Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Dersim Köylerinde Cami Projesi

⌈Müslüm Aktar⌉
Tarih, sonunda herkesi doğru konuşturur; konuşmayanların yerine de kendisi konuşur.
Gerçekle yüzleşmek insanı zayıflatmaz, aksine güçlendirir. Gerçeklerden kaçmak ise yanılgılara, yalanlara, yıpratıcı ilişkilere ve suni kavgalara yol açar.
Daha dün, örgütsüz olduğumuz dönemlerde en ufak bir haksızlığa karşı Alevi toplumu sokağa çıkarken, günümüzde oluşturulan Alevi federasyonları eliyle maalesef Alevi Toplumu Sehirci Modusuna dönüştürüldü Seyirci olmak pasif olmaktan bile kötüdür.
Pasif olan bile oyundadır ama etkili değildir. Seyirci olmak ise tamamen oyun dışı kalmaktır. Seyretmek, beklemek yavaş ölümdür! Bekleyenler yaşlanır ve çevresini de yaşlandırır. Eski bazı kabile dillerinde “beklemek” diye bir kelimenin olmadığı keşfedilmiştir.Bu kabilelerin dili zamanla yok olmuşsa sebebi onları “bekleme” yani “hizmetçi” konumuna sokan emperyal yayılmacılıktır.
Böylece, Aleviliği sessizliğe ve Alevileri pasifliğe mahkûm etmek isteyen resmi ideolojinin görüşleri, kimi Alevilerin de içinde yer aldığı karşıt güçler tarafından içimzden benimsetiliyor
son yıllarda, Dersim’in Alevi mahallelerine önce hoparlörle ezan getirildi, Şimdi de Dersim’de Hakis köyünde Müftülük tarafından bir cami projesinin hayata geçirilmek istendiği, köylüler tarafından kamuoyuna duyuruldu, bu çok katmanlı inanç coğrafyasına yönelik yeni müdahale biçiminin ne denli pervasızca yürütüldüğünü göstermektedir.
Bugün Dersim köylerinde yürütülen cami inşası girişimleri, Alevi toplumunun iradesini yok saymakla kalmıyor, aynı zamanda bir toplumun hafızasını, varoluş biçimini ve kimliğini silmekte ısrar ediyor. Bu sorun sadece Dersimlilerin sorunu değil, tüm Alevilerin sorunudur. Aleviler gereken karşı koyuşu ve tepkiyi göstermelidir. Bunun da Alevi federasyonlarının sadece ortak bir bildiri yayınlayıp evlerinde oturmasıyla olmayacağını hepimiz biliyoruz.
Alevi tarihine baktığımızda fark edilen ilk şey, Aleviliğin varlığını ancak haksızlığa, zulme, adaletsizliğe, sömürüye ve soykırıma karşı direnerek sürdürebildiğidir. Aleviler, Aleviliği var eden değerlerin kendilerine yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirdiği ölçüde etkili bir güç olmuşlardır. Bilinçli ve örgütlü direniş oldukça ilerlemişlerdir. Bu ilerleyiş, canlarımızı sürekli pohpohlayıp “dünyanın en güçlü kurumuyuz” deyip hiçbir şey yapmamakla veya toplumu bir “bekleme moduna” sokmak Çözüm deyildir
“Hayat bize çok şey öğretiyor. Hani diyorlar ya ‘Durgun su da çürür.’
Suyun çürümesini önlemenin yolu yeni akış kanalları yaratmaktan, yeni kapılar açmaktan geçiyor.”
Aşk ile

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir