Birlik Mümkün, Ama Nasıl?
⌈Hasan Subaşı⌉
Alevilik, Anadolu’da ve Mezopotamya’da asırlardır hem bir inanç hem de bir toplumsal adalet öğretisi olarak yaşamaktadır. Bu öğreti, yalnızca yazılı metinlere değil; sözlü geleneğe, cem meydanına, ikrara ve rızalığa dayanan bir yaşam felsefesiyle kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Alevi inanç yapısı, merkeziyetçi bir hiyerarşiye değil; ikrara, rızalığa ve karşılıklı sorumluluğa dayanır. Her mürşit, her pir, her rehber, her ana bu yola ikrar vermiştir. Bu nedenle inanç önderleri, sadece bilgi aktaran değil, yaşamın bütününe rehberlik eden toplumsal öncülerdir.
Ocaklar ve dergâhlar, bu yapının omurgasını oluşturur. Bu yolun ve inancın taşlarını döşeyenler ise sadece dedeler ya da babalar değil, aynı zamanda analardır. Çünkü Alevilik, “Ana olmadan yol yürünmez” diyen bir toplumun inancıdır. Ana, Alevilikte Hak kapısıdır. Bu yüzden ocaklar, dergâhlar ve inanç kurumları arasında sağlanacak geniş yelpazeli birlik meselesinde anaların sesi, sözü ve iradesi olmadan atılacak her adım eksik, her kurgu noksan kalır.
Bugün, bu kadim yolun inançsal sürekliliği ve toplumsal mevcudiyeti dağınıklıkla, kimlik erozyonuyla ve dış müdahalelerle karşı karşıyadır. AKP iktidarının memur dedelik modeli, Alevi-Bektaşi inanç sisteminin ruhuna yapılmış bir müdahaledir. Cemevlerimizi ibadethane olarak tanımayan anlayışın sahipleri tarafından maaşlı dede atamaları yapılmakta. Bu atmalar ile dedelik kurumu ve Aleviliğin temel yol değerleri değersizleştirilmektedir. Bu yüzden, ocaklara, dergâhlara ve inanç kurumlarına bağlı olan Alevi-Bektaşi inanç önderlerinin – analar, dedeler ve babaların – ortak iradesini içeren kurumsal bir birlik, yalnızca bir gereklilik değil, tarihî ve ahlaki bir sorumluluktur.
Ocak ve dergâhların birliğini sağlamak için geçmişte bazı girişimlerde bulunulmuş; özellikle Hacı Bektaş’ta yapılan toplantılar umut yaratmıştı. Ancak bu toplantıların kalıcı bir kurumsallaşmaya dönüşememesi, yapılan girişimlerin zemin bulamadan dağılmasına neden olmuştur. Bugün ihtiyaç duyulan şey, ne bir “üst akıl” ne de tek merkezli bir önderliktir. İhtiyaç duyulan, ocaklardan ve dergâhlardan gelen anaların, dedelerin ve babaların rızalıkla bir araya geldiği, eşit temsile ve şeffaf işleyişe dayanan bir yol meclisidir.
Bu meclis:
– Ocakların ve dergâhların özerkliğine müdahale etmez,
– Karar alma değil, rızalıkla yol gösterme ilkesini esas alır,
– Her inanç önderinin sözünü eşit kıymette kabul eder,
– Erkân, ikrar, musahiplik, görgü gibi temel inanç ilkelerinde ortaklaşmayı sağlar,
– Devletin müdahale alanlarını sınırlamak için bir inanç savunma hattı oluşturur.
Bu yapı “Pirlerin Ulu Rızalık Divanı” adıyla kurulabilir. Divan, kadın-erkek eşitliği esasına dayanmalı; her ocak ve dergâh temsilcisini kadın ve erkek birlikte belirlemelidir. Birliğin yalnızca dedeler ve babalar üzerinden konuşulması, Aleviliğin kadim hakikatine aykırıdır. Çünkü ana, bu yolun ilk öğreticisi, ocakların yol kapısıdır. Pirin eteğinden tutanlar kadar, ananın nasihatini dinleyenler de bu yola yön verir.
Alevi-Bektaşi toplumu çok zorlu dönemlerden geçti. Ama her seferinde, yolun özünü; yani ikrarı, rızalığı, ortak aklı ve paylaşımı koruduğu ölçüde ayakta kaldı. Bugün de aynı ruha ihtiyacımız var. İnanç önderlerinin kurumsal birliği, bu toplumun sadece geleceğinin değil, kimliğinin, yolunun ve inancının da güvencesidir. Ve bu birlik, ancak analı-dedeli-babalı bir yol meclisi ile mümkün olacaktır. Dünün parçalanmalarına takılmadan; bugünün ihtiyacını görerek, yarının hakikatini kuracak iradeye ihtiyaç var.
Yol birdir, sürek binbirdir. Ama her sürek, aynı niyazla başlar.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler