Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Dersim Soykırımı Anıtı Berlin’de Ana ve Dedelerin Gülbenkleriyle Açıldı

 Haber Merkezi – 4 Mayıs 2025, Berlin Alevi toplumu için unutulmaz bir gün olarak hafızalara kazındı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 1937-38 yıllarında Dersim’de gerçekleştirdiği  Soykırım’nın tanınması ve bu acının ortak hafızada yer bulması adına FDG ve Berlin Dersim Cemaati tarafından  çalışmları sürdülen Dersim 1937- 38 Soykırım Anıtı, Berlin’de gülbenklerle, klamlarla ve ağıtlarla açıldı.

Bu anlamlı açılış, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) ile Dersim Cemaati’nin öncülüğünde gerçekleştirildi. Anıtın tasarımı ise sanatçı Ezgi Kılıçaslan’a ait. Tören, Berlin Dersim Cemaati’nin  hemen yanında bulunan Waterloo-Ufer Parkı’nda düzenlendi.

Alevi İnancı Rehberliğinde Bir Açılış

Açılış töreni, Alevi inancının temel ritüeli olan çerağ uyandırma ile başladı. Tüm canlar, katledilen Alevi halkı, özellikle de Dersim Tertelesi’nde yitirilen analar, çocuklar ve dedeler adına lokmalarını ve niyazlarını verdi.

 Alevi Ana ve Dedeleri’nin verdiği çerağ gulbank eşliğinde, çerağ Aleviliği yarınlara taşıyacak genç kuşağı temsilen Piya Halat tarafından uyandırıldı. Bu, geçmişle gelecek arasında bir köprü kurma niyetinin simgesiydi.

Ardından Alevi Ana ve Dedeleri tarafından Kırmançki, Kurmanci ve Türkçe dualar ve gülbenkler okundu, kısa ve öz konuşmalar yapıldı. Gülbenkleri veren ve konuşma yapan Ana ve Dedeleri, Dersim 1937- 38 Soykırım Anıtı açılış törenine Aleviliğin ruhunu ve inancın kadim sesini taşıdılar. Açılış töreninde şu Ana ve Dedeler yol hızmeti yürüttüler:

  • Cevahir Altınok Ana (AABF İnanç Kurulu)

  • Narin Gülçiçeği Ana (AABF İnanç Kurulu)

  • Seyd Ali Çiçek ( Berlin Dersim Cemaati )

  • Pir Celal Keykutbat (AABF İnanç Kurulu)

  • Pir Turabi Karabulut (FDG)

Bu isimler yalnızca birer konuşmacı değil, aynı zamanda Dersim’in kadim inanç geleneğinin yaşayan rehberleriydi. Gülbenklerde, “katledilen mazlum canlar için hak, hakikat ve adalet” niyazı öne çıktı. Her biri, bu anıtın bir taşından öte olduğunu, bir ruh, bir hafıza, bir direniş nişanesi olduğunu vurguladı.

Sanatın Diliyle Yas ve Hatırlama

Açılışın moderatörlüğünü Aşnan Tiyatro Topluluğu’ndan Sanatçı İsmail Erol üstlendi. İnanç ritüellerinden sonra sahne, Dersim’in müzik geleneğini bugüne taşıyan iki önemli isimle buluştu: Ozan Rençber ve Özgür Demiral.

Her iki sanatçı, Kırmançki-Zazaki ağıtlar ve klamlarla geçmişin yasını bugünün bilincine taşıdı. Deyiş aralarında, sahnede yeniden söz alarak Tertelenin acısını hem bireysel hem de toplumsal hafızada canlı tuttular.

Ortak Açıklama: Anıt, Sessizlerin Sesi Olsun

Törenin sonunda, soykırım anıtının gerçekleştirilmesinde emeği geçen kurumlar adına ortak bir açıklama yapıldı. Bu açıklamayı, hem Kırmançki hem Almanca olarak FDG Başkanı Kemal Karabulut okudu. Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:

“Bu anıt yalnızca taş ve demirden ibaret değildir. Bu anıt, sesi kesilen kadınların, dili susturulan çocukların, mezarsız bırakılan dedelerin çığlığıdır. Anımsamak, yüzleşmek ve yeniden inşa etmek içindir bu çaba. Dersim’i unutmamak için, Dersim gibi başka kıyımlar yaşanmasın diyedir.”

Alevi Ana ve Dedeleri: Hafızanın ve Direnişin Taşıyıcıları

Etkinliğin ruhunu kuşkusuz Alevi Ana ve Dedeleri şekillendirdi. Onların sesinden yükselen her gülbenk, sadece inancın değil, aynı zamanda halkın tarihsel direnişinin de ifadesiydi. Cevahir Ana’nın, “Biz mazlumların duası göğe çarpar” sözü, anıtın sadece bir anı değil, dirençli bir hafıza olduğunu açıkça ortaya koydu.

Geleceğe Kalan: Hatırlamak, Anmak, Direnmek

Berlin’de açılışı yapılan Dersim Tertele Anıtı, Alevi toplumunun Avrupa’daki varoluş mücadelesinin sembollerinden biri haline geldi. Bu tören, yalnızca geçmişe ağıt değil, geleceğe dair bir söz ve yemin niteliği taşıyor: Unutmayacağız. Unutturmayacağız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir