Sessizlikle korunan her düzen, sonunda herkesi suç ortağı yapar.
-Turgay Celik –
“Herkes başka insan karşısında suçludur. Ve ben, hepsinden daha suçluyum.” Dostoyevski
Bu söylem Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler romanında, özellikle Zosima ihtiyarın felsefesinde güçlü biçimde yer alır.
Bu yaklaşım, bireyin kendini tüm insanlıkla bir görüp, başkalarının hataları karşısında bile kendi payını sorgulamasını savunur. Yani, başkalarının suçu da bir anlamda benimdir, çünkü dünyaya karşı sorumluluğum vardır.
Ülkemizde her sabah yeni bir adaletsizlik manşetlere sızıyor. Gençler mezun ama işsiz, kadınlar güvensiz, çocuklar yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Milyonlar, hayatta kalmayı “başarı” saydığı bir coğrafyada yaşıyor.
Evet, bu tablonun görünen suçluları var: Yönetim erkini kötüye kullananlar, adaleti keyfiliğe çevirenler, halkı unutan karar vericiler. Ama madalyonun öteki yüzünde bizler varız. Yani olup bitene seyirci kalanlar.
Toplumsal kötülük, sadece onu işleyenle değil, onun karşısında susanla da büyür. Yıllardır sessizliğimizle, alışkanlıklarımızla, korkularımızla bu düzenin devamına katkı sağladık. Ve her defasında kendimizi şu cümleyle temize çektik:
“Ben bir şey yapmadım.”
Ama gerçek soru şu değil midir?
Biz ne yapmadık?
Bu ülkede eğitim yerle bir edilmişken; sağlık, güvenlik ve adalet çürütülmüşken yalnızca iktidarı suçlamak yeterli mi? Demokrasi yalnızca seçimden seçime sandık başına gitmekten mi ibaret? Vicdan, sadece üzülmek midir? Elbette hayır.
Vicdan, sorumluluk almayı gerektirir. Risk almayı göze alarak, konfor alanını terk edip doğruyu savunmayı ilke edinmelidir… Sadece yönetenler değil, yönetilenler de bu düzenin taşıyıcı kolonlarıdır. Ve toplum, ne yazık ki seyirci kaldıkça çürür.
Bugün yaşanan adaletsizliklerde, göz göre göre süren eşitsizliklerde, örgütsüzlükte, umutsuzlukta bizim de payımız var. Her şeyi“başkalarından” beklediğimiz sürece; bu düzen, değişmeyecektir.
Sosyal medyada bir fotoğraf paylaşıp vicdanımızı kolaylatmak kolay. Ama bir çocuk yatağa aç giriyorsa, bir kadın can korkusuyla yaşıyorsa, bir işçi ölüm riskiyle çalışıyorsa ve biz sadece “üzülmekle” yetiniyorsak… Bu hikâyede masum değiliz.
Çünkü gerçek kötülük, sadece yapanların değil;
durdurmayanların da eseridir.
Yazımı burada Dostoyevski’nin bu gûzel söylemi ile noktalamak istiyorum…
“Herkes başka insan karşısında suçludur. Ve ben, hepsinden daha suçluyum.”
Ask ile
19.05.2025

Tüm ifadeler:
Sen, Şahin Karasu, Mahmut Akgül ve 34 diğer kişi

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler