Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Turabi Saltık : Alevilikte Kurban Bayramı Yoktur

Daha en başında Aleviler de canlıyı kesmek, kurban etmek yoktu. Temelinde, Kırklar Meclisi’nde; bitki (üzüm tanesi) ve kutsanmış ekmek (bıcik-niyaz) kurban yerine geçiyordu. Alevilikte / Kızılbaşlıkta yaşam hakkı kutsaldı, cana kıymak yoktu. Canı incitmek yoktu. İncinsen de incitme denilerek can incitilmezdi.

Kırklar Meclisi’nde parsla görevli (komün görevlisi) Meclise getirdiği üzüm tanesiyle, kutsanmış buğday ekmeğini (bıcik-niyaz) Kırklar Meclisi’nde bulunan canlara sunmuştu. Alevilikte/Kızılbaşlıkta üzüm tanesiyle, kutsanmış niyaz, kurban olarak kabul edilmişti.

Uzun yüzyıllar sonra bu temel inanç, çevre baskısı ve onun etkisiyle terk edildi. Yerine inançlar içerisine kurban kesmek girdi. Fakat Aleviler yine de kurban kesmeyi hiç bir zaman Kurban Bayramında yapmadılar onlar yüksek dağlarda, su kıyılarında, kutsal mekan ve makamlarda bulunan ziyaretlerde kurban kesmekteydiler. Bu da Kurban Bayramında olmuyurdu. Alevilerce de giderken kurbanın, Hakk’a yakınlaşmak için kesildiğine inanıldı.

Toplumsal kurallar bütünü olan ‘yol’da, erkân’da, İbrahim’in oğlunu kurban etmesi Alevilerce farklı yorumlanmıştır. Aleviler, İbrahim; “insan vücudunu yok etmedende Hakk’a varılacağını” anladı biçiminde yorumlamışlar.

İbrahim de, oğlu İsmail’i yok etmeden kurtarmış yerine koç kurban etmişti. Semavi dinlerden günümüze gelen kurban kültürü, buraya dayandırılmaktadır. Ancak kurban kültü semavi dinlerden öncesine gitmektedir.

Alevi / Kızılbaş ‘Yol’u ve erkânında; asıl kurban, insan nefsini tığlamaktır. İnsanın insanla, doğayla buluşmasının, Hakk’a yürümesinin temeli, kurban kesmekte değildir. Onlar, Hakk’a yürümenin; arı-duru olmanın, gönlü-kalbi temiz insan olmakla; eline, diline, beline, nefsine, benliğine, sahip çıkmayla yani; “İnsani Kâmil”, “Mürşidi Kâmil” olmayla mümkün olacağına inanmışlar.

Alevi tarihinde, Kurban Bayramı yoktur. Kurban bayramı olmayınca olmayan bayrama kurban kesilmez. Kurban bayramı da Kurban bayramında kurban kesmekte yoktur. Alevi ritüellerinin temelinde yukarıda söylendiği gibi bitki, üzüm tanesi ve suyuyla, Pir elinden alınmış, kutsanmış niyaz kansızdı, bunlar kurban yerine sayılıyordu. Bu yüzden Alevi Mürşidi Kamilleri bu duruma; “kansız lokma yiyiniz” demişlerdi.

Süreçle Alevilerde de kurban kesme ritüelleri oluştu. Onlar kurbanlarını yüksek dağlarda, su kıyılarında, ziyaretlerde, ulu pirlerin makamlarında yürüttüler. Bu ritüeller Alevi kuralları olan Alevi yolu, erkanınca yürütüldü. Hiç bir zaman bir “Kurban Bayramı” şeklinde olmadı.

Bütün bu tarihi geçmişe uzanan Alevi erkanında “Kurban Bayramı Erkanı” diye bir şey yoktur. Olmamıştır. Herkesi sabahın köründe cem evlerine çekmek, bir erkan yapmak Alevice bir yaşam, itikat, ibadet inancı içerisinde yoktur. Berlin Alevi Cemevi “Kurban Bayramı Erkanı” diye Alevilikte olmayan bir ritüelli nasıl kafalarına göre yapabilirler? Aleviler sabahın köründe Sünni Müslümanların camiye gittikleri gibi ne zamandan beri bir “Kurban Bayramı Erkanı” ritüelleri yürütmüşler? Geçmişte de bazı Cemevi yöneticileri sabahın köründe “Kurban Bayramı Cemi” diye saat 06: 00’da Cemevinde cem yapmak istemişlerdi. Cemlerimiz tarih boyunca hep leylidir. Sabahın köründe cem bağlamak nerede görülmüştür. Hiç bir Alevi Dedesi, kurumu, kendi kafasına göre “Alevilik icat” edemez. Ederse de bu Alevilik olmaz. Olsa olsa asimilasyonun bir başka adı olur ki zaten devlet, tarikatkar, Ilahyat Fakülteleri, Diyanet, gri pasaportlular adıyla ve 300 Dedeyi sağa sola götürmek istemekle bu asimilasyonu yapıp duruyorlar. Berlin Cemevi benimde özel önem verdiğim ve orada bir çok panel ve söyleşiler yaptığım saygın bir Cemevimizdir. Bu yanlışa düşmemeliler. Alevilik, ciddi ve ulu bir yol’dur, bu yol’da nice bedeller ödemiş Pirlerin, Mürşitlerin, Nesimi’lerin, Pir Sultanların, Hallaci Mansurların yolundan, onların iz sürücülerinin ve Ocakların yolundan ayrılanlar Yol’dan koparlar..

Alevilikde, kutsanmış, dualanmış lokma ve niyaz gibi yiyeceğin, eşit bölüşümü, paylaşımın ifadesi kurbandır. Değilse Alevilikte, ne bir “Kurban Bayramı Erkanı, ne de bir “Kurban Bayramı Cemi” ve Kurban Bayramı ve Kurban Bayramında kurban kesmek diye bir ritüel yoktur, olmamıştır. Temelinde ise kurban, Pir elınden alınmış, kutsanmış kansız lokmadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.