Rodos Semahı: Sürgünün, Direnişin ve Kültürel Sentezin İnançsal Yansıması
⌈Hasan Subaşı⌉
Osmanlı döneminde Anadolu’dan Rodos’a sürgün edilen Alevi Türkmenlerin inançsal belleği, semahlarla bugüne taşınıyor. Rodos Semahı, sadece bir ritüel değil, bir tarih ve kültür sentezidir.
Alevi inancının ritüel pratiklerinden biri olan semahlar, sadece dönen bedenlerden ibaret değildir; her bir semah, bir halkın hafızasını, acısını, direnişini ve umudunu taşır. Bu semahlardan biri de tarihsel ve kültürel açıdan özel bir yere sahip olan Rodos Semahıdır.
Anadolu’dan Rodos’a: Bir Sürgünün Ardından
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Anadolu’dan, özellikle Toroslar ve İç Anadolu’dan Rodos Adası’na sürgün edilen Alevi Türkmenler, yerleştirildikleri coğrafyada inançlarını ve kültürlerini yaşatmaya devam etti. Bu sürgün, yalnızca fiziksel bir yer değişikliği değil, aynı zamanda köklerinden koparılan bir toplumun belleğini yeni bir toprakta yeşertme çabasıydı.
Rodos Semahı’nın Doğuşu: İki Kültürün Kesişim Noktası
Rodos’a yerleşen Alevi topluluklar, Anadolu’daki inanç ritüellerini Rodos’un yerel Balkan-Yunan kültürüyle harmanlayarak yeni bir ifade biçimi oluşturdu. Rodos Semahı, işte bu innaçsal, kültürel etkileşimin, tarihsel hafızanın ve inançsal sürekliliğin bir sonucu olarak ortaya çıktı.
Anadolu’daki semahlarla yapısal benzerlik taşısa da, ritmik yapısı, müziksel ezgileri ve bazı figüratif özellikleri Rodos’un kültürel etkisini taşır. Bu yönüyle Rodos Semahı, Anadolu-Rodos (Balkan) karışımı özgün bir birleşim olarak kabul edilir.
Semahta Saklı Bir Bellek
Rodos Semahı’nı özel kılan unsurlardan biri, bir halkın hafızasını semahın döngüsüne kodlamış olmasıdır. Sadece dini bir ritüel değil, aynı zamanda tarihsel bir tanıklık ve kültürel direniş biçimi olarak anlam kazanır. Alevi toplumu için bu semah, bir nevi “sürgünde ayakta kalma”nın inançsal ifadesidir.
Günümüzde Rodos Semahı
Bugün Rodos Semahı, hem Rodos’taki Alevi topluluklarında hem de Balkanlar’a ve Avrupa’ya göç eden diaspora Alevileri arasında yaşatılmaktadır. Alevi festivallerinde, kültürel buluşmalarda ve semah eğitimlerinde özel olarak aktarılmakta; genç kuşaklara kültürel ve tarihsel kimliğin bir parçası olarak öğretilmektedir.
Kültürel Belleğin Bir Parçası Olarak Sahiplenilmeli
Rodos Semahı’nın korunması, yaşatılması ve tanıtılması; sadece Alevi toplumu için değil, tüm halkların kültürel çeşitliliğini savunanlar için önemlidir. Bu semah, çokkültürlü tarihimizin canlı bir tanığı, sınırların ötesinde kök salan bir inanç pratiği olarak bizlere şunu hatırlatır: Kültür ve inanç, baskılarla bastırılamaz; halklar, inançlarını taşırken aynı zamanda belleği ve umudu da taşırlar.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler