunlarla hedef haline getiriliyorum. Emeğiyle geçinen her işçinin hakkını almasına karşı çıkmanın Aleviliğin öz değerleriyle bağdaşması mümkün değildir. Söz konusu işletmede varsa bir anlaşmazlık, hakları için işçilerin mücadele etmeleri kaçınılmazdır. Yol’umuz, hiç kimsenin hakkının yenmemesini ve rızalığı esas alır.
Söz konusu çevrelerin derdinin işçiler olmadığını, diline sahip olmayarak Alevi düşmanlığı yaptıklarını da buraya not düşmek istiyorum.
Biz eksiksiz değiliz, yolda yürürken öğreniyor, kendimizi dönüştürmek için çaba sarf ediyoruz.
Hakkımda aslı astarı olmayan iftiraları çeşitli web sitelerinde, sosyal medyada paylaşan bu kişilere karşı mücadeleyi hukuksal zemine taşıdığımı siz değerli canlarla paylaşmak isterim. Gönül isterdi ki, sorunlarımızı kendi içimizde çözelim. Fakat Yol’dan sapanların divanımızı kirletmelerine müsaade etmeyecek, hukuk önünde kendilerinden hesap soracağımın bilinmesini isterim. Uzun süredir karalama kampanyalarını ciddiye almadığımızı ifade ederken, kişilik haklarımıza yapılan saldırılara daha fazla müsamaha göstermeyeceğimi de siz değerli canlarımızla paylaşmak isterim.
Buradan Alevileri küçük gören, diyanetin fetvalarına el açılmasını isteyen düşkünlere üzücü bir notu da düşmek isterim: Avusturya’da kazandık, Türkiye’de de kazanacağız.
Aleviler kazanacak!
Aşk ile…”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler