Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Melodi Türkoğlu: Bir Düşünceyi Yaşatmanın Yolu, Onu Korumak Değil; Onu Dönüştürmektir

Melodi Türkoğlu, yazısında bugünün toplumsal krizleri içinde Alevi hareketinin yenilenme gerekliliğini ele alıyor. Türkoğlu’na göre, bir düşünceyi yaşatmanın yolu onu korumak değil, dönüştürmekten geçiyor. Gençliğin örgütlerden uzaklaşmasının ilgisizlik değil, derin bir anlam arayışının ifadesi olduğunu vurgulayan Türkoğlu; Alevi hareketinin, özünü kaybetmeden çağın dilini yakalayacak yeni bir bilinç ve örgütlenme biçimi kurması gerektiğini söylüyor. Yazı, eşitlik, katılım ve vizyoner yenilenme çağrısıyla, Alevi toplumsal dinamiklerinin geleceğine dair umutlu bir bakış sunuyor. Türkoğlu’nun bu yazısı, Alevi hareketinin kendi köklerinden güç alarak çağın dönüşümüne yanıt verme çabasına içten bir davet niteliğinde.

 Bir Düşünceyi Yaşatmanın Yolu, Onu Korumak Değil; Onu Dönüştürmektir.
Bugün yalnızca siyasi partiler değil, birçok toplumsal hareket de temsil krizinin içinde. Yapılar büyüdükçe insan küçülüyor; ses çoğaldıkça anlam kayboluyor. Alevi hareketi de bu çağın sancılarından bağımsız değil. Özünü kaybetmeden yenilenememek, en derin çelişkilerimizden biri haline geldi.

Gençliğin örgütlerden uzaklaşması ilgisizlik değil; tam tersine, daha derin bir anlam arayışının yansıması. Hiyerarşik, katı, bilgiye ve yeniliğe kapalı yapılar; bireyin öz değerini ve yaratıcılığını köreltiyor. Oysa bugünün dünyasında dönüşüm, artık otoriteyle değil; katılımla, şeffaflıkla ve ortak akılla mümkün.

Alevi hareketi, köklerini inkâr etmeden; o köklerin üzerine yeni bir bilinç, yeni bir örgütlenme dili inşa etmelidir. Geleneği yaşatmak, onu tekrar etmek değil; özündeki adalet, eşitlik ve insan onuru fikrini bugünün diliyle yeniden yorumlamaktır.

Gelecek vizyonu, yalnızca “gençleri dâhil etmek” değil; gençlerin düşünme biçiminden, enerjisinden ve dijital dünyadaki esnekliğinden ilham alarak yeni örgütlenme biçimleri kurabilmekle mümkün.

Uzmanlık grupları, gönüllü çalışma alanları, yatay iletişim kanalları ve dijital katılım modelleri — işte bu dönüşümün yapı taşlarıdır.

Ama unutmamalıyız ki bu dönüşümün üç temel direği vardır:
Cinsiyet eşitliği, gençleşme ve vizyoner yenilenme.

Bunlar sadece yapısal değil; aynı zamanda varoluşsal ihtiyaçlardır. Çünkü adalet, eşitlik ve özgür düşünce olmadan hiçbir hareket ruhunu sürdüremez.

Bugün hepimizin önünde aynı sorumluluk duruyor:
Kendi alanımızda değişimin temsilcisi olabilmek.
Diyaloğu yeniden kurabilmek.
Geleceği, geçmişin gölgesinde değil; onun ışığında birlikte şekillendirebilmek.

Çünkü gelecek, biz onu inşa etmeye karar verdiğimiz an başlar.
Ve o an — tam da şimdi.

Sevgi ve Muhabbetle,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir