Alevilerin Asimile Edilmesine Karşı Rıza Şehrini Oluşturmak Gerek
⌈Nurten Yalnız⌉
Birlikte üretip birlikte paylaşma ütopyasında olan, rıza şehri ile kominal ortak yaşamı savunan bir anlayışın savunucularında yaşanılan kırılma sonucunda büyük bir savrulmayla sonsuz bir mülk edinme ve iktidar olma arzusu tüm değer sistemlerinin yok edilmesinin zeminini oluşturuyor.
Yakınma ve sızlanma yerine öncelikle yapılması gereken rıza şehrini ve rızalık üzerine kurulu olan yolumuzun, öğretimizin değer sistemlerine geri dönmektir. Bu geri dönüş sağlanmadan gerek içten gerek dışarıdan egemenler tarafından geliştirilen asimilasyon ve yıkım politikalarına karşı güçlü bir direnç ortaya konulamaz, bir kaç itiraz, karşı koyma refleksi ile bu karşı saldırılar karşısında uzun vadede bir kazanım elde edemeyeceği açıktır.
İktidarın, egemenlerin politik saldırılarını boşa çıkarmanın birinci önceliği iktidardan kopmaktır,
iktidar olmayı, güç olmayı reddetmektir.
Bireyin, bir grubun güçlü olmasından ziyade, kültürel, sosyal, siyasal, ekonomik vb. açıdan toplumu oluşturan tüm kesimlerin refahını önceleyen politikalar geliştirmek gerek, alternatif yaşam alanları oluşturmak gerek. Pirlerimiz bunu rıza şehri ile yaşama getirmişlerdir, rıza şehri ve rızalık üzerine inşa edilen ögretimiz yaşamda hayat bulmuş bir gerçekliktir.
Günümüzde küresel anlamda kapitalist egemenliğin hakim olduğu gerçekligi yadsınamaz, inkaredilemez.
Bu gerçeklik ortadayken tam anlamıyla rıza şehrini kurmanın olanakları ve gerçekleşme imkanının en azından bugünkü koşullarda olmadığınıda biliyoruz ancak rıza şehrini kurmanın toplumsalörgütlenmesinin yollarını açacak oluşumları gerçekleştirmek mümkündür.
Alevi toplumu ekonomik ve politik anlamda önemli bir birikim elde etmiştir, bu birikimi doğru bir şekilde değerlendirmek, somut projelerle etrafında buluşturmak gerek.
Alevilerin bir arada yaşayacağı içinde çocukların gidecegi kreşler, gençlerin, kadınların sosyal aktiviteler yapabilecek, bireyin gelişimine katkı sunacak kültür evlerinin, üretim alanlarının var olduğu alevi tatil köylerini kurmak, alevileri yan yana getirerek ekonomik faaliyetlerin gerçekleşmesini yaratacak olan projelerde buluşturacak toplumun refah seviyesini yükseltecek konuları cidi bir şekilde üzerinde düşünmek ve tartışmak gerek.
Bu ekonomik ve ortak yaşam alanları sağlandığı oranda alevilere yönelik saldırı ve asimilasyon
politikalarının önüne geçmek mümkün olacaktır.
Ekonomik gücü olmayan, ortak yaşam alanlarında bulunmayan bir toplumun savrulmasının önüne geçilemez. Alevi kurumları, yolla hizmet eden dedeler ekonomik sorunlardan kaynaklanan nedenlerden dolayı devletin imkan ve olanaklarını kullanmak zorunda kalıyor. Bunun doğru olup olmamasının bir önemide yok, bu durum egemenlerin alevileri dizayn etmesine, şekilendirmesinedezemin oluşturuyor.
Ne kadar bağırırsak bağıralım, hain diyelim, içimizdeki hainler, hınzır paşalar diyelim asimilasyon politikalarını öteleme için yeterli olmuyor, olmayacaktır. Somut politikalar, uygulanması mümkün olan somut projeler ortaya konularak bu asimilasyonu durdurabilir veya kısmen önüne geçebiliriz.
Bugün alevi toplumu kendi içerisindeki tartışmalar ile boğuşuyor. Bunun böyle olmasının temel nedeni güç ve iktidar ilişkisinin kimde olacağı ile ilgilidir, bu durumun böyle olmasının kimseye bir yararı olmayacaktır.
Bireysel güç olma arzusu toplumu geliştirmez, güç zehirleyici ve öldürücüdür, bireyin kendinden
uzaklaşmasını, başkalaşmasını, kendi değerlerine yabancılaşmasını sağlar.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler